Circle, 2026’nın ilk çeyrek sonuçlarıyla birlikte yalnızca bir stablecoin ihraççısı olmaktan çıkıp entegre bir dijital finans altyapı şirketine dönüşme sürecini hızlandırıyor. Tiger Research’ün yakın tarihli raporuna göre şirketin gelir yapısı hâlâ büyük ölçüde USD Coin(USDC) rezerv faizine dayanıyor. Buna rağmen ödeme ağı, kendi blokzinciri ve yapay zekâ odaklı ödeme araçları etrafında şekillenen dikey entegrasyon stratejisi artık daha görünür hale gelmiş durumda.
Circle’ın 2026 ilk çeyrek geliri 694 milyon dolara ulaştı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artış anlamına geliyor. Düzeltilmiş FAVÖK ise 151 milyon dolara yükselerek yıllık bazda yüzde 24 büyüdü. Şirketin düzeltilmiş FAVÖK marjı yüzde 53 oldu. Buradaki asıl dikkat çekici nokta yalnızca büyüme değil, kârlılık kalitesindeki değişim. Rezerv getirisi bir önceki çeyrekteki yüzde 3,81 seviyesinden yüzde 3,50’ye, yani 31 baz puan gerilemesine rağmen, gerçek gelir marjı olarak tanımlanan RLDC yüzde 41,4 ile rekor seviyeye çıktı.
Bu iyileşmede, USDC kullanımının şirketin kendi platformlarında artması etkili oldu. Platform içi kullanım oranı bir yıl önce yüzde 6 seviyesindeyken yüzde 17,2’ye çıktı. Buna karşılık dış platformların payı yaklaşık yüzde 55’e geriledi. Tiger Research’e göre bu tablo, Circle’ın dış ortaklarla rezerv faizini paylaşan yapıdan uzaklaşıp Circle Mint ve Circle Payments Network gibi kendi kanallarına daha fazla fon çekmesinden kaynaklandı. Bu süreçte iş ortaklarına yapılan çıkış ödemeleri azaldı ve aynı gelir düzeyinde daha güçlü bir kâr üretim kapasitesi oluştu.
Yine de yalnızca gelir ve marj artışına bakarak tabloyu tamamen iyimser okumak zor. Circle’ın net kârı yaklaşık 55 milyon dolar oldu ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 düştü. Halka arz sonrası daha belirgin şekilde kayda giren hisse bazlı ödeme giderleri ile Arc ana ağ lansmanı öncesindeki araştırma, geliştirme ve altyapı yatırımları net kâr üzerinde baskı yarattı. Başka bir deyişle, düzeltilmiş performans güçlense de nihai kârlılık tarafında maliyet baskısı sürüyor.
Circle’ın iş modelinin merkezinde ise hâlâ USD Coin(USDC) yer alıyor. İlk çeyrek gelirinin yüzde 94’ü, yani 653 milyon doları rezerv gelirlerinden geldi. Bu da büyümenin temel olarak USDC arzının ne kadar hızlı genişletilebildiğine bağlı olduğunu gösteriyor. Şirketin mevcut USDC dolaşımı yaklaşık 77 milyar dolar seviyesinde.
Circle bu büyümeyi desteklemek için merkeziyetsiz borsa Hyperliquid’i önemli bir ihraç kanalı olarak öne çıkarıyor. Hyperliquid, kendi stablecoin’i yerine USDC’yi resmi işlem çifti olarak benimsedi. Böylece platformdaki büyüme doğrudan yeni USDC ihracına bağlanan bir yapıya dönüştü. Hyperliquid’in toplam kilitli varlığı 2025’in ilk çeyreğinde 2 milyar dolar düzeyindeyken, 2026’nın ilk çeyreğinde 4 milyar dolara çıktı. Zirve noktada ise 6 milyar dolara ulaştı.
Tiger Research, yalnızca Hyperliquid’in büyümesinin bile önümüzdeki üç yıl içinde USDC dolaşımını 84 milyar dolara taşıyabileceğini öngörüyor. Elbette rezerv faiz gelirinin önemli bir bölümü platformlarla paylaşılacağı için kısa vadeli kârlılık sınırlı kalabilir. Ancak günlük ortalama yaklaşık 15 trilyon won işlem hacmi ve merkeziyetsiz türev piyasasında yüzde 17’lik pay düşünüldüğünde, Circle’ın kısa vadeli ‘marj’ yerine ‘dolaşım’ artışını önceliklendirmesi anlamlı görülüyor.
Şirketin orta ve uzun vadeli dönüşüm planının en önemli ayağını kendi katman-1 blokzinciri olan ‘Arc’ oluşturuyor. Mevcut yapı büyük ölçüde rezerv faizine bağlı olduğu için faizlerin düştüğü bir ortamda kırılgan kalabilir. Circle bu sorunu ödeme ve döviz altyapısı üzerinden elde edilecek ücret gelirleriyle aşmak istiyor.
