Petrol ürünleri piyasasındaki arz sıkışıklığının ham petrol piyasasından daha ciddi hale geldiği görülüyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen günlük hacim yaklaşık 10 milyon varil olarak tahmin edilse de, küresel petrol ürünü stokları düşüşünü sürdürüyor.
Vitol CEO'su Russell Hardy(Russell Hardy), 8'inde (yerel saatle) Singapur'da düzenlenen Asya-Pasifik Petrol Konferansı'nda 'petrol ürünleri piyasasındaki durum çok ama çok sıkı ve gergin' dedi. Açıklamaları Bloomberg tarafından aktarıldı.
Hardy, Hürmüz Boğazı'ndan geçen günlük hacmin yaklaşık 9 milyon varilinin ham petrol, geri kalanının ise petrol ürünü olduğunu belirtti. Ancak '10 milyon varilin her gün mutlaka çıkabileceğinin garantisi yok' diyerek bunun gemi, sigorta, kaptan ve mürettebat durumuna bağlı olduğunu söyledi.
Hürmüz Boğazı, Orta Doğu kaynaklı ham petrol ve petrol ürünlerinin uluslararası piyasaya taşındığı ana geçiş noktası. Geçiş hacmi aynı kalsa bile gemi işletmeciliği ve sigorta koşullarındaki değişiklikler gerçek arz miktarını etkileyebiliyor.
Hardy, mevcut geçiş hacminin rafinerileri çalıştırmaya muhtemelen yeteceğini düşünüyor. Ancak Orta Doğu ve Rusya'dan günlük 2'şer milyon varil azalan petrol ürünü ihracatının, ham petrolden çok rafine ürün piyasasındaki arz koşullarını kötüleştirdiğini söyledi.
İki bölgedeki ihracat düşüşü toplamda günlük 4 milyon varile denk geliyor. Hardy'nin işaret ettiği arz sıkıntısı, ham petrolün kendisinden ziyade onu benzin, dizel ve ısıtma yağına dönüştüren rafinaj sürecinde ve ürün ihracat akışında daha belirgin şekilde ortaya çıkıyor.
Hardy 'stoklar hâlâ azalıyor' dedi ve 'stok düşüşünü durduracak kadar rafinaj kapasitesi henüz devreye girmedi' diye ekledi. Dünya genelinde kalan fazla stokların da tükenmeye devam ettiğini vurguladı.
Ham petrol ile petrol ürünleri tedarik zincirinde farklı şekilde hareket ediyor. Ham petrol temin edilse bile rafineri aksaklıkları veya ihracat kısıtlamaları devreye girdiğinde, nihai tüketime yönelik ürün arzı azalabiliyor.
Rafineriler ham petrolü benzin, dizel ve ısıtma yağına dönüştürüyor. Bu nedenle ürün piyasasındaki arz koşulları yalnızca ham petrol miktarına değil, rafineri işleme kapasitesine, ürün bazındaki stoklara ve ihracat akışına da bağlı.
Ham petrolden çok rafine ürün baskısının arttığı önceki gelişmelerde de rafineri işleme kapasitesi, ürün stokları ve ihracat kısıtlamaları rafine ürün piyasasını belirleyen etmenler olarak öne çıkmıştı. Hardy'nin açıklamaları, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş hacminin kısmen korunduğu bir ortamda bile ürün arzının yeterli olmayabileceğini bir kez daha ortaya koydu.
Daha önce ABD'de rafine ürün stoklarının ham petrole kıyasla çok daha sert düştüğü gelişme haberleştirilmişti. Bu da ham petrol arzı ile rafine ürün arzının aynı yönde hareket etmeyebileceğini gösteren bir örnek.
Petrol ürünü arzındaki azalma, rafineriler ve ihracatçı ülkeler için fiyat artışı unsuru olabilir; ancak taşımacılık, tarım ve ısıtma gibi ürünü kullanan sektörler için maliyet baskısına dönüşebilir. Yine de bu açıklama tek başına gerçek fiyat hareketini veya belirli şirketlerin kazanç sağlayıp sağlamayacağını netleştirmiyor.
Hardy, mevcut geçiş hacminin rafineri faaliyeti için yeterli olabileceğini belirtirken, her gün aynı seviyede taşımacılığın garanti edilemeyeceğinin altını çizdi. Arz görünümü boğazdaki taşımacılık koşullarına, sigortaya ve gemi işletmeciliğine göre değişebilir.
Vitol, mevcut piyasayı ham petrolden çok petrol ürünleri tarafının daha ciddi bir kriz içinde olduğu şeklinde değerlendiriyor. Petrol ürünü stoklarındaki düşüş ve rafinerilerin faaliyet durumu, bundan sonraki arz koşullarını belirleyecek.
Yorum 0