Vitalik Buterin, blockchain'i teknolojik bir hedef değil, sorun çözmek için kullanılan bir araç olarak tanımladı ve sansüre direnç, açıklık, gizlilik ile güvenliği temel değerler olarak sundu.
Ethereum(ETH)'un kurucu ortağı Vitalik Buterin, 13'ünde Tayvan'da düzenlenen ETH Taipei 2026'da "blockchain bir amaç değil, sorun çözmek için bir araçtır" dedi. Buterin'in konuşmasının içeriğini ABMedia duyurdu.
Buterin'in ortaya attığı 'CROPS' kavramı, sansüre ve ele geçirilmeye direnç (Censorship and Capture Resistance), açık kaynak (Open Source), gizlilik (Privacy) ve güvenlik (Safety) kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. Buna göre blockchain'i devreye sokmadan önce çözülmek istenen sorun net biçimde belirlenmeli, ardından buna uygun teknoloji seçilmelidir.
Buterin, blockchain dışında da aynı hedefe ulaşabilecek teknolojiler bulunduğunu, blockchain kullanılsa bile sansüre direnç, açıklık, gizlilik ve güvenliğin bazen iyileşmediğini açıkladı. Ona göre sektör, blockchain'i her soruna uygulama alışkanlığından vazgeçmelidir.
Buterin, son 5-6 yıl boyunca kripto para sektörünün "borsaya listelenmiş olmayı" ya da "blockchain'e kaydedilmiş olmayı" başlı başına bir yenilik olarak gördüğünü belirtti. Kişisel verileri, kimlikleri ve sosyal ilişkileri blockchain'e kaydetme girişimlerinin sürdüğünü, NFT ve DeFi'nin de yalnızca blockchain tabanlı olduğu için değer kazandığını anlattı.
Merkeziyetsiz finans alanında da bazı oracle'ların aşırı merkezileştiğini veya zincirler arası köprülerin potansiyel arka kapı riski taşıyan çoklu imza cüzdanlarıyla yönetildiği örnekler olduğunu söyledi. Buna rağmen yalnızca 'DeFi' etiketinin bile güven kazandırdığı durumlar yaşandığını ekledi.
Buterin, fiyat artışının ve o dönemde sınırlı olan teknolojik araçların bu eğilimi güçlendirdiğini açıkladı. Blockchain o dönemin en göze çarpan aracı olduğu için farklı sorunların tamamı blockchain ile çözülmeye çalışıldığını belirtti.
Bu yıl itibarıyla blockchain merkezli 'kripto öncelikli' düşünce biçiminin fiilen bir sınıra dayandığını değerlendirdi. Gerekçe olarak, üniversitelere, Asyalı teknoloji şirketlerine ve büyük şirketlere en dikkat çeken teknoloji sorulduğunda, blockchain'den önce yapay zekanın (AI) gündeme gelme olasılığının yüksek olmasını gösterdi.
Ancak Buterin, blockchain'in çözmeye çalıştığı sorunların ortadan kalkmadığını vurguladı. AI geliştikçe sansüre direnç, gizlilik, güvenlik ve güvenilir bilgi kaynaklarının öneminin daha da arttığını söyledi.
OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin tescilli büyük dil modellerine bağımlı iş akışlarının merkezi tek bir arıza noktası oluşturabileceğini açıkladı. Hizmet sağlayıcıların politikaları değiştirebileceğini, erişimi kısıtlayabileceğini ve hizmeti durdurabileceğini belirtti.
AI kullanımı sırasında kişisel verilerin açığa çıkma olasılığını da bir risk faktörü olarak sundu. Kullanıcıların sorgu içeriklerinin ve kullanım geçmişinin analiz edilebileceğini, model eğitimi sürecinde şifre gibi hassas bilgilerin de kalabileceğini söyledi.
Anonimliğin de güvenli olmadığını düşündüğünü belirtti. Buterin, AI'nin yazım tarzı, meta veri ve paylaşım zamanı gibi az miktarda bilgiyle bile kullanıcının kimliğini tahmin edebildiğini, şifreli mesajlaşma uygulamalarının da kimin kiminle ne zaman ve ne sıklıkla iletişim kurduğuna dair meta verileri tamamen gizleyemediğini açıkladı.
Buterin, şu anda en ileri 'özgür teknolojinin' blockchain değil, açık ağırlıklı (open-weight) büyük dil modelleri olabileceğini söyledi. Yine de blockchain'in ortadan kalkmayacağını, bundan sonra blockchain ile kriptografinin birleşiminin önem kazanacağını belirtti.
Sıfır bilgi ispatı ve tam homomorfik şifreleme gibi teknolojilerin blockchain'in kullanım alanını genişletebileceğini kaydetti. Buterin'in Ethereum yol haritasında gizlilik ve kuantuma karşı güvenliğe öncelik verdiğine dair daha önceki tartışma da bu teknolojik yönle örtüşüyor.
Buterin'in bu açıklaması, blockchain'in benimsenip benimsenmeyeceğinden önce sansüre direnç, açıklık, gizlilik ve güvenlik hedeflerinin gözden geçirilmesi gerektiği görüşünü ortaya koydu. Blockchain ile kriptografi teknolojisinin birleşme yönünün bundan sonra önem kazanacağını belirtti.
Yorum 0