DeFi kredi protokolü Aave(AAVE)’nin çekirdek geliştirme ekibi Aave Labs, ‘Aave Will Win’ adlı yeni strateji çerçevesini resmi olarak Aave DAO’ya sundu. İki aydır süren yönetişim gerilimini sona erdirmeyi hedefleyen teklif, ‘Aave v4’ etrafında yeniden kurgulanmış bir büyüme planı ve kökten değişen bir gelir paylaşım modeli içeriyor. ‘DeFi’, ‘Aave v4’, ‘Aave DAO’ ve ‘token’ kavramları bu yeni dönemin merkezinde yer alıyor.
Teklifin temel fikri net. Bundan sonra Aave markasıyla çıkacak tüm ürünlerden elde edilen ‘ürün seviyesi gelirler’in 100%’ü Aave DAO hazinesine aktarılacak. Ayrıca Aave v4, protokol tarafındaki geliştirmelerin ‘tek çekirdek altyapısı’ olarak konumlandırılacak. Aynı zamanda, küresel finans piyasalarıyla rekabet edebilecek ölçek ve hızda ilerlemek için yeni bir fonlama ve büyüme iskeleti kurulacak. Amaç, Aave’yi ‘gelecek on yıl için’ zincir üstü finans altyapısının temel oyuncularından biri haline getirmek.
Aave Labs, yeni çerçevede kendini ‘uzun vadeli katkı sağlayıcı’ konumuna yerleştirirken, yapının merkezine ise ‘token merkezli(token-centric) model’i oturtuyor. Aave Labs’in geliştirdiği ürünlerden gelenler de dahil olmak üzere, Aave markası altındaki tüm ürün gelirlerinin tamamı DAO’ya yönlendirilecek. Böylece, protokol katmanı ile marka değeri artarken ortaya çıkan ekonomik değer, doğrudan Aave DAO üzerinden ‘token’ sahiplerine bağlanmış olacak.
Aave Labs kurucusu Stani Kulechov(Stani Kulechov), “Bu çerçeve, Aave Labs’in token merkezli bir yapı altında Aave DAO’nun uzun vadeli katkı sağlayıcısı rolünü resmileştiriyor ve ürün gelirlerinin 100%’ünü DAO’ya devrediyor” diyerek yeni modelin odağını vurguladı. Kulechov ayrıca, “Fintek şirketleri ile kurumsal yatırımcıların DeFi’ye ciddi biçimde girdiği bu ‘karar anında’, bu çerçeve Aave’yi önümüzdeki 10 yılda kilit büyüme pazarlarını kapmaya ve ‘DeFi’de kazanacak taraf’ olmaya konumlandırıyor” değerlendirmesini yaptı.
Bu girişim, 2023 Aralık’ta dönemin Aave Labs CTO’su Ernesto Boado(Ernesto Boado) tarafından gündeme getirilen ‘token sahiplerinin hakları’ tartışmasının ardından ortaya çıkan ilk kapsamlı yapısal dönüşüm taslağı olması nedeniyle dikkat çekiyor. Boado o dönemde, Aave token sahipleri ile gerçek karar alma mekanizmaları arasındaki kopukluğu kamuya açık şekilde eleştirmiş, DAO ile çekirdek geliştirme ekibi arasındaki çıkar uyumunun yeterince sağlanmadığını savunmuştu. ‘Token sahiplerinin temsil gücü’ ve ‘Aave DAO’nun değer yakalaması’ o günden bu yana sıcak başlıklar arasında yer alıyor.
Yeni öneriye göre Aave Labs, Aave v4’ü bundan sonraki temel fonksiyon geliştirmeleri ve genişlemeler için ‘çekirdek katman’ haline getirmek istiyor. DAO bu yaklaşımı resmi olarak onaylarsa, sermaye tahsisi, geliştirici kaynağı, ürün yol haritaları ve yeni entegrasyonlar Aave v4 merkezli biçimde yeniden düzenlenecek. Böylece ekosistemin uzun vadeli yönü daha net çizilmiş olacak ve ‘Aave v4’ ekosistem içi standarda dönüşecek.
Aave DAO, bu stratejiyi desteklemek için küresel finansal piyasalarla yarışabilecek agresiflikte yeni bir fonlama mimarisi tasarlamakla görevlendirilecek. Bütçe ölçeği, yatırım öncelikleri ve risk sınırları gibi kritik detaylar daha sonra ayrı yönetişim teklifleriyle oylanacak. Ancak çerçevenin ana ekseni, Aave v4’ü zincir üstü finans için çok zincirli bir ‘hub’ haline getirirken, DAO hazinesinden yapılacak yatırımları da bu uzun vadeli vizyonla senkronize etmek.
Bu süreçte Aave DAO ile Aave Labs arasındaki rol dağılımı ve gelir paylaşım modeli netleştikçe, token sahipleri açısından ‘karar alma gücü’ ile ‘ekonomik hakların’ nasıl bağlandığı da daha görünür hale gelecek. Sektörde bazı gözlemciler, teklif kabul edilirse diğer büyük DeFi protokollerinin de benzer şekilde ‘token sahiplerinin haklarını’ ve ‘DAO değer yakalama(value accrual)’ mekanizmalarını yeniden kurgulamaya yönelebileceğini düşünüyor. ‘DAO yönetişimi’ ve ‘token ekonomisi’ tartışmalarında Aave’nin yeniden referans vaka haline gelmesi olasılığı gündeme geliyor.
