Telegram’ın belirli bir kullanıcının telefon numarasını, kullanıcı kimliğini, IP adresini ve bağlantı zamanlarını ABD soruşturma makamlarına verdiği mahkeme belgelerinde yer aldı. Kayıtlarda belirtilen bilgiler mesaj içerikleri değil, hesabı ve bağlantıları tanımlayan verilerden oluşuyor.
404 Media, 7 Ekim 2023’te İsrail’e yönelik saldırıya katılmakla suçlanan bir kişiyle ilgili davanın mahkeme kayıtlarında Telegram’ın veri paylaşım yazısını gördüğünü bildirdi. ABD hükümetinin sunduğu belgede, bilgilerin Stored Communications Act kapsamında verilen mahkeme kararıyla elde edildiği belirtildi.
Telegram, yazısında bilgileri “gönüllü olarak” paylaştığını ifade etti. Ancak bunun, söz konusu talep veya başka bir mesele bakımından ABD’nin yargı yetkisini tanıdığı anlamına gelmediğini de kaydetti.
Belgelerde, verilerin paylaşımının hukuki dayanağı konusunda hükümet ile Telegram’ın farklı ifadeler kullandığı görülüyor. Hükümet belgesi bilgilerin mahkeme kararıyla elde edildiğini söylerken Telegram paylaşımı gönüllü olarak nitelendirdi. Bu ifade farkının hukuki anlamı yalnızca belgelerdeki bilgilerle belirlenemiyor.
Telegram’ın gizlilik politikasında, geçerli bir yargı makamı kararı bulunması ve kullanıcının hizmet şartlarını ihlal eden bir suçun şüphelisi olduğunun doğrulanabilmesi hâlinde, hukuki incelemenin ardından IP adresi ve telefon numarasının soruşturma makamlarıyla paylaşılabileceği belirtiliyor. Şirket, bu paylaşımların üç aylık şeffaflık raporlarına dahil edildiğini söylüyor.
Mahkeme belgelerine eklenen ABD soruşturma makamı beyanında, Telegram’ın 2024 Eylül civarında politikasını değiştirmesinin ardından telefon numarası ve son giriş IP adresi gibi abone bilgilerini paylaşmaya başladığı yazıyor. Beyana göre Telegram, yasal süreçlere yanıt veriyor ancak iletişim içeriklerini paylaşmıyor.
Bu kayıt, belirli bir davada belirli bir kullanıcının hesap ve bağlantı bilgilerinin aktarıldığı bir örneği gösteriyor. Telegram’ın tüm kullanıcıların yazışmalarını ABD makamlarına verdiği anlamına gelmiyor.
Yorum 0