Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Telegram destekli Ton(TON), 1 milyarlık kullanıcı tabanıyla web3’te kitlesel benimsenmeye oynuyor

Telegram destekli Ton(TON), 1 milyarlık kullanıcı tabanıyla web3’te kitlesel benimsenmeye oynuyor / Tokenpost

메신저 ‘텔레그램(Telegram)’ aylık 1 milyar aktif kullanıcı barajını aşarken, platformla yakından bağlantılı blokzincir projesi The Open Network, yani ‘Ton(TON)’, *genel benimsenme* yarışında en iddialı adaylardan biri olarak öne çıkıyor. Başlangıçta ‘Telegram’ın yerel blokzinciri’ olarak tasarlanan Ton, bugün ‘mesajlaşma uygulamasının içine gömülü web3 altyapısı’ fikrinin en görünür denemesi ve ‘web2 + web3 birleşimi’ stratejisinin en dikkat çeken örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

KriptoNews ile yaptığı röportajda Ton Vakfı(TON Foundation) başkanı ve CEO’su Max Crown(Max Crown), Ton’un diğer layer1 projelerden farklı olarak nasıl *gerçek kullanıcı temas noktaları* yakaladığını ve ‘Telegram yerel’ mimarinin bundan sonraki büyümede nasıl itici güç olacağını detaylı biçimde anlattı. Crown’a göre *kullanıcı dostu tasarım*, *sosyal NFT* modeli ve *kurumsal sermaye girişi*, Ton ekosisteminin bir sonraki büyüme dalgasını taşıyacak temel sütunlar olacak.

Ton’un en büyük farkı, Crown’a göre, “doğuştan tüketici odaklı bir platform olarak tasarlanmış olması.” Pek çok blokzincirin önce *kripto meraklıları için deney alanı* olarak başlayıp, daha sonra tüketici uygulamalarına eklemlenmeye çalıştığını söyleyen Crown, “Ton en baştan ters yönden yaklaştı.” diyor. Sistem, tasarım aşamasından itibaren ‘internet ölçeğinde trafik’ varsayımıyla; *hızlı finalite*, *düşük gecikme* ve *öngörülebilir ücret yapısı* öncelenerek inşa edildi. “Bu teknik temel, geliştirici kültürünü de değiştirdi.” diyen Crown, Ton’daki uygulamaların “geleneksel web3 ürünlerinden çok, bildiğimiz mobil uygulamalara benzediğini” vurguluyor: daha sezgisel, sosyal fonksiyonları güçlü, tepki süreleri anlık.

Bu hizalanma sadece altyapıyla da sınırlı değil. Ton blokzinciri, geliştirici topluluğu, uygulama katmanı ve Telegram entegrasyonu tek yönde kilitlenmiş durumda; *dağıtım* mekanizması ekosistemin gömülü özelliğine dönüşmüş. Crown, Telegram’ın *açık, permissionless* yapısının ve pek çok dijital topluluğun doğduğu yer olmasının, doğal olarak Ton’un yayılma kanalı haline geldiğini söylüyor. Kendi X (eski Twitter) paylaşımlarında da “diğer ekosistemler mevcut tüketici uygulamalarını *sonradan* web3 arayüzüne çevirmeye çalışırken, Ton’un *en baştan* ‘tüketici uygulamasının içindeki web3 altyapısı’ olarak tasarlandığını” vurgulamaya devam ediyor.

Web3 dünyasının kronik zafiyeti sayılan *onboarding* tarafında Ton radikal bir model deniyor. Sektördeki çoğu deneyim; cüzdan kurulumları, seed phrase (gizli kurtarma ifadeleri) saklama stresi, gas ücretlerini anlama zorunluluğu gibi eşiklerde takılıyor. Crown, “Çoğu web3 onboarding’i, kullanıcı henüz gerçek bir değer deneyimlemeden karmaşık kripto kavramlarını öğretmeye çalıştığı için çöküyor.” diyerek, Ton’un bu modeli tamamen tersine çevirdiğini anlatıyor. Ton altyapısı Telegram’ın içine gömülü olduğu için, kullanıcılar ekstra cüzdan kurmadan, doğrudan sohbetler, topluluklar ve mini uygulamalar içinde Ton tabanlı servislere denk geliyor. Deneyim, genellikle *oyunlar, dijital hediyeler, hızlı ödemeler* üzerinden başlıyor; ‘kripto’ kavramı ise bilinç düzeyinde geri planda kalıyor.

