İran istihbarat teşkilatıyla bağlantılı olduğu öne sürülen 'Şeyyan Ağı' (Shayan Network) isimli yapının, yaptırım kapsamındaki İran petrolünü sattıktan sonra yaklaşık 11 milyar dolarlık geliri devlete iade etmediği iddia edildi. Ağın gerçek kimliği ve para akışı bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanabilmiş değil.
İran International, 15 Ağustos'ta (yerel saatle) birden fazla İran Petrol Bakanlığı yetkilisine dayandırdığı haberinde, Şeyyan Ağı'nın İran petrolü ve gaz kondensatını yurt dışına sattığı ve gelirini geri topladığı bir 'vekil' (trustee) yapısıyla çalıştığını yazdı. Vekil, yaptırımlar nedeniyle uluslararası finans sistemine erişemeyen ülkeler adına petrol satıp bedelini ülkeye aktaran aracı anlamına geliyor.
Yetkililer, ağın İran İstihbarat Bakanlığı'nda üst düzey bir yetkiliyle bağlantılı olduğunu ve dokuz kişinin yaklaşık 11 milyar dolarlık petrol satış gelirini iade etmediğini öne sürdü. İran International, 'Şeyyan' kod adının İstihbarat Bakanlığı'nın yakıt ve enerjiden sorumlu direktörüne ait olduğunun bilindiğini, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Mohsen Rezai'nin oğlu Ali Rezai ile eski istihbarat bakanının yakınlarının da aracı olarak gösterildiğini aktardı.
Ancak bu isimlerin suç isnatları ve ağ içindeki rolleri İran makamlarının kesinleşmiş bir kararıyla teyit edilmiş değil. Yaklaşık 11 milyar dolarlık rakam da İran International'ın kaynaklara dayandırdığı bir tutar.
İran makamlarının soruşturması kısmen doğrulandı. Tahran Baş Savcısı Ali Salehi, 24 Temmuz'da (yerel saatle) vekil şirket yöneticilerine yönelik 59 dava açıldığını, bunlardan 43'ünün iddianame aşamasına ulaştığını ve 22 kişinin tutuklandığını açıkladı.
Yurt dışına kaçan 15 kişi için Interpol'e kırmızı bülten başvurusu yapıldı. Ancak bu kişilerin Şeyyan Ağı'nın bir parçası olup olmadığı doğrulanmadı.
Vekil yapısı, ABD yaptırımları nedeniyle İran bankalarının uluslararası finans ağının dışında kalmasıyla ortaya çıktı. İran'daki devlet kurumları ya da devlete veya orduya bağlı fonlar petrolü teslim ettiğinde, yurt dışı hesap ve şirketlere erişimi olan aracılar petrolü satıp bedelini İran'a gönderiyor.
İran International, aracıların Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Türkiye ve Umman gibi ülkelerde faaliyet gösterdiğini, seçim kriterleri ile komisyon ve teminat yönteminin kamuya açık şekilde net olmadığını belirtti.
Petrol Bakanlığı ve Merkez Bankası'nın sorumluluk sınırına ilişkin karşı görüşler de geldi. İran Petrol Bakanı Mohsen Paknejad, bakanlığın rolünün petrol pazarlaması ve satışıyla sınırlı olduğunu, ihracat gelirinin nereye yatırılacağı ve transferlerin denetlenmesinin Merkez Bankası'nın sorumluluğunda olduğunu belirtmişti.
Bu nedenle söz konusu iddianın Petrol Bakanlığı, Merkez Bankası ve İstihbarat Bakanlığı'ndan hangisinin yönetim hatasına karşılık geldiği konusunda ek doğrulama gerekiyor. Şu ana kadar ortada savcılık soruşturması, yetkili iddiaları ve petrol bakanının sorumluluk alanına dair açıklaması bir arada bulunuyor.
ABD Hazine Bakanlığı, İran petrolü ticaretinde paravan şirketler, aracılar, gemiden gemiye aktarma, sahte belgeler ve gemi kimlik bilgisi tahrifatı gibi yöntemlerin kullanıldığı uyarısında bulunmuştu. Çin, İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını satın alıyor; Shandong eyaleti merkezli bağımsız rafineriler olan 'teapot' rafinerileri ise başlıca alıcılar arasında gösteriliyor.
İran'ın yaptırım kaçırma ağı, TokenPost'un daha önce haberleştirdiği İran petrol gelirinin geçiş güzergahı olarak gösterilen bir Türk mali kurumuna yönelik yaptırım örneğiyle de kesişiyor. Ancak iki olay arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğu doğrulanmadı.
Kripto para bağlantısı da gündeme geldi. İran International, Şeyyan Ağı'yla ilişkilendirilen Mohsen Falahian'ın bir işlemde 200 milyon dirhamlık İran petrol gelirini kripto paraya çevirip Avrupa'ya gönderdiğine dair kaynak iddiasını aktardı.
Ancak kullanılan kripto para türü, cüzdan adresi, işlem hash'i ve transferin gerçekten yapılıp yapılmadığı doğrulanmadı. Bu iddianın Bitcoin(BTC) ya da başka bir kripto paranın fiyatını doğrudan etkilediğine dair de herhangi bir kanıt sunulmadı.
Şeyyan Ağı iddiaları, İran'ın yaptırımları aşma sürecinde resmi olmayan aracılara bağımlı kaldığını gösteren yapısal bir zafiyete işaret ediyor. Yine de yaklaşık 11 milyar dolarlık tutar ve isimlerin zimmete para geçirme isnadı kaynak iddialarına dayandığından, mahkeme kararları ile finansal ve sevkiyat kayıtları üzerinden ek doğrulama gerekiyor.
Yorum 0