Bitcoin(BTC)'in piyasadaki başarısı ile Bitcoin maksimalizmi ideolojisinin geçerliliğinin aslında ayrı şeyler olduğunu savunan Nic Carter(Nic Carter) yeniden tartışma yarattı. Carter, Bitcoin'in kripto para piyasasının merkezi varlığı olmayı sürdürdüğünü, ancak bunun üzerine inşa edilen bazı tahminlerin gerçekle örtüşmediğini belirtti.
Carter, 25'inde (Kore saatiyle) Substack'te yayımladığı "A Second and Final Eulogy for Bitcoin Maximalism" başlıklı yazısında "Bitcoin kurucularının beklentilerini aştı, ama etrafında inşa edilen maksimalist ideoloji aynı başarıyı gösteremedi" dedi. Bu yazının kendi ifadesiyle "son anma yazısı" olduğunu belirten Carter, eleştirisinin tüm Bitcoin destekçilerine değil, maksimalist ideolojiye yönelik olduğunun altını çizdi.
Carter'ın asıl sorun ettiği nokta, tahminlerin doğrulanabilirliği. Ona göre stok-akış (S2F) modeli, altcoin çöküşü senaryosu, ülke düzeyinde Bitcoin benimsenmesi, Lightning Network'ün yaygınlaşması ve işlem ücreti piyasasının kendi ayakları üzerinde durması gibi iddialar beklenen ölçüde gerçekleşmedi.
Stok-akış modeli, mevcut arzı yeni üretilen miktara bölerek kıtlığı açıklayan bir yöntem. Bitcoin'de yarılanma sonrası arz artış hızının düştüğü yapı sık sık fiyat öngörüleriyle ilişkilendirildi, fakat Carter bu modelin gerçek piyasa seyrini yeterince açıklayamadığını savundu.
Lightning Network ise Bitcoin işlemlerini daha hızlı ve düşük maliyetle gerçekleştirmek için kurulan ikinci katman ödeme ağı. Maksimalist kesim, Bitcoin'in günlük bir ödeme ağına dönüşebileceğinin kanıtı olarak Lightning'i sık sık gösterdi; ama Carter, yaygınlaşma hızının ve fiili kullanımın beklentinin epey altında kaldığı görüşünde.
Altcoin çöküşü ve ülke düzeyinde benimsenme iddiaları da tartışmanın diğer eksenlerini oluşturuyor. Maksimalistler, Bitcoin dışındaki kripto paraların uzun vadede anlamını yitireceğini öngörmüştü; oysa piyasada stablecoin'ler, Ethereum(ETH), Ripple(XRP) ve Chainlink(LINK) gibi birçok varlık ve altyapı kendi kullanım alanlarını genişletmeyi sürdürdü.
Bu yazı, ani bir görüş değişikliğinden çok 2022'den bu yana süregelen bir eleştirinin devamı niteliğinde. Carter, 2022'de Medium'da yayımladığı bir yazıda kendisinin "Bitcoin maksimalisti olmadığını" belirtmişti; aynı ifade bugün kendi tanıtım sayfasında da yer alıyor.
Carter'ın vurgusu Bitcoin'i reddetmek değil. Bitcoin'i desteklemekle birlikte, Bitcoin dışındaki her şeyi dışlayan bir tutumdan uzak durmak istediğini söylüyor.
Piyasa verilerine bakıldığında Bitcoin'in konumu hâlâ güçlü görünüyor. CoinGecko verilerine göre 25'inde Bitcoin'in piyasa değeri 1 trilyon 371,6 milyar dolar, kripto para piyasasındaki payı ise yüzde 56,44 olarak kaydedildi.
Bu rakamlar Bitcoin'in kalıcılığını ve piyasadaki konumunu gösteriyor. Ama Carter'ın asıl meselesi fiyat ya da pazar payı değil; "sonunda yalnızca Bitcoin kalır" türünden ideolojik tahminlerin isabet edip etmediği.
Sosyal medyadaki tepkiler ikiye bölündü. Tony adlı bir kullanıcı, Bitcoin'in piyasa payının 2022'den bu yana yükseldiğini hatırlatarak "Bitcoin maksimalistleri, Bitcoin'in diğer kripto paralardan üstün olduğu temel iddiada haklı çıktı" dedi.
John W. Ratcliff(John W. Ratcliff), Carter'ın bazı rakamları doğru tespit ettiğini ama vardığı sonucun yanlış olduğunu savundu. Ona göre asıl mesele ideolojiden çok yönetişimde yatıyor.
Buna karşılık Carter'ın yazısına olumlu bakanlar, maksimalist söylemden vazgeçmenin Bitcoin'in piyasadaki konumuna zarar vermeyeceği görüşüne yakın durdu. Andrew M. Bailey(Andrew M. Bailey), Bitcoin'in hâlâ merkezi varlık olduğunu ama kültürel ve dinsel tonlardan arındırılması gerektiğini söyledi.
Yerel yatırımcılar için de bu tartışma bir fiyat öngörüsünden çok bir yorum meselesi. Bitcoin'in payının yüksek olması ile Bitcoin dışındaki tüm kripto paraların yok olacağı iddiası aynı şey değil.
Bu tartışma, Bitcoin fiyatını doğrudan etkileyecek bir gelişmeden çok, Bitcoin'e dair söylemin yeniden şekillenmesine işaret ediyor. Carter'ın yazısının sorduğu soru şu: Bitcoin'in güçlenmiş olması, maksimalizmin bütün iddialarını doğruluyor mu?
Yorum 0