Bu ‘sıfır sürtünmeli’ onboarding iki temel tasarım üzerinden yürüyor. İlk olarak, Telegram’a derin entegrasyonlu bir cüzdan deneyimi sunuluyor. Crown, “Ton cüzdanı aslında Telegram’ın içindeymiş gibi konumlanıyor; ödemeler, varlık yönetimi ve etkileşimler, kullanıcıya Telegram’ın doğal fonksiyonları gibi hissettiriliyor.” diyor. İkinci olarak da kullanıcıyı en çok korkutan unsurlar, yani *anahtar yönetimi* ve *ücret mekanizması*, mümkün olduğunca arka plana itilmiş durumda. Crown, “Çoğu kullanıcı aslında kripto ekosistemine on-board edildiğinin farkında bile değil; sadece sohbet ediyor, hediye gönderiyor, ödeme yapıyor.” diyerek Ton’un hedefini “görünmeyen blokzincir” olarak tanımlıyor.

Ton’un potansiyelini gösteren en çarpıcı örneklerden biri, Telegram’ın ‘Gifts-to-NFT’ fonksiyonu oldu. Snoop Dogg(Snoop Dogg) ile bağlantılı bu kampanyada, yaklaşık 12 milyon dolar (yaklaşık 17,3 milyar won) tutarında NFT satışının kısa sürede tükenmesi, yalnızca rakamsal bir başarı olarak değil, NFT’lerin *büyük kullanıcı kitleleri karşısında* nasıl çalışabileceğine dair önemli bir test olarak görülüyor. Crown, Ton üzerinde NFT’lerin öncelikle birer “sosyal ve kültürel obje”ye evrildiğinin altını çiziyor. Ton NFT’leri bağımsız marketplace’lere sıkışmıyor; sohbet odaları, fandom toplulukları ve içerik üreticilerinin ekonomisi içinde yaşayan unsurlar haline geliyor. Dijital hediye, rozet, erişim hakkı, hayran kulübü üyeliği gibi işlevler üstlenerek, finansal varlıktan çok emojilere veya dijital modaya benzeyen bir rol alıyor. Crown’un yorumu net: Finansallaşma tamamen yok olmuyor; ancak “başlangıç noktası değil, anlam ve faydanın üzerine inşa edilen ikincil bir katman” konumuna çekiliyor. *Yorum: Bu yaklaşım, NFT’nin kitlesel algısını ‘spekülasyon’ ekseninden ‘dijital kültür’ eksenine kaydırmayı hedefliyor.*

Tüketici tarafındaki bu ivme, *kurumsal yatırımcıları* da Ton’a çekmeye başlamış durumda. Bu yıl kurumların satın aldığı Toncoin(TON) miktarı 400 milyon doları (yaklaşık 576,8 milyar won) aştı. Crown, bu sermaye girişinin arkasında yatan temel unsurları, *ağ olgunluğu*, *gözle görülür kullanım verileri* ve *altyapı derinliği* olarak sıralıyor. “Bir yıl öncesine kıyasla bambaşka bir ağdan söz ediyoruz.” diyen Crown, yüksek trafikte istikrar, kurumsal saklama (custody) çözümleri, uyumluluk (compliance) araçları ve likidite tarafında, kurumsal oyuncuların beklediği eşiğe ulaşmaya başladıklarını ifade ediyor. Telegram ile kurulan dağıtım hattı da önemli bir fark yaratıyor. Crown, “Ton, kullanıcıları dışarıdan ‘zorla toplamak’ zorunda olan bir model değil; insanlar zaten her gün açtıkları bir platformun içinde bu altyapıyla karşılaşıyor.” diyerek, bunu *uzun vadeli sermaye* için kritik bir asimetri olarak tanımlıyor. Yine de, kurum talebinin Ton’un yönünü belirlemeyeceğini vurguluyor: “Kurumlar için kullanıcıları feda etmeyeceğiz. Kurumsal sermayenin getirdiği asıl şey; daha yüksek güvenlik, dayanıklılık ve şeffaflık standartları ve bu da ekosistemin geneline pozitif yansıyor.”

