이 Ethereum(ETH) ekosisteminde ‘mahremiyeti’ varsayılan ayar haline getirmeyi hedefleyen yeni bir token standardı taslağı gündeme geldi. ‘pERC-20’ (ERC-7605) adı verilen bu taslak, işlem tutarı, bakiye ve karşı taraf bilgilerini gizleyen yapısıyla, Ethereum token tasarımının yönünü değiştirebilecek bir ‘deney’ olarak görülüyor.
Kaynak: Metinde belirtilen teknik doküman ve geliştirici açıklamaları, 11’inde (yerel saatle).
pERC-20, mevcut ERC-20 standardının basit bir uzantısı değil. Token’ın yaratılmasından transferine kadar tüm süreçte mahremiyeti içeren alternatif bir arayüz olarak tasarlandı. Temel fark, blokzincir üzerinde ‘bakiye görünürlüğü’ olmaması. Bugün kullanılan ERC-20 standardında herkes, herhangi bir adresin balanceOf fonksiyonunu sorgulayarak bakiyesini ve para hareketlerini izleyebiliyor. pERC-20 tarafında ise bu fonksiyon tamamen ortadan kaldırılmış durumda. Ayrıca approve, allowance, transferFrom gibi klasik ERC-20 fonksiyonlarına da yer verilmiyor.
Bunun yerine mint, burn ve transfer işlemlerinin tamamı ‘sıfır bilgi ispatı’ (ZK, ‘zero-knowledge proof’) ile doğrulanıyor. Sistem, işlemin geçerli olduğunu kanıtlıyor ama miktar ve detaylar zincir üzerinde açıkça görünmüyor. ‘yorum: Buradaki amaç, fonların gerçekten var olduğunu ve çifte harcama yapılmadığını kanıtlamak ama kullanıcıların finansal gizliliğini korumak.’
pERC-20’nin temel yapısı, Zcash’te kullanılan ZK-UTXO modeline dayanıyor. Özellikle Groth16 ispat sistemi ve Orchard tabanlı ‘not’ (note) tasarımı örnek alınmış durumda. Bu mimaride token’lar, klasik modeldeki gibi bir adrese bağlı toplam bakiye olarak değil, şifrelenmiş ‘not’ birimleri halinde tutuluyor. Her bir not, belirli bir tutarı temsil ediyor ve yalnızca bir kez harcanabiliyor.
Kullanıcılar, sahip oldukları not’ların mülkiyetini özel anahtarlarıyla kanıtlıyor ve transfer sırasında yeni not’lar üreterek token’ı karşı tarafa aktarıyor. Bu süreç boyunca işlem tutarı dışarıya açık şekilde görünmüyor. İşlemlerin doğrulanması için Groth16 tabanlı ZK ispatlar kullanılıyor; giriş ve çıkış değerlerinin eşleştiği ve işlemi yapan tarafın ilgili varlığın gerçek sahibi olduğu bu sayede kanıtlanıyor.
Verim tarafında da bazı optimizasyonlar öne çıkıyor. Poseidon hash fonksiyonunun kullanımı ile ZK hesaplamalarının maliyetinin düşürüldüğü, kullanılan not’ların takibinin ise O(1) karmaşıklıkla yönetilerek ‘durum büyümesi’ sorununa çözüm arandığı belirtiliyor. ‘yorum: Bu, ağın zaman içinde şişmesini sınırlamayı ve geliştiriciler için daha sürdürülebilir bir yapı sunmayı hedefliyor.’
Buna rağmen pERC-20, ‘tam anonimlik’ peşinde değil. İşlem tutarları gizlenirken, hangi adresler arasında etkileşim olduğuna dair ‘transfer grafiği’ açık kalıyor. Yani kim, kime karşı işlem yaptı bilgisi izlenebilir durumda olurken, ne kadar gönderildiği gizli kalıyor. Bu tercih, özellikle son yıllarda artan regülasyon baskısı açısından ‘bilinçli bir tasarım kararı’ olarak yorumlanıyor.
Taslakta ayrıca belirli adresleri sınırlamaya imkân veren bir ‘kara liste’ fonksiyonu da yer alıyor. Böylece uyum gereklilikleri olan kurumlar için ‘regülasyon dostu mahremiyet’ modeli sunulmuş oluyor. Ethereum tarafında mahremiyet odaklı projelerin, yaptırım ve baskılar nedeniyle geri adım attığı geçmiş dönemler düşünüldüğünde, bu yaklaşım tam gizlilikten ziyade ‘kontrollü gizlilik’ çizgisine yakın duruyor.
pERC-20 şu anda taslak aşamasında ve resmi bir ERC standardı olarak kabul edilmesi için toplulukta daha fazla tartışma ve teknik inceleme gerekiyor. Ancak MetaMask uyumluluğunun mümkün olması ve ağ seviyesinde protokol değişikliği talep etmemesi, uygulama tarafında görece düşük bariyer anlamına geliyor. ‘yorum: Cüzdan ve uygulama geliştiricileri için sadece akıllı sözleşme ve arayüz güncellemeleriyle entegrasyon yapılabilmesi önemli bir avantaj.’
Bu önerinin resmî standart haline gelmesi durumunda Ethereum(ETH) tabanlı token ekosistemi, ‘şeffaflık varsayılan, gizlilik istisna’ modelinden ‘mahremiyet varsayılan, şeffaflık kontrollü’ modele kayabilir. Bundan sonraki tartışmaların odağında şu soru var: Ethereum token’ları herkes tarafından izlenebilir olmaya devam mı etmeli, yoksa ‘başlangıç noktası’ gizlilik mi olmalı?
pERC-20 taslağı, bu soruyu teknik olarak uygulanabilir bir seçenek haline getirerek tartışmayı bir üst seviyeye taşıdı. Geliştiriciler, regülatörler ve kullanıcılar arasındaki denge arayışı, önümüzdeki dönemde Ethereum token standartlarının hangi yöne evrileceğini belirleyecek gibi görünüyor.
Yorum 0