Geçen hafta küresel varlık piyasalarında teknoloji hisselerindeki sert düşüş, jeopolitik gerilim ve para politikasına dair belirsizlik aynı anda etkili oldu. Crypto.com araştırmasına göre ABD borsaları özellikle yarı iletken hisselerindeki zayıflığın baskısı altında kaldı. Kripto para piyasasında ise Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) spot ETF’lerine net para girişi sürmesine rağmen fiyatlar dar bir bantta hareket etti. Buna karşın zincir üstü veriler, piyasanın ‘sessiz birikim’ evresine girmiş olabileceğine işaret ediyor. Düzenleyici çerçevenin netleşmesi ile stablecoin ve tokenizasyon altyapısındaki genişleme de kripto para piyasasının orta ve uzun vadeli temelini güçlendiren gelişmeler arasında gösteriliyor.
Crypto.com’un raporuna göre ABD hisse senedi piyasası geçen hafta genel olarak zayıf bir seyir izledi. Nasdaq endeksi yüzde 2,9 gerilerken, S&P 500 yüzde 1,6 düşüşle 7.475,69 seviyesinde kapanarak 50 günlük hareketli ortalamasının altına indi. Dow Jones Sanayi Endeksi de yüzde 0,9 değer kaybetti. Satış baskısının merkezinde yapay zeka yatırımlarına yönelik artan soru işaretleri vardı. Nvidia başta olmak üzere büyük teknoloji şirketleri yüksek ölçekli sermaye harcamalarını sürdürse de, kısa vadede kârlılığın ne ölçüde karşılık vereceğine dair endişeler büyüdü. Bu tablo, Philadelphia Yarı İletken Endeksi’nin yaklaşık yüzde 10 gerilemesine yol açtı.
Orta Doğu’daki gerginlik de risk iştahını zayıflattı. Bölgedeki tansiyonun düşmemesi ve ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukası adımı sonrası Brent petrol fiyatı 10 gün içinde yaklaşık yüzde 20 yükseldi. Bu artış, enflasyonun yeniden hız kazanabileceği endişesini öne çıkardı. Haziran ayı tüketici fiyat endeksindeki yavaşlamaya rağmen piyasa, faiz indirimi beklentilerini aşağı çekti. Fed cephesinden Kevin Warsh’ın şahin tondaki açıklamaları da baskıyı artırdı. JPMorganChase’in güçlü bilançosu ise bu makro baskıyı dengelemeye yetmedi.
Kripto para piyasasında ise kurumsal para girişi ile fiyatlarda sıkışma aynı anda görüldü. Crypto.com verilerine göre ABD’de Bitcoin(BTC) spot ETF’lerine 76 milyon dolar, Ethereum(ETH) spot ETF’lerine ise 106 milyon dolar net giriş oldu. Buna rağmen Bitcoin(BTC), 62 bin dolar ile 64 bin dolar aralığında işlem görmeye devam etti ve belirgin bir yön oluşturamadı. Bu seviye, 2025 Ekim ayında kaydedilen 124 bin dolarlık zirvenin yaklaşık yüzde 50 altında bulunuyor. Son beş aydır 60 bin ile 80 bin dolar aralığında süren bant hareketi de korunuyor.
Burada öne çıkan unsur zincir üstü göstergeler oldu. Uzun vadeli ve kısa vadeli yatırımcıların servet dağılımını karşılaştıran RHODL oranı, temmuz başında 13 seviyesine çıktıktan sonra şu anda 10’un altına indi. Fiyatın yataya bağlandığı ve göstergenin sıkıştığı bu dönem, geçmişte 2019, 2022 ve 2023 yıllarında görülen ‘sessiz birikim’ evrelerine benzetiliyor. Bu görünüm, ani bir yükseliş sinyali vermekten çok, piyasa katılımcılarının düşük volatilite ortamında kademeli şekilde pozisyon topladığına işaret ediyor.
Varlık bazında bakıldığında Chainlink(LINK), haftalık bazda yüzde 4,7 yükselerek görece güçlü bir performans sergiledi. DeFi tarafında ise likit staking segmenti yüzde 5 artışla en iyi performans gösteren alan oldu. Ondo Finance(ONDO), Japonya merkezli SBI Group ile ilgili iş birliği haberinin etkisiyle hem fiyat hem oynaklık tarafında daha dikkat çekici bir hareket sergiledi.
Düzenleme cephesinde de önemli başlıklar öne çıktı. ABD’de kripto para suçlarının denetlenmesine ilişkin CLARITY Act, Federal Kolluk Kuvvetleri Memurları Birliği’nin ikinci resmi desteğini alarak yasama sürecinde ivme kazandı. Birleşik Krallık’ta vergi idaresi HMRC, 2027 yılının nisan ayından itibaren kripto para kredileri ve likidite sağlama işlemlerinde ‘kâr veya zarar tanınmaması’ ilkesini uygulamaya almayı planlıyor. Bu yaklaşım, ekonomik açıdan gerçek bir elden çıkarma gerçekleşene kadar sermaye kazancı vergisinin ertelenmesini sağlayacak. Böylece DeFi ve stablecoin tabanlı finansal işlemler için daha net bir vergi çerçevesi oluşabilir.
Güney Kore’de ise 76 yıllık bir yasanın değiştirilerek sanal varlıkların resmi biçimde devlet varlığı kategorisine alınması ve hukuki ile ekonomik sisteme daha doğrudan dahil edilmesi tartışılıyor. Bolivya da Tether(USDT)’in ulusal ödeme sisteminde kullanımına imkan tanıyacak bir düzenleyici çerçeveyi değerlendiriyor. Bu gelişmeler, kripto para piyasasının artık yalnızca çevresel bir finans alanı olmadığını; ödeme, varlık yönetimi ve vergi sistemlerine giderek daha fazla entegre edildiğini gösteriyor.
Geleneksel finans kurumlarının blokzincir kullanımında da somut adımlar hızlandı. Visa, finans kuruluşları ve şirketlerin stablecoin ihraç edip takas işlemleri yapabilmesini destekleyen Visa Stablecoin Platformu’nu devreye aldı. DTCC ise JPMorganChase, Goldman Sachs ve BlackRock ile birlikte tokenleştirilmiş menkul kıymet işlemlerini gerçek çalışma ortamında başarıyla tamamladı. Bu gelişme, tokenizasyonun sadece teorik bir alan olmaktan çıktığını ortaya koydu. Securitize ile Cantor Fitzgerald da tokenizasyon temelli halka arz altyapısı için iş birliğine yöneldi.
Japonya’da da benzer bir ivme görülüyor. JCB, Circle ile birlikte sınır ötesi ödemelerde stablecoin kullanımını değerlendiriyor. SBI Group ise Solana Foundation ile iş birliği yaparak Japon yeni destekli stablecoin ve gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu alanına odaklanıyor. Lawson da ağustos ayında Tokyo’daki mağazalarında Japon yeni bazlı stablecoin ödeme testlerine başlamayı planlıyor. Crypto.com araştırmasının da ortaya koyduğu gibi, kripto para piyasasında kısa vadeli fiyat zayıflığı sürse bile Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) ETF’lerine para girişi, ‘sessiz birikim’ sinyalleri, düzenleyici netleşme ve geleneksel finansın blokzincire yönelmesi aynı anda ilerliyor. “yorum” Piyasanın ağırlık merkezi giderek spekülasyondan altyapı ve kurumsallaşma tarafına kayıyor. Bu da Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) için kısa vadede net bir kırılma yaratmasa bile, uzun vadeli yapı açısından dikkat çekici bir değişime işaret ediyor.
Yorum 0