ABD Donanması'nın refakatine rağmen Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol yüklü gemilerin bir kısmı yoluna devam edebildi, ancak açık kaynaklı gemi takip verilerine göre 'görünür geçiş' 6 Eylül'de sıfır gemiye kadar geriledi. Boğaz fiziksel olarak kapanmış değil, fakat mevcut tabloyu barış dönemindeki olağan seyir trafiğiyle bir tutmak güç görünüyor.
ABD Merkezi Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 5'inde (yerel saatle) İran Devrim Muhafızları'nın (IRGC) iki ABD deniz gemisine balistik füze fırlattığını, ardından üç İran petrol tankerini vurduğunu açıkladı. ABD tarafında can kaybı yaşanmadı. CENTCOM, vurulan gemilerin İran Devrim Muhafızları'nı ve bölgedeki vekil güçleri finanse eden petrol taşımacılığı ağının parçası olduğunu belirtti.
CNN'in aktardığına göre ABD ordusu, 3'ünde (yerel saatle) Hürmüz Boğazı'ndan geçen 40 ticari gemiye ve 18 milyon varil petrole refakat etti. ABD tarafı bunu savaş sonrası dönemin en yüksek seviyedeki geçiş desteği olarak tanımladı. Ancak bu rakam refakat edilen gemi ve yük miktarını ifade ettiğinden, bağımsız gemi takip verileriyle aynı ölçekte karşılaştırılması güç.
AP'nin haberine göre ABD Enerji Bakanı Chris Wright(Chris Wright), Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 9 milyon varil petrolün geçmeye devam ettiğini söyledi. Wright, bu akışın ABD Donanması'nın refakatine ve korumasına bağlı olduğunu aktardı. Savaş öncesinde boğazdan geçen petrol miktarı günlük yaklaşık 20 milyon varil olarak açıklanmıştı.
Gözlemlenebilir geçiş rakamları ise daha düşük seyrediyor. Reuters'in Kpler gemi takip verilerine dayandırdığı habere göre Hürmüz Boğazı'ndan geçen emtia tankerlerinin sayısı 5'inde (yerel saatle) 5 gemiye, 6'sında (yerel saatle) ise sıfıra kadar geriledi. Bir önceki hafta sonu bu rakamın 31 gemi olduğu düşünüldüğünde düşüş oldukça sert.
Ancak 'sıfır gemi' rakamı geçişin tamamen durduğu anlamına gelmiyor. Otomatik Tanımlama Sistemi'ni (AIS) kapatan gemiler açık takip verilerinde görünmeyebiliyor. Gemilerin konum ve kimlik bilgilerini otomatik olarak ilettiği bu sistem, denizcilik lojistiğinin temel takip aracı olsa da, askeri riskin arttığı sularda 'karanlık' seyreden gemi sayısının artması olası.
İran, ABD gemisini vurduğunu öne sürerken ABD bunu yalanladığı belirtildi. Çatışmanın gerçekleşme biçimi ve hasar büyüklüğüne ilişkin iki tarafın anlatımı örtüşmediğinden, denizde taşınan risk primi gemi işletme ve sigorta maliyetlerine yansımaya devam ediyor.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi'ni birbirine bağlayan kritik bir deniz geçidi. Orta Doğulu petrol üreticilerinin ham petrolü, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG) bu boğazdan geçerek Asya ve Avrupa pazarlarına ulaşıyor. Güney Kore ve Japonya başta olmak üzere Asyalı ithalatçı ülkeler için etki yalnızca petrol fiyatıyla sınırlı kalmayıp navlun, sigorta ve rafinaj marjlarına da sıçrayabilir.
Petrol fiyatları tepkiyi hemen verdi. Reuters'in aktardığına göre 4'ünde (yerel saatle) Brent petrol varil başına 96,28 dolardan, West Texas Intermediate (WTI) ise 91,48 dolardan kapandı. Haftalık bazda Brent yüzde 7,6 değer kazanırken, ABD'de ortalama dizel fiyatı da galon başına 5,85 dolarla tarihi zirveye ulaştı.
TokenPost daha önce dizel fiyatlarındaki dalgalanmanın ham petrolden önce başladığı gelişmeyi haberleştirmişti. Ham petrol fiyatları yükselirken bile rafine ürünler ve taşımacılık yakıtı fiyatları, tedarik zincirindeki darboğazlara ve stok durumuna karşı daha hassas hareket edebiliyor. Bu nedenle Hürmüz'deki geçiş daralması da yalnızca ham petrol değil, dizel ve deniz taşımacılığı maliyetleri üzerinden birlikte izlenmesi gereken bir tablo.
Taşımacılık sektörü ise güzergah değiştirerek ve riski dağıtarak tepki veriyor. USNI News'in haberine göre bazı gemiler, gemiden gemiye aktarma, AIS'i kapatarak 'karanlık' seyretme ve Suudi Arabistan'ın Yanbu boru hattı gibi alternatif güzergahları kullanıyor. Bu durum lojistiğin tamamen kesilmediğini gösteriyor, ama maliyet ve riskin düştüğü anlamına gelmiyor.
Ticari gemilerin boğazdan geçebilmesinin, sigorta ve refakat maliyetlerinin barış dönemiyle aynı kaldığı anlamına gelmediği daha önceki Hürmüz daralması döneminde de görülmüştü. Armatörler ve yük sahipleri, yalnızca geçişin mümkün olup olmadığına değil; sigorta primine, bekleme süresine, refakat koşullarına ve alternatif güzergah maliyetine birlikte bakmak zorunda. 'Boğaz açık' ifadesiyle 'normal lojistik geri döndü' ifadesinin birbirinden ayrılması gerekiyor.
Bu gelişme, kripto para piyasası için doğrudan bir etken olmaktan çok; petrol fiyatı, enflasyon, faiz beklentisi ve risk iştahı üzerinden işleyen makro bir değişken olarak öne çıkıyor. Brent ve dizel fiyatlarındaki artış enflasyon baskısını büyütürse, bu durum risk varlıklarına yönelik yatırımcı psikolojisini genel olarak etkileyebilir. Ancak mevcut verilerde kripto para piyasasında doğrudan bir tepki 'tespit edilmedi'.
Şu ana kadar netleşen tablo şu: ABD Donanması'nın refakati petrol taşımacılığının bir kısmını sürdürüyor, fakat açık kaynaklı takip verilerine göre görünür geçiş sert biçimde geriledi. Hürmüz Boğazı'nın normalleşip normalleşmediği, refakat edilen yük miktarından çok; görünür geçiş, sigorta maliyetleri ve alternatif güzergah taşımacılığının birlikte istikrar kazanıp kazanmadığına bakılarak değerlendirilmeli.
Yorum 0