Geçen hafta küresel piyasalarda jeopolitik gerilim ve enflasyon kaygıları öne çıksa da, AI yarı iletken hisselerindeki güçlü yükseliş ve daha yumuşak gelen istihdam verileri riskli varlıklara ilgiyi yeniden canlandırdı. Crypto.com Research’e göre, ABD hisse senedi piyasası ile kripto para piyasası aynı dönemde toparlanma sinyali verdi. Özellikle Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) spot ETF’lerine giren para, büyük finans şirketlerinin kripto para alanındaki adımları ve düzenlemelerde netlik beklentisi, bu toparlanmanın başlıca unsurları arasında yer aldı.
Haftanın ilk bölümünde piyasalar, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler ve fiyat baskıları nedeniyle zayıf bir görünüm sergiledi. Ancak haftanın sonuna doğru tablo tersine döndü. Nasdaq haftalık bazda yüzde 4,51 yükselirken, Micron yüzde 37,7 ve Intel yüzde 25,4 prim yaptı. Bu çıkışta, AI altyapı yatırımlarındaki artış beklentisi ve yüksek bant genişlikli bellek talebinin güçlenmesi etkili oldu. Nisan ayı istihdam raporunun beklentilerden daha sakin gelmesi de ABD Merkez Bankasının faiz indirimi ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Bu durum, genel olarak riskli varlıklara yönelik iştahı destekledi.
Kripto para piyasasında spot ETF’ler yeniden merkezdeydi. Crypto.com Research verilerine göre geçen hafta Bitcoin(BTC) spot ETF’lerine 632 milyon dolar net giriş oldu. Bu rakam, bir önceki haftaya göre yaklaşık dört kat artışa işaret etti. Ethereum(ETH) spot ETF’lerinde de daha önce görülen çıkış eğilimi sona erdi ve 70 milyon dolarlık net giriş kaydedildi. Bu tablo, kurumsal yatırımcıların dijital varlıkları hâlâ stratejik bir yatırım alanı olarak gördüğünü gösteriyor. ETF kanalı büyüdükçe Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH), yüksek oynaklığa sahip varlıklar olsalar da geleneksel finans ürünleriyle daha fazla örtüşen bir yapıya kavuşuyor.
Bitcoin(BTC) madencilik şirketleri ise operasyonel sonuçlarda baskı görmelerine rağmen hisselerde güçlü bir görünüm sundu. Bazı şirketler hisse başına kârda zarara işaret eden sonuçlar açıklasa da yatırımcıların odağı farklı bir noktaya kaydı. Piyasa, bu şirketlerin mevcut madencilik altyapılarını AI veri merkezlerine dönüştürme potansiyeline dikkat kesildi. Elektrik yönetimi, soğutma sistemleri ve sunucu işletimi konusundaki tecrübe, madencilik şirketlerini yalnızca kripto para odaklı firmalar olmaktan çıkarıp AI altyapı oyuncuları olarak yeniden konumlandırıyor. Bu değişim, sektörün tek bir alana sıkışmadığını ve AI ile birleşerek yeni bir büyüme hikâyesi oluşturduğunu gösteriyor.
Düzenleme tarafı da piyasadaki iyimserliğe katkı verdi. ABD’de ‘netlik yasası’ olarak anılan düzenleme sürecinin ilerlediği belirtiliyor. İlgili yasa çalışmasının Senato Tarım Komitesi düzeyinde ilerleme kaydettiği, Beyaz Saray’ın ise 4 Temmuz’daki Bağımsızlık Günü’ne kadar sürecin tamamlanmasını hedeflediği aktarılıyor. Düzenleyici belirsizliğin azalması, kripto para piyasasında uzun süredir fiyatlamaları baskılayan unsurlardan birinin hafiflemesi anlamına geliyor. Güney Kore’de ise kripto para yatırım kazançlarına uygulanacak yüzde 22 verginin 2027 yılının Ocak ayında başlayacağı netleşti. Böylece defalarca ertelenen takvime dair belirsizlik büyük ölçüde son buldu. ‘Düzenleme’ kısa vadede baskı yaratabilse de, uzun vadede kurumsallaşmanın temel şartlarından biri olarak görülüyor.
Geleneksel finans şirketlerinin kripto para hamleleri de dikkat çekti. Morgan Stanley(MS), iştiraki E*Trade üzerinden bireysel yatırımcılara yönelik kripto para işlem hizmeti sunmayı planlıyor. Western Union ise Solana(SOL) tabanlı stablecoin kullanımıyla sınır ötesi para transferlerini daha verimli hâle getirmeyi hedefliyor. BlackRock(BLK) ise Ethereum(ETH) ağı üzerinde geliştirilen tokenizasyon temelli fon ürünlerini büyütmeye çalışıyor. Bu adımlar, sıradan yatırımcıların banka veya aracı kurum uygulamaları üzerinden kripto para piyasasına daha doğal biçimde erişebileceği bir döneme girildiğini gösteriyor. Finans ile dijital varlıklar arasındaki sınırlar giderek daha fazla siliniyor.
Teknoloji ve güvenlik alanında da öne çıkan gelişmeler yaşandı. Ethereum(ETH), ‘Glamsterdam’ adlı güncellemeyle ağ kapasitesini 3,3 kat artırma yönünde uzlaşı sağladı. Bu gelişme, işlem ücretlerinde düşüş ve ölçeklenebilirlikte artış beklentisini beraberinde getiriyor. Bununla birlikte, daha düşük yakım miktarı ihtimali nedeniyle varlığın uzun vadeli değer dinamikleri konusunda farklı değerlendirmeler yapılıyor. Öte yandan LayerZero, Nisan ayında yaşanan 290 milyon dolarlık siber saldırının ardından ilk açıklamalarından geri adım attı ve olayda kendi sistem yapılandırma hatasının rol oynadığını kabul etti. Bu kabul geç gelmiş olsa da, piyasa güveninin yeniden inşası açısından önemli görülüyor.
Genel tabloya bakıldığında, geçen hafta piyasalarda ‘AI’, ‘kripto para’ ve ‘geleneksel finans’ eksenlerinin aynı anda güç kazandığı bir dönem yaşandı. Riskli varlıklara yönelimin yeniden artmasıyla birlikte Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) ETF’lerine giren para daha yakından izleniyor. Büyük finans kuruluşlarının sektöre katılması ise kripto para piyasasının tabanını genişleten bir unsur olarak öne çıkıyor. Crypto.com Research’ün de işaret ettiği gibi, geleneksel finans ile dijital varlıklar arasındaki yakınlaşma yalnızca kısa vadeli bir toparlanma değil, daha derin bir yapısal dönüşüm anlamına gelebilir. Piyasa artık sadece fiyat artışına değil, kripto para ekosisteminin hangi aktörler tarafından, hangi araçlarla ve ne ölçüde kurumsal sistemin içine taşındığına odaklanıyor.
Yorum 0