ABD Beyaz Sarayı, yıllık 200 milyar dolarlık araştırma-geliştirme bütçesinin kurum odaklı yapıdan bireysel bilim insanı odaklı bir modele kaydırılmasını öneren bir plan sundu. Hibe değerlendirme ve idari süreçleri azaltmayı hedefleyen bu yaklaşımın, 'DeSci' olarak bilinen merkeziyetsiz bilim hareketinin uzun süredir dile getirdiği sorunlarla örtüştüğü değerlendiriliyor.
21 Temmuz'da (yerel saatle), Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi Direktörü Michael Kratsios(Michael Kratsios), Başkan Trump'a "Science: A New Golden Age" başlıklı raporu sundu ve Beyaz Saray raporu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, araştırma fonlamasının mevcut kurum merkezli yapıdan bireysel bilim insanı merkezli bir modele geçmesi gerektiği savunuluyor.
Rapora göre hızlı hibeler, uzun vadeli araştırma fonları ve performansa dayalı ödüller gibi farklı dağıtım yöntemlerinin denenmesi gerekiyor. Araştırmacıların çalışma sürelerinin yüzde 44'ünü hibe idaresi ve evrak işlerine harcadığı belirtilirken, 200 milyar dolarlık ar-ge portföyünün genelinde 'kanıta dayalı iyileştirme' yapılması gerektiği vurgulanıyor.
Bu tespit, bilimsel araştırma fonlarının yavaş değerlendirme ve idari süreçlere takıldığı yönündeki DeSci camiasının eleştirisiyle örtüşüyor. Ancak Beyaz Saray raporunda Bio Protocol'e hiçbir şekilde atıfta bulunulmuyor ve iki taraf arasında resmi bir iş birliği ya da onay da bulunmuyor.
Bio Protocol, biyoteknoloji araştırmalarının fonlanması ve geliştirilmesini destekleyen merkeziyetsiz bir bilim platformu. Resmi dokümantasyona göre platform, araştırmacıları, hastaları ve kripto para kullanıcılarını araştırma ağlarında bir araya getirerek fon topluyor ve araştırma çıktılarının değerini zincir üzerinde dağıtan bir finans katmanı olarak tanımlanıyor.
Yapının temelini 'BioDAO', 'BIO tokeni' ve tokenize edilmiş bilimsel fikri mülkiyet (IP) oluşturuyor. Bio Protocol'ün kavram dokümanına göre BIO token sahipleri yeni proje seçimi, fon sağlama, likidite katkısı ve yönetişim süreçlerine katılabiliyor.
Araştırma projeleri, zincir üzerinde alınan kararlar ve aşamalı fon kullanımıyla ilk sermayesini topluyor. Üniversite veya ilaç şirketleri üzerinden ilerleyen geleneksel yöntemin aksine, burada topluluk projelerin seçimine ve fon dağıtımına doğrudan katılıyor.
Bio Protocol, Eylül 2025'te yaptığı resmi açıklamada 6,9 milyon dolarlık bir tohum yatırım turu tamamladığını duyurmuştu. Turu, Arthur Hayes(Arthur Hayes) yönetimindeki Maelstrom Fund liderlik etti; Mechanism Capital ve Animoca Brands da yatırımcılar arasında yer aldı.
Bio Protocol o dönemde, BIO V2 ve BioAgents aracılığıyla zincir üstü araştırma fonlamasını, yapay zeka destekli hipotez üretimini ve deney fonu kullanımını birbirine bağlamayı planladığını açıklamıştı. Amaç, token tabanlı fon dağıtımını gerçek araştırma sürecine entegre etmek.
Platformun son deneyi OpenLabs'ta araştırmacılar hipotez ve tartışmalarını paylaşıyor, topluluk ise bunların bilimsel değerini ve titizliğini değerlendiriyor. Luma üzerindeki etkinlik sayfasına göre, değerlendirmeden geçen fikirler iş birliği alanı, dosyalar, yönetişim mekanizması ve özel ajanlarla donatılmış projelere dönüşüyor. Yapay zeka ajanlarının eylemleri de kayıt altına alınıyor, kaynağına bağlanıyor ve denetlenebilir hale getiriliyor.
Bio Protocol'ün açık kanalında paylaştığı bilgiye göre, 6 Temmuz'da (yerel saatle) itibarıyla OpenLabs, 59'dan fazla ajan ve 55 araştırmacı aracılığıyla sekiz haftada 6.134'ten fazla hipotez üretti. Bu rakamın projenin kendi paylaştığı işletme verisi olduğu, bağımsız olarak doğrulanmış araştırma sonuçlarından ayrı tutulması gerektiği belirtilmeli.
Tokenize edilmiş fikri mülkiyetin patent, üniversite teknoloji transferi ve lisans sözleşmelerine dayanan mevcut hukuki çerçeveyle nasıl bütünleşeceği hâlâ belirsizliğini koruyor. Yapay zeka hipotez üretimine destek olsa ve blok zinciri fon akışını kaydetse de, gerçek deney tasarımı ve doğrulama süreci araştırmacıların ve laboratuvarların sorumluluğunda kalıyor.
Bio Protocol'ün paylaştığı fon rakamlarında da farklı hesaplama esasları dikkat çekiyor. Resmi internet sitesinde bilimsel fonlama tutarı 15 milyon dolar olarak gösterilirken, Eylül 2025 açıklamasında 2024'ten bu yana ağın araştırmacılara bağladığı tutarın 50 milyon doları aştığı belirtilmişti. İki rakamın kapsam ve referans tarihini kamuya açık verilerle karşılaştırmak mümkün değil.
Beyaz Saray'ın ar-ge reform planı ile belirli bir kripto para projesi arasında doğrudan bir bağlantı bulunmuyor; asıl dikkat çeken nokta, her iki tarafın da araştırma fonlamasındaki tıkanıklığı kendi yöntemleriyle çözmeye çalışıyor olması. Bio Protocol'ün başarısı, zincir üstü fon kullanımı ve yapay zekanın ürettiği hipotezlerin gerçek deneylere, makalelere ve patentlere dönüşüp dönüşmeyeceğiyle ölçülecek.
Yorum 0