Dolar/yen paritesi, ABD ve Japonya'nın ortak müdahalesinin ardından 155 bandına kadar gerilemiş, ancak Ağustos ortasında yeniden 159 seviyesine dönmüştü. Yen'deki değer kaybını frenlemeye yönelik ortak adım kısa vadeli bir şok yaratsa da, ABD-Japonya faiz farkı ve yen carry trade'in kur yönünü belirlemeye devam ettiği değerlendiriliyor.
Japonya Maliye Bakanlığı(Ministry of Finance), 3'ünde yayımladığı açıklamada 31 Temmuz'da ABD Hazine Bakanlığı(U.S. Treasury) ile koordineli şekilde yen aldıklarını duyurdu. Bakanlık, yen'deki 'aşırı dalgalanma' ve düzensiz hareketlere karşı atılmış bir adım olduğunu belirtti ve gerekirse yeni ortak müdahalelerin kapıda olduğunu da ekledi. Müdahale tutarı açıklanmadı.
Müdahalenin hemen ardından dolar/yen kuru 164 civarından 155,20'ye kadar indi. Reuters(Reuters), kurun daha sonra 156,92 seviyesinde işlem gördüğünü aktardı. Ancak Reuters 14'ünde yayımladığı haberde, yen'in haftalık bazda yaklaşık yüzde 0,9 değer kaybederek dolar karşısında 159,43'e geri döndüğünü, müdahale sonrası kazanılan güçlenmenin yarısının böylece silindiğini yazdı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent(Scott Bessent), CNBC'ye verdiği röportajda ABD'nin Japonya'nın yen'i istikrara kavuşturma çabalarını desteklemeye devam edeceğini söyledi. Bessent, yen'deki 'ciddi değer kaybının' başka ekonomik sorunlara ya da rekabetçi para birimi devalüasyonlarına yol açabileceğini belirtti. Bu ifade, yen'deki zayıflığın yalnızca Japonya'nın kendi enflasyon sorunuyla sınırlı kalmayıp ABD'nin dış ticaretini ve finansal piyasalarını da etkileyebileceği kaygısını yansıtıyor.
Konunun asıl can alıcı noktası, müdahalenin kendisinden çok yen'i zayıflatan yapısal arka plan. Reuters, uzun süredir devam eden düşük Japon faizlerini, ABD ile aradaki faiz farkını ve carry trade işlemlerini yen'deki zayıflığın kaynağı olarak gösterdi. Düşük faizli yen borçlanıp yüksek getirili varlıklara yatırım yapan işlemler sürdükçe, yen üzerindeki satış baskısının kolayca kaybolmayacağı belirtiliyor.
Yen carry trade, faizi düşük bir para biriminde borçlanıp daha yüksek getiri vaat eden varlıklara yatırım yapmak anlamına geliyor. Yen zayıfladıkça bu işlemlerdeki kur farkı beklentisi büyüyebiliyor; ama yen aniden sert şekilde değer kazanırsa, borcu kapatmak için pozisyonların topluca tasfiye edilmesi riski doğuyor. Bu yüzden döviz piyasası müdahaleleri, hisse senedi, tahvil ve kripto para gibi riskli varlıklara da sıçrayabiliyor.
Japonya Merkez Bankası(Bank of Japan, BOJ) da piyasanın radarına girdi. Reuters, 13'ünde yayımladığı analizde, ortak müdahalenin ardından piyasanın BOJ'un ek faiz artırımı ihtimalini daha güçlü fiyatladığını aktardı. TokenPost daha önce de yen savunmasında odağın Japonya Merkez Bankası'nın faiz sinyaline kaydığını aktarmıştı.
Döviz müdahalesi, genellikle otoritelerin kendi para biriminin değerini istikrara kavuşturmak için piyasada döviz alıp satması anlamına geliyor. Yen'in zayıfladığı dönemlerde Japon makamları yen alıp dolar satarak dolar/yen'deki yükseliş hızını yavaşlatmaya çalışıyor. Ancak müdahale daha çok fiyatın hızını ayarlayan bir araç; faiz farkı veya büyüme beklentisi gibi yapısal etkenleri doğrudan değiştiremiyor.
Japon hükümetinin çıkarları da tek yönlü değil. Yen'deki zayıflık ithalat fiyatlarını ve hane bütçelerini zorlarken, ihracatçı şirketlere fiyat rekabeti açısından avantaj sağlayabiliyor. Nitekim Reuters, ortak müdahalenin hemen ardından Nikkei 225 endeksinin yüzde 2,2 gerilediğini aktardı.
ABD de yen hareketlerini yakından izlemek zorunda. Yen'deki düşük değerlemenin uzun sürmesi, ABD şirketleriyle fiyat rekabetini, dış ticaret dengesini ve dolar akışını etkileyebilir. Bessent'in açıklaması, bu müdahalenin yalnızca Japonya'nın kur savunması değil, ABD'nin dış ekonomi politikasıyla da bağlantılı bir mesele olduğunu gösteriyor.
Kripto para piyasası bu gelişmeyi bir likidite değişkeni olarak izliyor. CoinDesk(CoinDesk), ABD-Japonya müdahalesinin yen carry trade'e dair endişeleri yeniden gündeme getirdiğini aktardı. Yen borçlanmasına dayalı işlemlerin ani şekilde tersine dönmesi halinde Bitcoin(BTC) başta olmak üzere riskli varlıklarda genel oynaklığın artabileceği yorumu yapılıyor.
Yine de yen müdahalesinin doğrudan BTC'nin yönünü belirlediğini söylemek güç. Döviz piyasası müdahaleleri; dolar likiditesi, ABD tahvil piyasası ve BOJ'un politika beklentileriyle birlikte hareket ediyor. TokenPost daha önce de ABD-Japonya ortak yen savunmasının ardından BTC'nin yatay seyrettiğini, yen carry trade tasfiyesi ihtimalinin ise değişken olarak kaldığını bildirmişti.
Japonya Maliye Bakanlığı, ileride ABD Merkez Bankası'nın(Fed) FIMA Repo Facility mekanizmasını da kullanmayı planladığını duyurdu. Bu mekanizma, yabancı para otoritelerinin ellerindeki ABD tahvillerini teminat göstererek dolar likiditesi sağlamasına imkân tanıyor. Japonya'nın elindeki ABD tahvillerini doğrudan satmadan müdahale fonu oluşturabilmesi, piyasanın yakından izlediği bir başka detay.
24'ünde yayımlanan döviz piyasası haberlerinde de yen, 159 seviyesi civarında seyretmeye devam etti. Bu durum, ortak müdahaleye rağmen yen üzerindeki zayıflama baskısının tamamen ortadan kalkmadığı anlamına geliyor. Kurun bundan sonraki seyri, BOJ'un faiz sinyallerine, ABD'nin faiz patikasına ve yen carry trade tasfiyesinin hızına bağlı olacak.
Yorum 0