Avustralya hükümeti, Bitcoin(BTC) dahil çeşitli varlık sınıflarına uygulanan mevcut ‘%50 sermaye kazancı vergisi indirimi’ni kaldırmaya hazırlanıyor. Yeni planda, uzun vadeli yatırımcılara sunulan bu vergi avantajı yerine, enflasyonun dikkate alındığı farklı bir vergilendirme modeli öne çıkıyor. Böylece özellikle uzun süre ‘kripto’ tutan yatırımcıların vergi yükünün artmasından endişe ediliyor.
13’ünde (yerel saatle), Avustralya basınına dayandırılan haberlere göre Anthony Albanese hükümeti, 2027 mali yılı bütçesiyle birlikte sermaye kazancı vergisi(CGT) sistemini kökten değiştirecek taslağı açıklamaya hazırlanıyor. Mevcut düzenlemede bir varlığı 12 aydan uzun süre elinde tutan yatırımcılar, elde ettikleri kazancın %50’sini vergiden muaf şekilde kullanabiliyor. Bu muafiyet yalnızca kripto paralara değil, aynı zamanda hisse senetlerine, kiraya verilen konutlara ve ticari varlıklara da uygulanıyor.
Hükümetin masadaki planı, 12 aydan uzun süre elde tutulan varlıklara yönelik vergi indirimini tamamen rafa kaldırmak. Bunun yerine, yatırımcının elde ettiği ‘nominal’ kazançtan enflasyon oranına denk gelen kısmın düşüldüğü, yani sadece ‘gerçek (reel) getiri’ üzerinden vergi alınan yeni bir model getirilmesi hedefleniyor. Yeni sistemin 2027 Temmuz’unda devreye girmesi bekleniyor.
Geçiş süreci ise varlığın satın alma tarihine göre farklı işleyecek. 10 Mayıs’tan sonra alınan varlıklar doğrudan yeni sisteme göre vergilendirilecek. Bu tarihten önce edinilen varlıklarda ise, elde tutma süresine bağlı olarak hem eski hem de yeni kurallara göre karma bir hesaplama yapılacak. ‘yorum: Piyasada fiili geçiş sürecinin bugünden itibaren başladığı görüşü güçleniyor.’
Piyasada asıl endişe, bu değişikliğin özellikle Bitcoin(BTC) gibi uzun vadeli tutulan varlıklar üzerindeki etkisiyle ilgili. Mevcut sistemde, 1 yıldan fazla elde tutulan dijital varlıklardan elde edilen kazançların yalnızca yarısı vergilendiriliyor. Yeni yapıda ise enflasyon farkı düşüldükten sonra kalan tüm kazanç vergiye tabi olacak. Bu durum, nominal getirisi yüksek görünse de enflasyonun üzerinde kayda değer bir ‘reel getiri’ elde edemeyen yatırımcıların vergi yükünü artırabilir.
‘yüksek gelirli’ yatırımcı segmenti için tablo daha da sert olabilir. Yüksek vergi diliminde yer alan ve getiri oranı enflasyonu anlamlı biçimde aşmayan yatırımcıların, ödeyeceği toplam vergi tutarının önceki düzene göre ciddi oranda artacağı hesaplanıyor. Bazı analistlere göre ise, getiriler güçlü kalmaya devam ederse, ‘vergi sonrası net getiri’ hâlâ cazip olmaya devam edebilir ve piyasalarda sert bir satış baskısı oluşmayabilir.
Yatırım platformu The Motley Fool’un baş yatırım sorumlusu Scott Phillips, “Bu düzenlemeyle yatırımcılar daha fazla vergi ödeyecek, ancak iyi seçilmiş varlıklarda hâlâ tatmin edici getiriler mümkün” yorumunu yaptı. Öte yandan Coolabah Capital Investments portföy yöneticisi Chris Joye, düzenlemenin pratikte varlıkların ‘etkin vergi oranını’ yaklaşık %23,5 seviyesinden %46–%47 bandına kadar çıkarabileceği uyarısında bulundu. Joye, ‘vergi avantajı olmayan ancak sermaye kazancı vergisinden muaf’ kendi ikamet amaçlı konutlara yönelik talebin artabileceğini, yatırımcıların üretken varlıklardan konuta yönelebileceğini düşünüyor.
Bu vergi hamlesi, yalnızca Avustralya vergi mevzuatında teknik bir değişiklik olarak görülmüyor. Uzun vadeli elde tutmaya verilen teşviklerin zayıflaması, Bitcoin(BTC) başta olmak üzere hisse senetleri, ticari gayrimenkuller ve kiralık konutlar gibi geniş bir varlık yelpazesinde sermaye akışını yeniden şekillendirebilir. ‘yorum: Daha kısa vadeli al-sat stratejilerine kayan bir yatırımcı profili ortaya çıkabileceği konuşuluyor.’
Diğer yandan hükümet cephesi, yeni sistemin ‘nominal kazanç’ yerine ‘gerçek (reel) kazanç’ üzerinden vergilendirme yaptığı için, vergi adaletini artırdığını savunuyor. Yatırımcılar açısından bakıldığında ise, değişikliğin ne ölçüde sermaye yeniden dağılımına yol açacağı; kesin yürürlük tarihi, nihai yasa metninin ayrıntıları ve genel piyasa koşullarına bağlı olacak. Bitcoin(BTC) yatırımcıları ve diğer uzun vadeli portföy sahipleri için Avustralya’daki bu vergi dönüşümü, ‘uzun vadeli elde tutma’ stratejilerini yeniden gözden gerektiren önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor.
Yorum 0