ABD genelinde ortalama dizel fiyatının galon başına 6,06 dolara (yaklaşık 8.242 won) yükselmesi, çiftçiler ve taşımacılık sektörü üzerindeki maliyet baskısını artırdı. Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde çekişmeli eyaletlerde yükselen akaryakıt maliyetleri, gıda ve ısınma giderlerine de yansıyor.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA), 11 Eylül’de ülke genelindeki ortalama dizel fiyatını galon başına 6,06 dolar olarak açıkladı. Fiyat, bir hafta önceki 5,85 doların (yaklaşık 7.956 won) ve bir yıl önceki 3,71 doların (yaklaşık 5.046 won) üzerine çıktı.
Dizel, tarım makineleri ve yük taşımacılığında kullanılıyor. Fiyatların yükselmesi tarımsal üretim ve nakliye maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarını da etkileyebilir. ABD’de dizel fiyatlarındaki artışın tedarik zinciri ve enflasyona yansıma yolları daha önce de ele alınmıştı.
Tarımın ekonomide önemli yer tuttuğu Iowa’da maliyet baskısı daha doğrudan hissedildi. Washington Post, dizel fiyatlarının bu yıl yüzde 60’tan fazla artmasının tarım makinelerinin işletme giderlerini yükselttiğini bildirdi. Gübre fiyatlarındaki artış ve ürün fiyatlarındaki düşüş de çiftçilerin maliyet baskısını artırdı.
Washington Post, Iowa’daki çiftçilerin maliyet yükünün ağırlaştığını bildirdi. Gübre fiyatlarının yanı sıra üretimde kullanılan malzemelerin de pahalanması, tarımsal işletmeler üzerindeki baskıyı genişletti.
Alaska’da yakıt maliyetleri hem ısınmayı hem de gıda taşımacılığını etkiliyor. Başkent Juneau ve Fairbanks’te benzin fiyatları galon başına yaklaşık 4,75 dolara (yaklaşık 6.460 won) ulaşırken, bazı kırsal bölgelerde 11 dolara (yaklaşık 14.960 won) kadar çıktı.
Konutlarda kullanılan ısıtma yağı fiyatı ağustos itibarıyla bir yıl öncesine göre yüzde 52 arttı. Yakıt maliyetlerinin yüksek olduğu bölgelerde nakliye ve ısınma giderlerinin birlikte yükselmesi, hane halkının yaşam maliyeti baskısını artırabilir.
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA), eylül ayındaki kısa vadeli enerji görünümünde ABD’de orta distilat stoklarının eylülde 100 milyon varilin altına ineceğini ve 2026 sonuna kadar 2021-2025 dönemindeki beş yıllık ortalamanın altında kalacağını öngördü.
Orta distilatlar, ham petrolün rafine edilmesiyle elde edilen dizel ve konut ısıtma yağı gibi petrol ürünlerini kapsıyor. Rafineri bakımlarıyla tarımsal yakıt talebinin aynı döneme denk gelmesi, arz fazlasını azaltarak fiyat oynaklığını artırabilir.
EIA, sonbahardaki rafineri bakımları ve hasat döneminde tarımsal yakıt talebindeki artışın dizel fiyatları üzerinde ek yükseliş baskısı oluşturabileceğini açıkladı. Kurum, kuzeydoğu bölgelerinde aynı faktörlerin konut ısıtma yağı fiyatlarını da etkileyebileceğini belirtti. Söz konusu öngörünün referans tarihi 3 Eylül.
Enflasyon baskısı da sürüyor. ABD Çalışma Bakanlığı, ağustos ayı tüketici fiyat endeksinin (CPI) yıllık bazda yüzde 3,4, aylık bazda yüzde 0,4 arttığını açıkladı. Enerji endeksi yıllık yüzde 16,3, yakıt yağı endeksi ise yüzde 52,0 yükseldi.
Yakıt fiyatlarının etkisi, bölgelerin sanayi yapısına göre değişiyor. Tarım ve taşımacılığa bağımlı bölgelerde dizel fiyatlarındaki artış üretim ve lojistik maliyetlerine hızla yansıyabilirken, ısıtma yağı kullanımının yüksek olduğu bölgelerde kış aylarında hane harcamaları üzerindeki baskı artabilir.
Petrol fiyatlarında ek yükseliş ihtimalini yansıtan tahmin piyasası işlemleri de görüldü. Polymarket, 16 Eylül itibarıyla 31 Aralık’a kadar ham petrolün yeni bir rekor seviyeye ulaşma olasılığını yüzde 16 olarak gösterdi.
Bu oran resmi bir öngörü değil, piyasa katılımcılarının işlemleriyle oluşan olasılığı ifade ediyor. Değerlendirme kriteri, CME Group’un yakın vadeli WTI vadeli işlem sözleşmesinde fiyatın varil başına 147,27 doları (yaklaşık 200.287 won) aşıp aşmaması.
Yakıt fiyatlarındaki artışın seçim sonuçlarını belirleyeceğini kesin olarak söylemek mümkün değil. Ancak dizel ve ısıtma yağı fiyatlarındaki yükselişin bazı çekişmeli eyaletlerde tarım, taşımacılık ve yaşam maliyeti sorunlarını aynı anda öne çıkarması, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde önemli bir ekonomik gündem maddesi olarak kalıyor.
Yorum 0