Avrupa teminatlı tahvil piyasasında üçüncü ülke eşdeğerliği tartışması gündeme gelirken, Güney Koreli finans kuruluşlarının euro cinsinden fon bulma koşulları da düzenleme gündemine girdi. Avrupa'da yerleşik ihraççılarla benzer düzenleyici muameleye tabi olup olmayacağı, önümüzdeki dönemde fonlama maliyetini ve yatırımcı tabanını etkileyebilecek bir konu olarak değerlendiriliyor.
Yonhap Infomax'ın 20'sinde (yerel saatle) verdiği habere göre, Avrupa'daki finans otoriteleri yurt dışında ihraç edilen teminatlı tahvillere Avrupa içi ihraçlarla benzer düzenleyici avantajlar tanıma seçeneğini tartışırken Kanada, Avustralya ve Singapur bu yönde düzenleme çalışmalarına başladı. Güney Kore'de ise çalışmalar Kore Konut Finansmanı Kurumu (Korea Housing Finance Corporation, KHFC) öncülüğünde henüz başlangıç aşamasında.
Teminatlı tahvil, hem ihraççı finans kuruluşuna hem de ayrılmış teminat varlıklarına karşı çifte geri ödeme talep hakkı tanıyan bir tahvil türü. Yatırımcı önce ihraççıdan geri ödeme talep edebiliyor, sorun çıkması durumunda ayrı bir havuzda tutulan teminat varlıklarından da alacağını karşılayabiliyor. Avrupa'da bankaların uzun vadeli fonlama aracı olarak yerleşik bir yeri var.
Düzenleme açısından 'yüksek likiditeli varlık' sayılıp sayılmama durumu, teminatlı tahvile olan talebi ve fonlama maliyetini belirleyen önemli bir unsur. Banka ve kurumsal yatırımcıların likidite düzenlemeleri kapsamında elinde bulundurabileceği varlık statüsü kazanılırsa yatırımcı tabanı genişliyor. Tersi durumda, aynı kredi notuna sahip olsa bile düzenleyici statüsü düşük kalan tahvillerde risk primi yükselebiliyor.
Üçüncü ülke eşdeğerliği, Avrupa Birliği dışındaki ihraççıların teminatlı tahvillerinin de belirli koşulları karşılaması halinde Avrupa'da ihraç edilen tahvillerle benzer muamele görebilmesini sağlayan bir çerçeve. Avrupa Bankacılık Otoritesi (European Banking Authority, EBA), 23 Eylül 2025 tarihli 'AB Teminatlı Tahvil Çerçevesi İncelemesi Tavsiyesi'nde üçüncü ülke eşdeğerlik sisteminin hayata geçirilmesini önerdi. EBA, mevcut çerçevenin genel olarak amacına uygun işlediğini belirtirken, Avrupa teminatlı tahvil ekosisteminin kapsamını genişletmek için üçüncü ülke eşdeğerlik sistemine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Avrupa Teminatlı Tahvil Direktifi bugüne kadar üçüncü ülkelerde ihraç edilen teminatlı tahvilleri Avrupa Birliği düzeyinde tanıyan bir eşdeğerlik sisteminin bulunmadığını belirtiyordu. Ancak bazı üçüncü ülke tahvillerine ihtiyatlılık düzenlemesi bağlamında likiditeyle ilgili ayrıcalık tanınabileceği de ifade ediliyordu. Şu anki tartışma, bu istisnai uygulamanın kurumsallaştırılıp kurumsallaştırılmayacağını değerlendirme aşamasında.
Güney Koreli finans kuruluşları açısından mesele doğrudan euro fonlama maliyetiyle ilgili. Kore Konut Finansmanı Kurumu 2018'de ilk euro cinsinden teminatlı tahvilini ihraç etmişti; KB Kookmin Bank, Shinhan Bank ve Hana Bank de Avrupa piyasasında ihraçlarını sürdürüyor. Kurum her yıl 1 milyar euronun üzerinde teminatlı tahvil ihraç ediyor.
Kore menşeli tahvillerin Avrupa'da yerleşik ihraçlarla aynı düzenleyici statüyü kazanması, yatırımcı tabanını genişletmeye katkı sağlayabilir. Ancak bu, Avrupa otoritelerinin Güney Kore'nin teminatlı tahvil mevzuatı ve denetim çerçevesinin Avrupa Teminatlı Tahvil Direktifi düzeyine uygun olduğuna karar vermesiyle mümkün olabilecek bir yapı.
Karşılıklılık da kilit koşullardan biri. Avrupa Komisyonu (European Commission, EC), Kore menşeli tahvillerin Avrupa'da Avrupalı ihraçlarla eşdeğer muamele görebilmesi için Güney Kore piyasasında da Avrupalı ihraççıların teminatlı tahvillerine benzer bir muamelenin değerlendirilmesi gerektiği görüşünde. Yurt içi düzenleme çerçevesinin de buna paralel şekilde güncellenmesi gerekiyor.
Güney Kore'de bu süreç için Finansal Hizmetler Komisyonu (Financial Services Commission, FSC) ile Kore Merkez Bankası (Bank of Korea, BOK) arasında koordinasyon gerekiyor. Likidite karşılama oranı düzenlemesi FSC'nin, repo işlemlerinde kabul edilebilir teminat konusu ise Kore Merkez Bankası'nın yetki alanında. Yurt dışında ihraç edilen teminatlı tahvillere yönelik düzenleme esnetilmeden üçüncü ülke eşdeğerliği başvuru koşullarının sağlanmasının zor olacağı yönünde değerlendirmeler var.
Kanada ve Avustralya bu süreçte daha ileride. Kanadalı ihraççılar, Kanada doları cinsinden teminatlı tahvillerin likidite karşılama oranı hesabında 'Seviye 1' varlık olarak tanınması için Kanada Finansal Kurumlar Denetleme Ofisi'ne (Office of the Superintendent of Financial Institutions, OSFI) başvuru sürecini başlattı. Avustralya ise geçtiğimiz Mart ayından bu yana Avustralya doları cinsinden teminatlı tahvilleri 'Seviye 2A' varlık statüsüne taşımak için otoritelerle görüşmelere başladı.
Piyasa yapısı gereği teminatlı tahvil ihraç eden her ülkenin kendi mevzuatının Avrupa düzenlemesiyle ne ölçüde uyumlu olduğunu ortaya koyması gerekiyor. Değerlendirmenin merkezinde yatırımcı koruma mekanizmaları, teminat varlık yönetimi ve denetim çerçevesinin Avrupa standartlarıyla ne kadar örtüştüğü yer alıyor. Meselenin yalnızca ihraççının kredi notuyla çözülebilecek bir konu olmadığı belirtiliyor.
Kore Konut Finansmanı Kurumu, Almanya merkezli DZ Bank ve hukuk bürosu Kim & Chang ile birlikte bir çalışma grubu oluşturdu. Resmi süreç başladıktan sonra başvuru yapabilmek için EBA'nın önerdiği koşulların önceden sağlanması gerekiyor. Finans otoriteleriyle yürütülen görüşmeler de bu hazırlık çalışmasının bir parçası olarak sürüyor.
Güney Koreli ihraççıların Avrupa'da fon bulma koşulları, Avrupa tarafının eşdeğerlik tanıma kapsamı ile yurt içi düzenleme uyum hızına bağlı olarak şekillenecek. Resmi süreç başladığında, ülkelerin teminatlı tahvil mevzuatı ve denetim çerçevesinin Avrupa standartlarına uygunluğuna ilişkin bir inceleme süreci devreye girecek.
Yorum 0