Securitize CEO'su Brett Redfearn, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'nun (SEC) token'laştırılmış hisseler için hazırladığı ‘inovasyon muafiyeti’nin, şirketlere kendi hisselerinin token'laştırılmasını reddedebilecekleri bir süreç içerebileceğini söyledi.
Brett Redfearn(Brett Redfearn), Securitize(Securitize) CEO'su, 10’unda kaydedilen Unchained(Unchained) röportajında “inovasyon muafiyeti, ihraççının katılım dışı bırakma (opt-out) hakkına benzer bir süreç içerebilir” dedi. Redfearn, 2017’den 2020’ye kadar SEC’in İşlemler ve Piyasalar biriminin başında bulunmuştu.
Redfearn’in anlattığı modele göre, üçüncü bir tarafın bir şirketin hisselerini token’laştırmadan önce ilgili şirkete bildirimde bulunması gerekiyor. Şirkete görüş bildirmesi için “yaklaşık 30 günlük” bir süre tanınıyor; şirket itiraz ederse söz konusu hisse platforma eklenmiyor.
Buna karşılık şirket herhangi bir yanıt vermezse token’laştırma süreci devam edebiliyor. Redfearn, “şirketlere lehte mi aleyhte mi olduklarını belirtmeleri için belirli bir süre tanınacak” dedi ve ekledi: “yanıt gelmezse süreç devam ettirilecek.”
SEC, token’laştırılmış hisse işlemleri için hazırladığı inovasyon muafiyeti önerisini henüz kamuoyuyla paylaşmadı. İlgili süreç mayıs ve ağustos aylarında olmak üzere iki kez ertelendi.
Bu tartışma, SEC’in token’laştırılmış hisselerin blok zinciri üzerinden 24 saat işlem görmesine izin verecek bir inovasyon muafiyeti hazırladığına dair daha önceki haberlerin devamı niteliğinde; o dönemde de muafiyetin nihai içeriği ve uygulama takvimi açıklanmamıştı.
Şirketlerin onayının gerekip gerekmediğine dair tartışma, token’laştırılmış hisselerin hak yapısından kaynaklanıyor. ABD Menkul Kıymet Transfer Acenteleri Birliği (STA), 1 Temmuz’da SEC’e gönderdiği mektupta inovasyon muafiyetinin yalnızca ‘ihraççı destekli token’lara uygulanması gerektiğini savundu.
İhraççı destekli token, hisseyi çıkaran şirketin token’laştırma sürecine doğrudan katıldığı ve resmi hissedar kayıtlarıyla bağlantı kurduğu bir yapıyı ifade ediyor. STA, token’laştırılmış menkul kıymetlerin ihraççının onayını ve resmi mülkiyet kayıtlarını yansıtması gerektiğini belirtti.
Securitize, hisseleri zincir üzerine taşırken ihraççı şirketin sürece katılmasını ön koşul olarak alan bir model geliştiriyor. Bu modelde, token’laştırılmış hisse ile şirketin resmi hissedar kaydı arasındaki bağlantı kilit önem taşıyor.
Buna karşın Robinhood(HOOD), ABD dışındaki yatırımcılara, şirket katılımı olmadan hisse fiyatını takip eden token’lar satıyor. Bu ürüne eylülde AMC Entertainment(AMC) itiraz etti.
Robinhood CEO’su Vlad Tenev(Vlad Tenev), “bir hisseyi zincire taşımak, ihraççıya zincir dışında sahip olmadığı bir veto hakkı vermeyi gerektirmez” dedi. Tenev, şirketin görüşünün yalnızca hisse token’ının hissedar haklarını veya resmi mülkiyet kayıtlarını değiştirmesi durumunda dikkate alınması gerektiğini savunuyor.
Daha önce AMC hisse token’ları konusunda borsaya kote şirketlerin veto hakkına sahip olup olmadığına dair yapılan tartışmada da Tenev, Robinhood’un hisse token’ları için AMC’nin onayının gerekmediğini öne sürmüştü.
Tenev daha sonra Robinhood’un hisse token’larına fiziki geri ödeme (redemption) ve oy hakkı özellikleri ekleyeceğini açıkladı. Fiziki geri ödeme, token’ın dayanak hisseyle değiştirilmesini sağlayan bir özellik; oy hakkının eklenmesi ise token sahiplerinin bazı hissedar haklarını kullanıp kullanamayacağına dair bir tartışma konusu.
Redfearn, Robinhood’un bu ürünü ABD’de piyasaya sürmesi halinde SEC’in oy hakkı, temettü ve şirket işlemleri dahil tam kapsamlı menkul kıymet haklarını talep edebileceğini öngördü. Bu değerlendirme yalnızca Redfearn’in kişisel öngörüsü olup, SEC’in kesinleşmiş bir politikası değil.
SEC’in inovasyon muafiyeti önerisinin nihai içeriği ve şirketlerin itiraz süreci henüz açıklanmadığı için, ihraççı katılımlı token’lar ile üçüncü taraf token’ları arasındaki ayrımın hangi kritere göre yapılacağı hâlâ belirsizliğini koruyor.
Yorum 0