Hindistan’ın gösterge endeksi Nifty 50 bu yıl %10’dan fazla gerilerken, yabancı yatırımcılar eylül ayında Hindistan’daki spot hisselerde 1,7 milyar dolar (yaklaşık 233,92 milyar won) net satış yaptı. Yıl başından bu yana toplam net satış yaklaşık 26 milyar dolara (yaklaşık 3,5776 trilyon won) ulaşarak rekor seviyeye yaklaştı.
Bernstein, 21 Eylül tarihli raporunda Hindistan’ın büyük ölçekli şirketlerinin yüksek değerlemelerini haklı çıkaracak kadar hızlı büyümediğini belirtti. CNBC’nin aktardığına göre Bernstein, “Hindistan’daki birçok büyük şirket geçmiş bir ekonomik çağı temsil ediyor” diyerek şirketlerin geleceğe yatırım yapmak yerine mevcut işlerini konsolide ettiğini söyledi.
Hindistan’ın merkezi saklama kuruluşu NSDL’nin verilerine göre yabancı portföy yatırımcıları eylül ayında Hindistan’daki spot hisselerde 1,7 milyar dolarlık net satış gerçekleştirdi. Yabancılar temmuz ve ağustos aylarında kısa süreliğine net alıma dönse de eylülde yeniden satışa geçti.
Bernstein, yabancı sermaye çıkışının arkasında Hindistan’daki büyük şirketlerin iş dönüşümünü geciktirmesinin bulunduğunu belirtti. Rapora göre şirketler, elektrikli araçlar ve yarı iletkenler gibi yeni teknoloji alanlarına Hindistan’ın ihtiyaç duyduğu ölçekte yeterli sermaye sağlamıyor.
Büyük şirketlerin politika korumasının süreceği beklentisiyle küresel rekabete hazırlanmak için gereken yatırımları ertelediği de ifade edildi. Bernstein, bu şirketlerin gelecekteki büyümeye yatırım yapmak yerine mevcut işlerini birleştirmeye odaklandığını değerlendirdi.
Bernstein ayrıca orta ve küçük ölçekli şirketlerin büyük kurumsal sermaye için kolay bir alternatif oluşturmasının zor olduğunu belirtti. Bu şirketlerin büyüme potansiyeli görece yüksek olsa da küçük ölçekleri ve sınırlı halka açık payları likiditeyi kısıtlıyor.
Piyasa analizi ve bilgi akışının yeterli olmaması da kurumsal yatırımcıların orta ve küçük ölçekli şirketlere büyük miktarlarda yatırım yapmasını zorlaştıran unsurlar arasında gösterildi. Bernstein, bu şirketlerin hâlâ küçük ölçekli olduğunu, halka açık paylarının ve likiditelerinin sınırlı kaldığını açıkladı.
Hindistan ekonomisinin büyüme performansı ile hisse piyasasının seyri arasındaki fark da açılıyor. Hindistan, büyük ekonomiler arasında en hızlı büyüyenlerden biri olarak değerlendirilirken Nifty 50 bu yıl dünyanın en kötü performans gösteren başlıca endekslerinden biri oldu.
Orta ölçekli şirketler ve bazı küçük ölçekli şirketler; imalat, fintech ve tüketici teknolojileri gibi ekonomik faaliyet içindeki ağırlığı artan sektörlere daha fazla maruz kalıyor. Bu nedenle söz konusu sektörlerin Hindistan ekonomisindeki genişlemeyi Nifty 50’ye kıyasla daha fazla yansıttığı belirtiliyor.
Hindistan aracı kurumu Ambit Capital’in verilerine göre, haziran çeyreğinde Nifty 50 şirketlerinin ortalama kâr artışı yıllık bazda %11 oldu. Aynı dönemde orta ölçekli şirketlerin kârı %31 arttı.
Bununla birlikte orta ve küçük ölçekli şirketlerdeki yüksek büyüme oranlarının büyük kurumsal sermaye girişine hızla dönüşmesi zor görünüyor. Sınırlı likidite ve düşük halka açıklık oranı, büyük işlemlerin piyasa fiyatları üzerindeki etkisini artırabilir.
Büyük ölçekli şirketlerdeki baskı da sürüyor. Reliance Industries ve HDFC Bank, 52 haftalık dip seviyelerine yakın işlem görüyor.
Nifty 50’de %8’den fazla ağırlığa sahip bilgi teknolojisi şirketleri, yapay zekânın yaygınlaşması nedeniyle gelir ve kârlılık baskısıyla karşı karşıya. Tata Group ise Hindistan’ın ilk yarı iletken üretim tesisine yapılacak yatırımla ilgili yönetim kurulu anlaşmazlığının içinde bulunuyor.
Bernstein, yapay zekâ yatırımlarındaki hareketliliğin zayıflaması veya Orta Doğu krizinin sona ermesiyle yabancı sermayenin otomatik olarak Hindistan’a döneceği beklentisine de karşı çıktı. Yabancı yatırımcıların kararlarında Hindistan’daki büyük şirketlerin büyüme potansiyeli, teknolojiye uyum kapasitesi ve sermayeye erişim sorunlarının birlikte değerlendirildiğini belirtti.
Bernstein, “Yapay zekâ yatırım akışının sakinleşmesini ve Orta Doğu krizinin sona ermesini bekleyerek yabancı sermayenin Hindistan’a girmesini umduğumuzu düşünmek aptallık olur” dedi. Yabancı sermayenin bundan sonraki hareketi ve büyük şirketlerin yeni teknolojilere yatırımlarını artırıp artırmayacağı, Hindistan borsasının yönünü belirleyecek başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.
Yorum 0