Bir hisseyi blokzincir tokenına dönüştürmek, sahibine her üründe aynı hakları vermiyor. Tokenize hisselerde işlem saatleri ve kesirli alım satım kadar, gerçek hisse sahipliğinin ve oy hakkının korunup korunmadığını da önce kontrol etmek gerekiyor.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) bünyesindeki Şirket Finansmanı, Yatırım Yönetimi ve İşlem Piyasaları birimlerinin çalışanları, 28 Ocak’ta tokenize menkul kıymetleri ihraççı öncülüğündeki ve üçüncü taraf öncülüğündeki modeller olarak sınıflandırdı. Tokenize menkul kıymet, mülkiyet kayıtlarının bir kısmının veya tamamının blokzincirde tutulduğu menkul kıymettir. Çalışanlar, token biçiminin tek başına federal menkul kıymetler yasalarının uygulanmasını değiştirmediğini belirtti. Bu açıklama SEC komisyonunun onayladığı bir kural veya resmi kılavuz değil, ilgili birim çalışanlarının görüşüdür.
İhraççının hissedar kayıtlarını blokzincirde tuttuğu modelde tokenın devri, menkul kıymetin mülkiyetinin devrine dönüşebilir. Üçüncü tarafların sunduğu ürünlerin yapısı ise değişiklik gösteriyor. Bazı saklama temelli tokenlar gerçek hisseleri tutuyor ve bu hisselere bağlı hakları temsil ediyor. Sentetik tokenlar ise dayanak hissenin fiyat hareketini izlemekle yetinebiliyor; ilgili şirkette hak veya menfaat sağlamayabiliyor. SEC çalışanları, üçüncü taraf ürünlerin sunduğu hakların dayanak hisseden farklı olabileceğini ve üçüncü tarafın iflas riskine maruz kalabileceğini açıkladı.
Bu farklılıklar, yatırımcı haklarının yalnızca “tokenize hisse” adına bakılarak anlaşılamayacağını gösteriyor. Her ürün için ihraççının kim olduğu, dayanak hisselerin nasıl saklandığı ve temettü ya da oy hakkı sunulup sunulmadığı incelenmeli.
Tokenize hisselerin hakları ve mülkiyet yapısı çevresindeki çevrimiçi tartışmalarda da görüşler ayrıştı. Reddit kullanıcıları, hissedar haklarının geleneksel hisselerdeki haklarla eşleşmesi gerektiğini savunan görüşlerin yanı sıra token sahipliğinin gerçek mülkiyetten ayrılabileceği yönündeki kaygıları da dile getirdi. 24 saat işlem yapılmasının oynaklığı ve spekülatif işlemleri artırabileceğini öne sürenler de oldu. Bunlar bazı kullanıcıların görüşleri; piyasanın tamamını temsil etmiyor.
Geleneksel borsa işletmecileri de ilgili altyapı planlarını açıkladı. New York Borsası’nın ana şirketi Intercontinental Exchange (ICE), 19 Ocak’ta tokenize menkul kıymet işlemlerini ve zincir üstü takası destekleyecek bir platform geliştirme planını duyurdu. Şirket, planlanan özellikler arasında 24 saat işlem, kesirli emirler, anında takas ve stablecoin temelli fonlamayı sıraladı. Plan düzenleyici onayına bağlı. Ayrıca tokenize hisse sahiplerine geleneksel hissedarların temettü ve yönetişim haklarını sunma yaklaşımını da içeriyor.
Nasdaq, 9 Mart’ta hissedar haklarını, yatırımcı deneyimini, şeffaflığı ve yönetişimi merkeze alan bir hisse tokenizasyonu tasarımını açıkladı. Şirket, ilave dağıtık defter teknolojisi (DLT) hizmetlerinin 2027’nin ilk yarısında sunulmasını beklediğini bildirdi. Bu, şirketin açıkladığı takvim; duyurulan tasarım ile fiili işletimi birbirinden ayırmak gerekiyor.
Bitwise CEO’su Hunter Horsley’nin tokenize hisselerin önümüzdeki 2-3 yılda önemli bir değişim yaratabileceğini söylediği yönünde haberler de yayımlandı. Ancak CNBC röportajının videosu veya dökümü doğrulanamadığından sözlerin tam ifadesi ve bağlamı teyit edilemiyor. Bu nedenle söz konusu öngörüyü sektörün kesinleşmiş görüşü olarak değerlendirmek için yeterli dayanak bulunmuyor.
Türkiye’deki okurlar da yalnızca “hisse tokenı” adına bakarak hakları belirleyemez. Ürünün ihraççısını, dayanak hisselerin nasıl saklandığını ve temettü ya da oy hakkı sunulup sunulmadığını kontrol etmek gerekiyor. TokenPost’un tokenize hisse ürünlerinin işleyiş örnekleri ve piyasa büyüklüğünü ele alan haberinde de ürünlerin yapıları birbirinden ayrılmıştı. Tokenize hisselerde hak yapısını ve işlemlerin genişlemesini inceleyen haber de aynı adla sunulan ürünlerin aynı hakları garanti etmediğine dikkat çekmişti.
Yorum 0