Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Tokenizasyon fonları için asıl değer: 24 saat likidite değil, kurumsal bilanço yönetimi

Tokenizasyon fonları için asıl değer: 24 saat likidite değil, kurumsal bilanço yönetimi / Tokenpost

토kenizasyon fonlarının kurumsal yatırımcılara sunacağı en büyük değerin ‘24 saat likidite’ değil, ‘bilanço yönetimi’ olacağı yönünde yeni bir analiz öne çıktı. Küresel finans kurumlarının karşı karşıya olduğu nakit yönetimi sorunlarına pratik bir çözüm sunmaya başlaması, bu alana yönelik ilgiyi artırıyor.

Tokyo’da düzenlenen WebX etkinliğinde konuşan Fidelity International Asya Pasifik(APAC) dijital varlık stratejisti Lai, zaman ilerledikçe tokenizasyon fonlarının temel kullanım alanının ‘likidite’ yerine ‘bilanço yönetimi’ olacağını vurguladı. Lai, kurumların yapısal olarak dünyanın farklı bölgelerindeki birçok banka hesabında nakit tutmak zorunda kaldığını, bunun da verimsizliğe yol açtığını belirtti.

Küresel şirketler ve kurumlar; regülasyonlara uyum, kur riski yönetimi ve anlık ödeme kabiliyeti gibi nedenlerle birden fazla ülkede nakit bulunduruyor. Ancak bu hesapların önemli bir kısmı hemen hiç faiz getirisi sağlamıyor ve sınır ötesi para transferleri de yeterince hızlı işlemiyor. Ortaya çıkan ‘düşük getiri’, ‘işlem maliyeti’ ve ‘zaman kaybı’ birleşince mevcut yapı, bilanço yönetimi açısından ciddi bir sorun haline geliyor.

‘Tokenizasyon varlıklar’, bu yapıyı dönüştürebilecek bir alternatif olarak öne çıkıyor. Blokzincir üzerinde ihraç edilen tokenizasyon varlıklar, teorik olarak 24 saat transfer edilebiliyor, anlık getiri yaratabilen ürünlere bağlanabiliyor ve farklı likidite ihtiyaçlarıyla entegre olabiliyor. Lai, şirketlerin birden çok banka hesabı arasındaki likiditeyi yönetmesi gerektiğinde, 24 saat çalışan tokenizasyon ürünleri sayesinde çok daha verimli bir bilanço yönetimi yapılabileceğini söylüyor. ‘Mevcut finansal sistemi tamamen yıkıp yeniden kurmadan’ sermaye verimliliğinin artırılabilmesi de bu yaklaşımın avantajları arasında gösteriliyor.

Piyasada bugün en hızlı büyüyen alan, ‘tokenizasyon para piyasası fonları’ olarak öne çıkıyor. Bu ürünler, genellikle ABD Hazine tahvillerini dayanak varlık olarak kullanıyor. BlackRock’ın USD Kurumsal Dijital Likidite Fonu BUIDL, bu segmentin en bilinen örneklerinden biri. 2024 Mart’ında piyasaya sürülen ürün, kısa sürede ciddi bir yönetilen varlık büyüklüğüne ulaştı.

Tokenizasyon para piyasası fonlarının da dahil olduğu toplam pazar büyüklüğü, yönetilen varlıklar(AUM) açısından 15 milyar doların( yaklaşık 22 trilyon won) üzerine çıkmış durumda. Stabil kripto paralar(stablecoin) hariç zincir üzerindeki reel varlık(RWA) pazarı ise 31 milyar dolar( yaklaşık 46 trilyon won) seviyesini aşmış bulunuyor. Alternatif yatırımlar ve finansal altyapıyı da kapsayan daha geniş tanımda ise küresel varlık tokenizasyon pazarı yaklaşık 2,1 trilyon dolar( yaklaşık 3.125 trilyon won) olarak hesaplanıyor.

Pazar araştırma şirketi Grand View Research’e göre bu pazar 2033’te 24,5 trilyon dolara yükselebilir. Sektördeki bazı değerlendirmeler ise 2035 itibarıyla 88 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşılmasının mümkün olduğu yönünde. ‘Yorum’ Bu tür projeksiyonlar varsayımlara dayansa da, geleneksel finans kurumlarının artan ilgisi potansiyelin ciddiye alındığını gösteriyor. ‘yorum’

Tokenizasyon varlıkların teknik artıları net. İşlemler 24 saat anında gerçekleşebiliyor, varlıklar küçük parçalara bölünerek mikro yatırım imkanı sunuyor, alım-satım ve takas süreçleri aynı anda ve gerçek zamanlı olarak tamamlanabiliyor. Ancak kurumsal yatırımcıların odağı yalnızca ‘işlem kolaylığı’ değil. Lai, kurumların tokene değil, ‘mevcut finansal ürünlere kıyasla neyin daha mümkün olduğuna’ baktığını vurguluyor. Yani asıl odak, ‘maliyetleri düşürmek’ ve ‘hızı artırmak’ yoluyla varlık yönetiminde verim sağlamak.

Bu çerçevede tokenizasyon para piyasası fonları; stabil kripto para ihraççıları, Hazine tahvili yöneten kurumlar ve DeFi platformları tarafından hızla benimseniyor. ‘Sürekli getiri’ ve ‘teminat hareketliliği’ gerektiren yapılara doğal olarak uyum sağlamaları, bu benimsemenin ana nedeni. Yine de, bu ürünlerin tam anlamıyla kurumsal ‘bilanço yönetimi aracı’ olarak yerleşmesi için zamana ihtiyaç olduğu düşünülüyor.

Lai, ETF endüstrisinin olgun, tamamlayıcı bir ekosistem kurmasının yaklaşık 20 yıl sürdüğünü hatırlatıyor ve tokenizasyon pazarının da benzer bir gelişim sürecinden geçmesini beklediğini dile getiriyor. Kurumsal odaklı talebin güçlenmesi halinde, tokenizasyon varlıkların asıl değerinin ‘işlem devrimi’nden çok, ‘varlık yönetimi modelini dönüştürme kapasitesi’nden geleceği belirtiliyor. Bu dönüşümün, uzun vadede küresel finansal piyasaların yapısını kökten değiştirme potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1