Ton, ABD pazarında da adımlarını hızlandırıyor. Düzenleyici cephe hâlâ en önemli risk başlığı olsa da Crown, ortamın bir miktar iyileştiğini düşünüyor. Ona göre ABD, “bir yıl öncesine göre kuralların daha görünür olduğu” bir pazar haline geldi; mükemmel olmasa da *öngörülebilirlik* artmış durumda. Crown’un altını çizdiği temel ayrım ise ‘protokol katmanı’ ile ‘uygulama katmanı’ arasındaki düzenleme farkı. “Ton, kendi başına bir finansal aracı kurum değil; teknik bir altyapı katmanı.” diyen Crown, Ton Vakfı ile ekosistem projelerinin yaptırım ve kara para aklama ile ilgili gereksinimler için TRM Labs(TRM Labs), Elliptic(Elliptic), Chainalysis(Chainalysis) gibi analiz şirketleriyle çalıştığını aktarıyor. Hedef, *temel katmanı açık ve tarafsız* tutarken, uygulama seviyesinde yaptırım taraması ve işlem izleme gibi uyumluluk araçlarını sağlayarak, her ülkenin düzenleyici gerekliliklerine göre çözümler kurmaya imkân veren bir mimari oluşturmak.

Crown’ın hem Ton Vakfı başkanı hem de CEO rolünü birlikte üstlenmesi, bu ‘icraat odaklı’ faza geçişin kurumsal yansıması olarak okunuyor. Ona göre Ton’un eksiği vizyon değil, *eşgüdüm(coordination)* idi. Hızla büyüyen bir ekosistemde karar alma ve uygulama mekanizmasını tek çatı altında toplamak için bu model tercih edilmiş. Crown, Ton’un “artık deneyden çok, *temel prensiplerin* önem kazandığı bir evreye girdiğini” söylüyor ve öncelikleri *sağlam ölçeklenme*, *geliştirici deneyimi* ve *kesintisiz onboarding* olarak sıralıyor. Bu da, rastgele deneyler yerine kanıtlanmış kullanım senaryolarına daha fazla kaynak ayrılacağı anlamına geliyor.

Crown’ın geçmişi de bu stratejiyi besliyor. Ton öncesi, tüketici odaklı kripto ödeme platformu MoonPay’in(MoonPay) kurucu ortaklarından biriydi. O dönemin en büyük dersini “Dağıtım gücü ve sürtünmesiz onboarding, neredeyse her şeyden önemli.” sözleriyle özetliyor. Kullanıcıların kriptonun nasıl çalıştığını öğrenmek istemediğini, *sadece sorunsuz çalışmasını beklediğini* vurguluyor. Bu anlayış bugün Ton’un stratejisine doğrudan yansımış durumda: karmaşık zincir yapıları ve token ekonomilerini öne çıkarmak yerine, kullanıcı arayüzünde blokzincir katmanını görünmez kılan, tanıdık mobil deneyimi hedefleyen bir yaklaşım hakim. Crown, “Deneyim yeterince sezgisel ve güven vericiyse, benimsenme doğal olarak arkadan gelir.” diyor.

Layer1 projeler arasında ‘kitlesel benimsenme’ mücadelesi kızışırken, Crown Ton’un sahip olduğu “*haksız avantajı*” net cümlelerle tarif ediyor: “Ton, insanların her gün açtığı ana akım bir ürün – Telegram – ile doğrudan bağlanan tek büyük zincir.” Ethereum(ETH) bileşilebilirlik ve DeFi/NFT ekosistem gücüyle, Solana(SOL) ise yüksek performans ve işlem hızıyla öne çıkarken, Ton’un rekabet gücünün merkezinde *dağıtım kapasitesi* bulunuyor. Crown, “Geliştiriciyi, ‘ürünü yayınladığı an ile yüz binlerce, milyonlarca gerçek kullanıcıya ulaştığı an’ arasındaki mesafeyi en hızlı kısaltan zincir Ton.” diyerek, bu açıdan Ton’u “fiilen kendi kategorisinde tek” olarak konumlandırıyor.

Ton Vakfı, bu dağıtım avantajını, geliştirici araçları ve plug-and-play yapı taşlarıyla destekleyerek, web2’den web3’e geçmek isteyen ekipler için en düşük sürtünmeli geçiş kanalı olmayı hedefliyor. Telegram hâlihazırda dünya genelinde dijitale aşina yüz milyonlarca kullanıcıyı barındırırken, Ton ekibi bu tabanın üzerinde “normal bir uygulama gibi görünen ve normal bir uygulama gibi ölçeklenen” yeni nesil tüketici kripto servislerini inşa edebileceklerine inanıyor. Ton’un bu “haksız avantajı” sonuna kadar kullanıp kullanamayacağı henüz net değil. Ancak Telegram gibi dev bir dağıtım kanalıyla, sıfır sürtünmeli onboarding, sosyal ve kültür odaklı NFT tasarımı ve giderek olgunlaşan kurumsal altyapıyı birleştirme çabası, *web3’ün kitlelere yayılması* konusunda tüm piyasaya önemli bir fikir seti sunmuş durumda.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1