Meta(META) ve Google(GOOGL) çatısı altındaki YouTube, gençlerin platformu bağımlılık düzeyinde kullanmasına yol açan tasarım kararları nedeniyle sorumlu bulunduğu 6 milyon dolarlık tazminat kararına itiraz etti. Şirketlerin talep ettiği yeniden yargılama ve kararın iptali başvuruları reddedildi, ancak itiraz mahkemesinin nihai kararı henüz açıklanmadı.
Los Angeles'taki jüri, 25 Mart'ta (yerel saatle) Meta ve YouTube'un platform tasarımındaki kusurların davacı K.G.M.'nin zarar görmesinde önemli bir etken olduğuna hükmetti. AP'ye göre tazminatın 4,2 milyon doları Meta'ya, 1,8 milyon doları YouTube'a ait.
Los Angeles Yüksek Mahkemesi Yargıcı Carolyn B. Kuhl(Carolyn B. Kuhl), 10 Haziran'da iki şirketin sunduğu yeniden yargılama ve kararın iptali taleplerini reddetti. Bu karar itiraz mahkemesinde bir yenilgi değil, ilk derece jüri kararını koruyan bir sonraki adım niteliği taşıyor.
Meta, 10 Temmuz'da itiraz dilekçesini sundu. YouTube da 15 Temmuz'da itiraz sürecini başlattı.
Davanın odağında kullanıcıların paylaştığı içerikler değil, platformun 'tasarım sorumluluğu' yer alıyor. Davacı tarafı, △sonsuz kaydırma △otomatik oynatma △öneri algoritması △bildirim özelliklerinin reşit olmayan kullanıcıları uzun süreli kullanmaya yönlendirdiğini öne sürdü.
Jüri, iki şirketin söz konusu özelliklerin reşit olmayanlar için risk oluşturabileceğini bildiği halde yeterli uyarıda bulunmadığına karar verdi. Bu dava, benzer binlerce davadan önce emsal niteliği taşıyan bir 'bellwether' (öncü) duruşma olması bakımından da önem taşıyor.
ABD İletişim Terbiyesi Yasası'nın (Communications Decency Act) 230. Maddesi, genellikle kullanıcıların paylaştığı içerikle ilgili platformların hukuki sorumluluğunu sınırlıyor. Davacı taraf bu maddenin kapsamından çıkabilmek için paylaşılan içeriğe değil, hizmetin yapısına ve kullanım biçimine odaklandı.
Platform tasarımı, kullanıcıların uygulamada geçirdiği süreyi ve içerik tüketim biçimini doğrudan etkiliyor. Bu dava, öneri özellikleri ve kullanıcı arayüzünün sadece teknik birer araç mı, yoksa öngörülebilir zararlardan sorumlu tutulması gereken tasarım unsurları mı olduğunu tartışmaya açtı.
Meta cephesi kararı kabul etmediğini belirtti. Meta Sözcüsü, "Gençlerin ruh sağlığı son derece karmaşık bir konu ve tek bir uygulamayla ilişkilendirilemez" dedi. Açıklama, ruh sağlığı sorunlarının tek bir platform özelliğine bağlanmasının güç olduğuna işaret ediyor.
Google Sözcüsü José Castañeda(José Castañeda), "YouTube sorumlu şekilde tasarlanmış bir yayın platformu, bir sosyal medya sitesi değil" dedi. Açıklama, YouTube'un hizmet niteliğinin ve sorumluluk kapsamının diğer sosyal medya platformlarından ayrı değerlendirilmesi gerektiği görüşünü yansıtıyor.
Davacı avukatı Mark Lanier(Mark Lanier), itiraz mahkemesinde de ilk derece kararının korunmasını beklediğini söyledi. Villanova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Doçenti Peter Ormerod(Peter Ormerod) ise kararı "önemli bir gelişme" olarak nitelendirirken, platformların işleyiş biçiminin kısa vadede büyük ölçüde değişeceğini düşünmediğini belirtti.
Ayrı davalar da sürüyor. ABD Yüksek Mahkemesi, 26 Mayıs'ta Meta'nın Vermont davasında yaptığı temyiz başvurusunu reddetti; resmi dava kayıtlarında temyiz başvurusunun reddedildiği açıkça yer alıyor.
Federal yargıç, 30 Haziran'da 29 eyalet başsavcısının açtığı ayrı davada Meta'nın davanın düşürülmesi talebini kabul etmedi. Söz konusu mahkeme, Meta, YouTube, Snap(SNAP) ve TikTok'a karşı bireyler, okul bölgeleri ve yerel yönetimler tarafından açılan 2600'den fazla ilgili davayı da birlikte yürütüyor.
Kaliforniya davasındaki 6 milyon dolarlık karar diğer davalara otomatik olarak uygulanmıyor. Meta ve YouTube'un sorumluluk kapsamı, iki şirketin başlattığı itiraz süreciyle birlikte, ayrı yürütülen bellwether duruşmasında yeniden ele alınacak.
Yorum 0