2026’nın 2. çeyreğinde kripto hack saldırılarından kaynaklanan kayıp 763 milyon 971 bin 791 dolar (yaklaşık 1 trilyon 1264 milyar won) olarak kayda geçti. Blokzincir güvenlik ve uyum şirketi ‘Hacken’, en büyük zafiyetin *erişim yetkisi yönetimi* olduğunu ve toplam kaybın büyük bölümünün buradan kaynaklandığını vurguladı.
Hacken’in en son raporuna göre, 2. çeyrek saldırı kaynaklı kayıplar, önceki çeyrekteki 482 milyon 700 bin dolara kıyasla yüzde 58,3 artarak geçen yılın 2. çeyreğinden bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. Kayıpları büyüten başlıca olaylar arasında, Drift Protocol ve KelpDAO platformlarından her birinde yaklaşık 290 milyon doların çalınması yer aldı.
Vaka türlerine bakıldığında, en fazla olay *akıllı sözleşme hatalarından* kaynaklandı. Ancak bu tür açıkların toplam zarardaki payı yalnızca yüzde 11’de kaldı. Buna karşılık, sızdırılan özel anahtarlar, imzalayıcı hesaplarının ele geçirilmesi gibi *operasyonel ve altyapısal sorunlar* toplam kaybın yüzde 88,3’ünü oluşturdu. Hacken, bu verilerin “asıl zayıf noktanın ‘kod’ değil, ‘operasyonel kontrol’ olduğunu” ortaya koyduğunu belirtti.
Saldırıları kimin gerçekleştirdiğine bakıldığında, Kuzey Kore ile bağlantılı olduğu tahmin edilen grupların toplam çalınan fonların yüzde 75,5’ini ele geçirdiği görüldü. Yakın zamanda Ethereum(ETH) cüzdanı MetaMask’i işleten Consensys’in, Kuzey Kore bağlantılı bir geliştiriciyi işe aldıktan sonra tespit edip işten çıkarması da yeniden gündeme geldi. Şirket, söz konusu kişinin sistem erişim yetkisini aldıktan sonra hızla engellendiğini, herhangi bir fon kaybı ya da veri sızıntısı yaşanmadığını açıkladı.
Rapor, ayrıca yapay zeka(AI) kötüye kullanımına yönelik ilk ‘kötü niyetli prompt enjeksiyonu’ vakasına da yer verdi. Bu saldırı sonucunda 174 bin dolar tutarında fon çalındı. Hacken, bu olayın arka planında *yetersiz inceleme, varyant senaryoların gözden kaçması ve zayıf test süreçlerinin* bulunduğunu belirterek eleştiri getirdi.
Düzenleyici ortam da aynı dönemde hızlı şekilde sertleşiyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde ‘GENIUS Act’ adı verilen yasa 2027 başından itibaren tam anlamıyla yürürlüğe girmeye hazırlanırken, Avrupa Birliği(EU) tarafında 1 Temmuz itibarıyla kripto varlık hizmet sağlayıcıları(CASP) için tanınan geçiş süreci sona erdi. CASP lisansına ilgi gösteren kurum sayısı 1200’ü bulmasına rağmen, MiCA kapsamında resmi onay alan şirket sayısı yaklaşık 215’te kaldı.
Bu baskı nedeniyle Binance, MEXC ve HTX (eski Huobi) gibi bazı borsalar, düzenlemelere uyum sağlayamadıkları için faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Piyasa değeri en yüksek ilk 10 stablecoin arasında MiCA gerekliliklerini karşılayan tek varlığın, Circle tarafından çıkarılan USDC olduğu ifade ediliyor.
Hacken, önümüzdeki dönemde piyasada en çok güvenilen aktörlerin; geçmişi ya da toplam kilitli varlık(TVL) büyüklüğünden önce, *güvenliğini ispat etmiş* kurum ve projeler olacağını vurguluyor. Sürekli artan kripto hack vakalarının ve giderek sıkılaşan regülasyonların birleşmesiyle birlikte, *güvenlik* ve *uyum (compliance)* başlıkları hem borsalar hem de projeler için temel rekabet unsuru haline geliyor.
Yorum 0