Arc’ın hedeflediği ilk büyük alan küresel sınır ötesi ödemeler. Dünya Bankası verilerine göre küresel ortalama para transfer maliyeti yüzde 6,36 seviyesinde. Banka kanalıyla yapılan transferlerde ise bu oran yüzde 14,99’a kadar çıkıyor. SWIFT merkezli çok katmanlı aracılık yapısı, yabancı para spreadleri ve yavaş mutabakat süreçleri bu yüksek maliyetin temel nedenleri arasında gösteriliyor. Circle, Arc tabanlı Circle Payments Network ve zincir üstü döviz motoru StableFX ile bu verimsizliği azaltmayı hedefliyor.
Circle Payments Network, küresel kurum ve şirketleri sisteme dahil ederek ödeme ve mutabakat trafiğinden ücret üretmeyi amaçlıyor. StableFX ise stablecoin’ler arasında zincir üstü dönüşüm sağlıyor. RFQ tabanlı rekabetçi teklif mekanizması sayesinde daha düşük spread ve 7/24 anlık mutabakat sunulması planlanıyor. İşlem hacmi büyüdükçe Circle doğrudan altyapı işletim ücreti tahsil edebilecek. Bu yönüyle model, rezerv faizine bağlı olmayan bir ‘faiz dışı’ gelir kanalı sunuyor.
İlk göstergeler de kayda değer. Halka açık test ağının açılmasından bu yana toplam işlem sayısı yaklaşık 430 milyon oldu. Son 24 saatte işlenen işlem sayısı ise 3,26 milyon olarak açıklandı. Ayrıca BlackRock, HSBC, Visa ve Amazon Web Services dahil 100’den fazla kurumun ekosisteme katıldığı belirtiliyor. Tiger Research, Arc’ın başarıyla devreye girmesi halinde Circle’ın yalnızca USDC rezerv geliri yaratan bir şirket olmaktan çıkıp işlem ve trafik temelli bir platform oyuncusuna dönüşebileceğini değerlendiriyor.
Circle bununla da yetinmeyip yapay zekâ odaklı ödeme alanına da hazırlanıyor. Şirketin tanıttığı ‘Circle Agent Stack’, yapay zekâ ajanlarının insanlar adına USDC saklamasına, harcamasına ve API çağrıları gibi çok küçük ödemeleri otomatik biçimde yapmasına olanak verecek araçlardan oluşuyor. Bu paket içinde ajan cüzdanı, ajan pazaryeri, nano ödeme sistemi, komut satırı aracı ve beceri modülleri gibi bileşenler yer alıyor.
Bu yaklaşımın öne çıkmasının nedeni, mevcut kartlı ödeme altyapısının verimli biçimde destekleyemediği ultra küçük otomatik ödemelere odaklanması. Örneğin 0,000001 dolar seviyesindeki bir işlem kart komisyonlarıyla anlamlı şekilde gerçekleştirilemiyor. Stablecoin tabanlı ödeme sistemleri ise makineden makineye çalışan bu tür mikro işlemleri daha uygun maliyetle yürütebilir.
Bununla birlikte bu alanın finansal katkısının kısa sürede görülmesi beklenmiyor. Circle, 2026’yı altyapı kurulum yılı, 2027’yi düzenleyici zeminin oturacağı dönem, 2028’i ise ticarileşme ve gelir üretimi aşaması olarak görüyor. ABD’de stablecoin düzenlemelerine ilişkin ‘GENIUS Act’ benzeri çerçevelerin netleşmesi ve Arc ana ağının devreye girmesiyle birlikte, yapay zekâ destekli otonom ödeme kullanımının daha hızlı yayılabileceği düşünülüyor.
Sonuç olarak Circle’ın 2026 ilk çeyrek performansı, yalnızca finansal sonuçlardan ibaret değil. Şirket kısa vadede USD Coin(USDC) rezerv gelirine bağımlı kalmayı sürdürse de, orta ve uzun vadede ödeme, döviz ve yapay zekâ finansını kapsayan daha geniş bir altyapı modeline yöneliyor. Hyperliquid üzerinden USDC dolaşımını büyütme hamlesi, Arc ile ücret bazlı gelir çeşitliliği yaratma planı ve yapay zekâ destekli ödeme sistemlerine yapılan yatırım birbirinden kopuk adımlar değil. Bunlar tek bir entegre finansal yığın oluşturma hedefinin parçaları.
Bu nedenle Circle’ın bir sonraki aşaması yalnızca daha fazla stablecoin ihraç eden bir şirket olmakla sınırlı kalmayabilir. Eğer dolaşımdaki USDC artışı daha fazla ağ trafiği üretir ve bu trafik de daha yüksek ücret geliriyle daha güçlü platform etkisine dönüşürse, Circle dijital finansın temel geçiş noktalarından biri olarak yeniden değerlendirilebilir.
Yorum 0