Birleşik Krallık merkezli Deep Green, 5,6 MW kapasiteli veri merkezi inşa etmek için onay aldı. Şirket, yapay zekâ (AI) sunucularından çıkan atık ısıyı bölgedeki binalara ve ısıtma şebekesine aktarmayı planlıyor.
Deep Green, AI ve yüksek performanslı bilgi işlem sistemleri için geliştirilen modüler veri merkezlerinde kapalı devre soğutma sistemi kullanacağını açıkladı. Şirket, enerjinin yüzde 95'ine kadarını ısı olarak yeniden kullanabileceğini ve güç kullanım etkinliğini (PUE) 1,03 seviyesine kadar düşürebileceğini belirtti.
PUE, bir veri merkezinin toplam elektrik tüketimi içinde sunucular ve diğer bilgi teknolojisi (IT) ekipmanlarının kullandığı elektriğin oranını ifade ediyor. Oranın düşük olması, soğutma ve enerji tedariki gibi yardımcı sistemlerin daha az elektrik tükettiği anlamına geliyor.
Deep Green'in öne çıkan örneklerinden biri, Manchester yakınlarındaki Urmston'da bulunan 400 kW kapasiteli tesis. Tesis, sunuculardan çıkan atık ısıyı Trafford Leisure Centre bünyesindeki yüzme havuzuna aktaracak şekilde tasarlandı.
Proje belgelerinde yıllık yaklaşık 80 bin sterlin ısıtma maliyeti tasarrufu ve en fazla 150 ton karbon emisyonu azaltımı öngörülüyor. Ancak bu rakamlar gerçek işletme sonrasında ölçülen sonuçlar değil, proje aşamasında sunulan tahminler olarak değerlendirilmeli.
Deep Green, 14 Mayıs'ta Bradford'da 5,6 MW kapasiteli veri merkezi inşa etme planının onaylandığını açıkladı. Şirket, tesisi Bradford enerji ağına bağlayarak fazla ısıyı bölgedeki binalara ve ısıtma şebekesine vermeyi planlıyor.
Deep Green, Bradford tesisinin faaliyete geçmesi halinde yıllık 4.500 tondan fazla karbon emisyonunu azaltabileceğini öngördü. Gerçek faaliyete geçiş tarihi ve işletme sonrasında elde edilecek azaltım miktarı, şirketin sunduğu tahminlerden ayrı değerlendirilmelidir.
Finansman tarafında Octopus Energy Generation, 2024'te Deep Green'in veri merkezi atık ısısını geri dönüştürme teknolojisine 200 milyon sterlin yatırım yapacağını duyurdu. Octopus, yatırım gerekçesi olarak veri merkezi ısısının yüzme havuzlarına ve bölgesel ısıtma şebekelerine aktarılabileceği yapıyı gösterdi.
Atık ısı geri dönüşümü, veri merkezinin toplam elektrik tüketimini doğrudan azaltan bir teknoloji değil. Sistem, sunucular ve grafik işlem birimleri (GPU) tarafından kullanılan elektrikten ortaya çıkan ısıyı geri kazanarak mevcut kazanların veya diğer ısıtma kaynaklarının yerini almayı amaçlıyor.
Bu nedenle elektrik şebekesi üzerindeki yükün ne ölçüde azalacağını değerlendirmek için veri merkezinin toplam elektrik tüketimi, soğutma elektriği ve ısı pompalarıyla boru hatları için gereken ek elektrik birlikte incelenmeli. Isının kullanılması, sunucuların çalışması için gereken elektriği ortadan kaldırmıyor.
Projenin ticari uygulanabilirliği, ısının kullanılacağı noktalara olan mesafeye de bağlı. Atık ısının sıcaklığının düşük olması veya talep noktalarının uzakta bulunması, ısı pompaları ve boru hatlarının kurulum maliyetini artırabilir. Mevsimlere göre ısıtma talebinin değişmesi de dikkate alınması gereken bir diğer unsur.
Computer Weekly, Birleşik Krallık'taki veri merkezi atık ısısı geri dönüşüm projelerinin düşük ısı sıcaklığı, bölgesel ısıtma şebekelerinin yetersizliği, bağlantı maliyetleri ve planlama süreçleri gibi sorunlarla karşılaştığını aktardı. Isının kullanılacağı tesisler yakın olsa bile bağlantı ve işletme maliyetleri projenin temel değişkenleri arasında yer alıyor.
AB Enerji Verimliliği Direktifi, toplam nominal enerji girdisi 1 MW'ı aşan veri merkezlerinin atık ısı kullanım imkânını değerlendirmesini öngörüyor. Teknik veya ekonomik açıdan uygulanmasının zor olduğu kanıtlanırsa istisna tanınabiliyor. Maliyet-fayda analizlerinde mevsimsel ısı talebi ve bölgesel ısıtma şebekesine bağlantı imkânı da değerlendiriliyor.
Birleşik Krallık'ta veri merkezlerinin elektrik ve kaynak tüketimiyle ilgili tartışmalar sürüyor. Birleşik Krallık'taki AI veri merkezi inşalarının şebeke ve yerel kaynaklar üzerindeki etkisine ilişkin tartışmalar devam ederken, atık ısı geri dönüşümü veri merkezleriyle bölgesel enerji talebini birbirine bağlayan yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.
Ancak Deep Green'in açıkladığı ısı yeniden kullanım oranı ve karbon emisyonu azaltım tahminleri, gerçek işletme verileriyle bağımsız biçimde doğrulanmış sonuçlarla karıştırılmamalı. Projenin etkisini doğrulamak için tesis faaliyete geçtikten sonra elektrik tüketimi, geri kazanılan ısı miktarı ve ikame edilen ısıtma kaynaklarının emisyonları birlikte ölçülmeli.
Yorum 0