Piyasada bir süredir Aave tarafında ‘büyük bir değişim’ beklentisi yaratmış söylentiler dolaşsa da, bazı önde gelen delege’ler bu beklentiyi şimdiden düşürmeye çalışıyor. Aave-Chan Initiative(Aave-Chan Initiative, ACI)’i yöneten temsilci delege Marc Zeller(Marc Zeller), topluluk tartışmalarında “Kısa vadede olumlu bir şey yok. Yine de denemeyi takdir ediyorum(there’s nothing positive on the short term, but i guess good try)” diyerek, bu geçişi bir ‘anlık yükseliş katalizörü’ olarak görmediğini ima etti. ‘DeFi yatırımcıları’ ve kısa vadeli al-sat yapanlar açısından bu yorum, hızlı fiyat hareketi beklentisini törpüleyen bir mesaj olarak algılandı.
Öte yandan, Zeller’in ‘Aave Will Win’ teklifinin detaylarına önceden ne kadar hakim olduğu ya da sözlerinin doğrudan bu çerçeveyi hedefleyip hedeflemediği net değil. Aave topluluğu içinde, bu çıkışı “uzun süredir devam eden söylentilerin şişirdiği piyasa beklentisini sakinleştirme ve yönetişim sürecine odaklanma çağrısı” olarak görenler de var, “temsilciler ile çekirdek geliştirme ekibi arasındaki görüş ayrılıklarının hâlâ sürdüğü” şeklinde okuyanlar da. ‘Topluluk içi denge’ ve ‘delege’lerin rolü, bu tartışmada kritik başlıklar olarak öne çıkıyor.
Tüm bu tartışmalara rağmen Aave, DeFi kredi pazarında ‘açık ara lider’ konumunu koruyor. Toplam ‘net mevduat(Net Deposits)’ bazında pazar payı, DeFi kredi piyasasının 50%’sinden fazlasına denk geliyor. Kümülatif net mevduat büyüklüğü ise 52 milyar doların (yaklaşık 75,1 trilyon won) üzerine çıkmış durumda. Bu rakamlar, Aave’nin zincir üstü kredi altyapısı olarak ‘kurumsal’ ve ‘bireysel DeFi kullanıcıları’ nezdindeki ağırlığını gösteriyor.
Sorunlu alan ise token performansı. İlk ve en köklü DeFi protokollerinden biri olmasına rağmen, Aave token fiyatı son altcoin ayı trendiyle birlikte son bir yılda 56% geriledi. ‘Protokolün yarattığı değer’ ile ‘token’in yakaladığı değer’ arasındaki fark iyice açılmış durumda. ‘Token ekonomisi’ tarafındaki bu kopukluk, Aave topluluğunda ve geliştirici ekosisteminde süregelen tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Aave Labs’in yeni strateji çerçevesi tam da bu noktayı hedef alıyor. Eğer protokol ve ürün katmanlarında üretilen gelirler bütünüyle DAO ve dolayısıyla token sahipleriyle paylaşılacak bir yapıya dönüştürülebilirse, Aave token artık yalnızca bir ‘yönetişim oyu’ değil, aynı zamanda somut ‘ekonomik haklar’ içeren bir varlık olduğu mesajını piyasaya verebilir. ‘Token sahiplerinin uyumu(tokenholder alignment)’ ve ‘DAO değer yakalaması(value accrual)’ başlıklarında netleşme, Aave token için orta-uzun vadeli bir ‘pozitif hikaye’ yaratma potansiyeli taşıyor.
Buna karşın öneri henüz başlangıç aşamasında. Gelirlerin somut paylaşım formülü, DAO hazinesinin nasıl kullanılacağı, Aave Labs’in hangi metriklere göre ödüllendirileceği gibi kritik detaylar sonraki yönetişim oylamalarında netleşecek. Ayrıca yapısal değişimin ölçeği ve karmaşıklığı düşünüldüğünde, Marc Zeller’in de işaret ettiği gibi bunu kısa vadeli fiyat artışı için ‘hazır bir katalizör’ olarak görmek zor. ‘Regülasyon ortamı’, ‘kurumsal sermaye girişi’ ve ‘DeFi piyasasının genel toparlanma hızı’ gibi dış faktörler de Aave token’in seyrinde belirleyici olmaya devam edecek.
Yine de Aave’nin Aave v4 merkezli uzun vadeli bir yol haritasını ve ‘DAO odaklı gelir modelini’ bu kadar net biçimde ortaya koyması, DeFi genelinde ‘token sahiplerinin hakları’ ve ‘DAO yönetişimi’ kavramlarını yeniden tanımlamaya dönük daha geniş bir hareketin dönüm noktası haline gelebilir. ‘Aave Will Win’ teklifinin Aave DAO’da alacağı oy oranı, ardından da detay tasarım süreci, Aave’nin yeniden DeFi piyasasının ‘standart örneği’ haline gelip gelmeyeceğini belirleyecek. ‘DeFi’, ‘Aave v4’ ve ‘token ekonomisi’ kesişiminde şekillenen bu süreç, hem Aave topluluğu hem de geniş DeFi ekosistemi için yakından izlenmesi gereken bir test niteliğinde.
Yorum 0