ABD'de kadınların ‘işgücüne katılım oranı’ 2026 Haziran'ında yüzde 56,6 olarak ölçüldü ve aynı ay yüzde 66,8 olan erkek oranının 10,2 puan gerisinde kaldı. Bu açık, ‘esnek çalışma’ düzenlemelerinin kadın istihdamını sürdürmedeki rolünü yeniden gündeme taşıdı.
NPR, 18'inde (Türkiye saatiyle 23.17) yayımladığı programda sunucu Juana Summers'ın (Juana Summers), Michigan Üniversitesi (University of Michigan) ekonomisti Betsey Stevenson (Betsey Stevenson) ile kadınların işgücüne katılım eğilimini ve esnek çalışmanın değerini ele aldığını aktardı. Programda evden çalışma ve çalışma saatini seçebilme hakkı, sıradan bir yan hak olmanın ötesinde, bakım yükü taşıyan çalışanları işgücü piyasasında tutan bir mekanizma olarak değerlendirildi.
ABD Çalışma Bakanlığı Kadın Bürosu verilerine göre kadın işsizlik oranı yüzde 4,0, erkek işsizlik oranı ise yüzde 4,3 olarak kaydedildi. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS) rakamlarına göre 2026 Haziran'ında kadınların işgücüne katılım oranı bir önceki aya göre 0,3 puan, bir önceki yılın aynı ayına göre ise 0,4 puan geriledi.
İşgücüne katılım oranı, çalışma çağındaki nüfus içinde ya çalışan ya da iş arayan kişilerin oranını gösteriyor. İşsizlik oranı iş arayanlar arasında iş bulamayanların payını yansıtırken, işgücüne katılım oranı emek piyasasında kalan nüfusun genişliğini ortaya koyuyor.
Uzun vadeli seyir yalnızca bir düşüş eğilimi olarak okunmuyor. BLS'nin verilerine göre kadınların işgücüne katılım oranı 1960'lardan 1980'lere kadar hızla yükseldi ve 1999'da yüzde 60,0 ile zirve yaptı.
Bu tarihten sonra oran iniş ve çıkışlar yaşadı; 2023'te yüzde 57,3 olarak ölçüldü. Özellikle 25-54 yaş arası kadınlarda katılım oranı 2023'te yüzde 77,4'e ulaşarak veri tutulmaya başlandığından bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Evden çalışma kullanımında da cinsiyet farkı öne çıkıyor. 2023'te 25-54 yaş arası kadınların yüzde 13,2'si tüm çalışma saatlerini evden geçirdi; aynı yaş grubundaki erkeklerde bu oran yüzde 9,7'de kaldı.
Yalnızca evden çalışanlar baz alındığında haftalık evden çalışma süresi kadınlarda 28,4 saat, erkeklerde 28,9 saat olarak ölçüldü. Saat farkı büyük olmasa da toplam çalışma süresi içinde evden çalışmanın payı kadınlarda yüzde 73,6 ile erkeklerdeki yüzde 70,0'ın üzerinde kaldı.
‘Yarı zamanlı çalışma’ verilerinde fark daha belirgin. 2023'te yarı zamanlı çalışanların sayısı 34,9 milyona ulaştı; bu, tüm çalışanların yüzde 22'sine karşılık geliyor.
Kadınlar toplam çalışanların yüzde 47'sini oluştururken yarı zamanlı çalışanların yüzde 59'unu oluşturdu. 25-54 yaş arasındaki yarı zamanlı çalışanlar arasında kadın oranı yüzde 61'e çıktı.
BLS, 25-54 yaş arası kadın yarı zamanlı çalışanların yüzde 54'ünün çocuk bakımı ya da aile ve kişisel yükümlülükler nedeniyle yarı zamanlı çalıştığını belirtti. Aynı yaş grubundaki erkeklerde bu oran yüzde 19'da kaldı.
Betsey Stevenson (Betsey Stevenson), Michigan Üniversitesi Ford Okulu'na verdiği röportajda “anne ve baba, pandemi öncesine yakın oranlarda işgücüne katılıyor” dedi. Stevenson'ın bu açıklaması, Kovid-19 sonrasında iş ile aile arasındaki sınırların değiştiğini ve bunun aile içi cinsiyet eşitliğini de etkilemiş olabileceğini işaret ediyor 'yorum'.
Michigan Üniversitesi ise uzaktan eğitim ve artan bakım ihtiyacı nedeniyle kadınların işi bırakma olasılığının daha yüksek olduğunu açıkladı. Aynı ekonomik şoktan etkilense de ev içindeki bakım yükünün kadınlara daha ağır bindiğini gösteren bir bulgu bu.
ABD'deki bu tartışma, işgücü arzı sorunuyla boğuşan başka ülkeler için de anlamlı. Kadın istihdamı yalnızca ekonomik konjonktürle değil, bakım yükü, işe gidiş-geliş koşulları ve çalışma saatini seçebilme hakkıyla birlikte şekilleniyor. ‘Esnek çalışmanın’ ücret ya da terfi süreçlerinde bir dezavantaja dönüşüp dönüşmediği ise ayrı bir inceleme konusu olarak duruyor 'yorum'.
Yorum 0