Müzik akışı ya da film yayın hakları gibi fikri mülkiyetler (IP), token olarak blokzincir üzerine taşınan ilk gerçek kullanım senaryolarından biri olma yolunda. ‘BeatSwap’, bu IP’leri yalnızca birer içerik formatı olarak değil, *on-chain fiziki varlıklar (RWA)* olarak tanımlayıp; yaratıcılar, hayranlar ve yatırımcıların birlikte katılabileceği bir ekosistem inşa ediyor.
24’ünde (yerel saatle), Cointelegraph’ın canlı Soru-Cevap (AMA) etkinliğinde konuşan BeatSwap’in kurucu ortağı Hazel, "Telif haklarını blokzincirde güvenli biçimde kaydederek yaratıcıyı korurken, hayranların hem ekosistem katılımcısı hem de gelir paylaşımcısı olmalarını sağlıyoruz" dedi.
BeatSwap’in temelinde, *telif hakları* ve *lisanslama verilerini* blokzincire taşıyarak hesaplaşma hızını artırmak ve gelir akışını daha şeffaf hale getirmek yatıyor. Müzikle başlayan proje, aslında *film* ve *oyun* gibi tüm dijital IP kategorileri için tasarlanmış bir altyapıya sahip. Gelecekte RWA tabanlı bir dağılmış pazar yeri, tokenlaştırma araçları ve yaratıcılar için sosyal etkileşim katmanı da sunmayı planlıyor.
Bugüne kadar NFT’ler çoğunlukla koleksiyonluk ve yeniden satış değeri üzerine kuruluydu. Ancak IP gibi sürekli gelir akışına sahip varlıklarda (örneğin müzik akışı veya lisanslama sözleşmeleri), farklı bir yaklaşım gerekiyor. BeatSwap’in odak noktası bu nedenle *gelir üretme yeteneği olan varlıkların tokenlaşması* üzerine kurulu.
Hazel, "Bu yalnızca bir medya tokeni değil, gerçek zamanlı gelir doğrulaması ve muhasebe işlemleri yapılabilen bir yapı" diye belirtti. IP’ye dair her kullanımın kime nasıl gelir getirdiği, blokzincir üzerinde anında kaydediliyor. Bu şeffaf sistem, geçmişte sürekli eleştirilen telif hesaplaşmalarındaki gecikmeleri ve belirsiz dağılımları ortadan kaldırmayı hedefliyor.
BeatSwap ekosistemi, *License-to-Earn* (lisanslayarak kazan) ve *Vault-to-Earn* (havuz aktarımıyla kazan) adını taşıyan iki modeli temel alıyor. İlk modelde, IP’nin kullanımı (örneğin müzik yayını) bir ölçüm tokeni ile temsil edilerek gelir kullanıcıya aktarılıyor. Bu sistem spekülasyona değil, gerçek kullanım verisine dayanıyor. *Vault-to-Earn* modeli ise yatırılan bir fonla IP’lerin canlı tutulmasını sağlarken, kullanıcıları doğrudan ekosistem büyümesine ortak ediyor.
Her iki modelde de kilit nokta *doğrulama*. BeatSwap, oracle tabanlı altyapısıyla müzik akışı ve içerik kullanımı gibi eylemleri zincir üzerinde anlık olarak tespit ediyor. Bu sayede blokzincirde tanımlanan haklar, gerçek dünyadaki telif haklarıyla birebir örtüşüyor.
BeatSwap, uzun vadeli hedeflerinde yalnızca müzikle sınırlı kalmak istemiyor. Başarının anahtarını, dijital ortamda global şekilde dolaşan IP’lerin önce *standart hak yapıları* ile temsil edilmesinde görüyor. Hazel, "IP zaten doğası gereği global dağıtıma uygun. Bir kez standart altyapı kurulduğunda, tokenlaştırılmaya en uygun varlık türü haline geliyor" dedi.
Bu doğrultuda BeatSwap, aynı doğrulama sistemini yeniden tasarlamaya ihtiyaç duymadan film, oyun ve dijital medya gibi tüm kategorilere açılabilir biçimde tasarlandı. IP’yi bir kez daha *protokol tabanlı varlık* şeklinde tanımlamayı hedefleyen bu model, yaratıcı koruması, gelir şeffaflığı ve hayran katılımı gibi unsurları blokzincir ile birleştirerek, RWA piyasasında örnek oluşturabilecek bir girişim olarak öne çıkıyor.
Yorum 0