Belarus, Devlet Denetimindeki ‘Kripto Banka’ Modeliyle Kripto Paraları Sıkı Kontrole Alıyor
Belarus hükümeti, kripto para ekosistemine yönelik yeni bir adım atarak ‘kripto banka’ kavramını resmi olarak yasalaştırdı. Bu düzenleme ile dijital varlık hizmetleri, mevcut finansal altyapı içinde devlet gözetimi altında sunulabilecek. Böylece ülkede kripto para sektörü resmen yasal çerçeveye alınıyor ve daha sıkı bir denetim mekanizması uygulanıyor.
Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, 24’ünde (yerel saatle) ‘kripto bankaların’ nasıl faaliyet göstereceğine dair kuralları belirleyen 19 numaralı başkanlık kararnamesini imzaladı. Yeni düzenleme kapsamında kripto bankalar ‘anonim şirket’ yapısında kurulacak ve hem geleneksel finans hizmetlerini hem de token tabanlı dijital ürünleri entegre biçimde sunabilecek. Bu adım, bağımsız bir kripto sektörü kurulmasından ziyade, dijital varlıkların mevcut devlet güdümlü yapılar içinde geliştirileceğini ortaya koyuyor.
Bir kurumun kripto banka statüsü kazanabilmesi için Belarus’un devlet destekli teknoloji bölgesi olan “High-Tech Park” içerisinde faaliyet göstermesi ve Belarus Merkez Bankası’nın yönettiği özel sicile kayıtlı olması gerekiyor. Bu şartlarla hem sektöre sınırlı giriş sağlanıyor hem de dijital varlık alanı tamamen yasal çerçeveye oturtuluyor.
Kripto bankalar, banka dışı finans kuruluşları için geçerli olan finansal düzenlemelere tabiyken eş zamanlı olarak High-Tech Park gözetim kurulunun denetimine de açık olacak. Yani kurumlar hem mali hem de teknolojik açıdan iki ayrı kamu otoritesi tarafından denetlenecek. Bu ‘çift denetim modeli’, kripto hizmetlerin şeffaf, güvenli ve sistemle uyumlu olmasını hedefliyor.
Belarus hükümeti bu sistemin, ‘token tabanlı verimlilikle zenginleştirilmiş yenilikçi finansal ürünlerin’ geliştirilmesine olanak tanıyacağını savunuyor. Ancak bu yalnızca devletin lisans vererek onayladığı yapılar içinde mümkün olacak. Yani blokzincir temelli finans, yalnızca devletin belirlediği sınırlar içinde faaliyet gösterebilecek.
Devlet Başkanlığı Ofisi, bu adımı Belarus’un ‘küresel bir finansal IT merkezi’ olma hedefindeki stratejik bir gelişme olarak tanımladı. Aynı zamanda, dijital varlıklar yalnızca devlet kontrollü platformlar içinde kabul edileceği yönündeki Belarus’un önceki duruşunu da pekiştirdi.
Bu gelişme, Belarus’un uzun süredir şekillendirdiği kripto para stratejisinin yeni bir ayağını oluşturuyor. Lukaşenko, 5 Eylül’de yaptığı açıklamada, yasama organına “kripto piyasası için açık ve şeffaf kurallar hazırlanması” talimatını vermişti. Aynı dönemde devlet bankalarına da dijital token tabanlı ödeme sistemleri geliştirmeleri yönünde çağrı yapmıştı. 10 Eylül’de ise “uluslararası yaptırımlar ve sınır ötesi dijital ödeme ihtiyacının artması”nı bu yasal dönüşüm için gerekçe göstermişti. Bu açıklamalar, Belarus’un açıkça ‘devlet merkeziyetçi blokzincir’ modeline yöneldiğini gösteriyor.
Yıl sonunda Belarus hükümeti, izinsiz yurtdışı kripto borsalarının erişimini kısıtladı. 12 Aralık’ta, reklam kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle önde gelen global borsaların siteleri Belarus içinde engellendi. Bu hamle, devletin izni olmayan tüm kripto faaliyetlerinin sistem dışına itileceğinin işaretiydi.
Tüm bu adımlar, Belarus’un kripto piyasasını ‘inovasyon’ başlığından çok ‘kontrol’ odağında şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Ancak bu yaklaşımın, blokzincirin ‘dağıtık yapı’ ve ‘merkeziyetsizlik’ gibi temel ilkeleri ile çeliştiği yönünde görüşler de bulunuyor. Yorum: Devlet onaylı platformlar dışındaki faaliyetlerin yasaklanması, uluslararası kripto girişimlerinin Belarus’a olan ilgisini sınırlayabilir.
Bu sınırlayıcı yapı, ülkenin blockchain merkezi olma hedefi ile çelişebilir. Bu nedenle Belarus’un ‘blokzincir merkezi’ vizyonunun, küresel kripto ekonomisinin serbest ve merkeziyetsiz yapısıyla çatışması muhtemel görünüyor.
Yorum 0