Borsa kotasyonuna sahip Bitcoin(BTC) madencilik şirketleri, yapay zeka(AI) işlemleri için gereken enerji altyapısını hızla büyütüyor. Planlanan yeni kurulu güç miktarı 30GW seviyesinde ve bu rakam, hâlihazırda faaliyette olan yaklaşık 11GW’lık kapasitenin neredeyse üç katına denk geliyor. Madencilik ödüllerinin azalması ve kârlılığın baskı altında olması, bu şirketleri AI altyapı işini ‘yeni büyüme ekseni’ olarak konumlandırmaya zorluyor.
Bu veriler, enerji sektörü odaklı ‘TheEnergyMag’ adlı medya kuruluşunun 14 borsaya kote Bitcoin madencilik şirketinden derlediği bilgiler üzerinden hesaplandı. Rapora göre, şirketlerin bugün kullandığı kurulu güç ile planladıkları kapasite arasında, küçük bir ülkenin elektrik altyapısına yakın bir fark oluşmuş durumda. Ancak 30GW’lık bu potansiyelin büyük bölümü hâlen geliştirme, şebeke bağlantısı bekleme veya henüz ilk fizibilite aşamasında. Bu nedenle gerçek anlamda devreye girmesi için zamana ihtiyaç olduğu belirtiliyor.
Mevcut enerji tesisleri ile planlanan yeni tesisler arasındaki uçurumun hızla büyümesi, sektörde rekabet dinamiklerinin değiştiğine işaret ediyor. Eskiden yarışın odağı daha verimli ASIC madencilik cihazlarını temin etmekken, bugün uzun vadeli enerji anlaşmaları, finansman imkânları, devasa veri merkezlerinin inşası ve devreye alma süreçlerini zamanında yönetebilmek öne çıkıyor. TheEnergyMag, bu yarışı “AI çılgınlığının tetiklediği ‘megawatt silahlanma yarışı’” şeklinde tanımlıyor ve nihai soruyu şöyle koyuyor: “AI talebi, bu ölçekteki yatırımları kârlı kılacak kadar uzun süre güçlü kalabilecek mi?”
Bitcoin madencilerinin AI altyapısına yönelmesi, basit bir iş alanı çeşitlendirmesinden ziyade bir ‘hayatta kalma stratejisi’ olarak görülüyor. Bazı şirketler, AI ve yüksek performanslı hesaplama (HPC) talebine yaslanarak gelirlerini dikkat çekici biçimde artırmış durumda. Bunların başında öne çıkan örneklerden biri HIVE Digital. Şirket, AI ve HPC iş kolundaki büyümenin katkısıyla çeyrek bazda tarihinin en yüksek gelirine ulaştı. HIVE Digital’in 4. çeyrek geliri 93,1 milyon dolar seviyesinde gerçekleşerek, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 219 oranında artış kaydetti. Aynı dönemde Bitcoin fiyatının düzeltme sürecinde olduğu göz önüne alındığında, geleneksel madencilik gelirleri dışındaki yeni altyapı işlerinin performansa ciddi katkı yaptığı anlaşılıyor.
Yatırımcı cephesinde de bu ‘AI pivotu’ dikkatle izleniyor. Aktivist yatırım şirketi Starboard Value, kısa süre önce Riot Platforms yönetimine, HPC ve AI veri merkezi yatırımlarını daha agresif biçimde hızlandırma çağrısında bulundu. Böylece, salt madencilik faaliyetinin ötesine geçip AI hesaplama ve bulut altyapısını birlikte sunan ‘hibrit iş modeli’ne yönelik kurumsal yatırımcı iştahı net biçimde ortaya çıktı.
AI altyapısına geçişin arka planında, Bitcoin ağının yapısal dinamikleri ile piyasa oynaklığındaki artış birlikte etkili oluyor. 2024’te gerçekleşen Bitcoin yarılanması sonrası blok ödülleri yarıya düştü. Buna karşın enerji giderleri ve diğer sabit maliyetlerde kayda değer bir azalma olmadı. Sonuç olarak madencilik marjları ciddi baskı altında kaldı. Buna ek olarak, yılın son çeyreğinden itibaren keskinleşen fiyat düşüşleri tabloyu daha da zorlaştırdı. Bitcoin fiyatı, tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 126.000 doların hafif üzerine çıktıktan sonra güçlü satış baskısıyla 60.000 doların altına kadar geriledi. Fiyatların ancak şubat ayı itibarıyla kısmen istikrara kavuşması, özellikle yüksek enerji maliyetleri ve cihaz amortismanını karşılamak zorunda olan madenciler için riski somut biçimde hissettiren bir dönem yarattı.
Buna rağmen, ABD merkezli madencilik şirketlerinin önemli bir bölümü, yılın başındaki kış fırtınalarının yol açtığı geçici duruşların ardından üretim kapasitelerini görece hızlı şekilde toparlamayı başardı. Bazı şirketler, şebeke tarafı talep yönetimi ve sistem dengeleme hizmetlerine de katılarak, Bitcoin madenciliğini bir tür ‘şebeke varlığı’ olarak yeniden konumlandırmaya çalışıyor. Bu yaklaşım, madenciliği yalnızca enerji tüketen bir faaliyet değil, aynı zamanda elektrik arz-talep dengesine katkı veren esnek bir altyapı olarak görmeyi öne çıkarıyor.
Borsaya kote Bitcoin madencilik şirketlerinin üzerinde çalıştığı 30GW’lık ek enerji kapasitesi, hem kısa vadede gelirleri korumayı hem de bir sonraki büyüme döngüsüne hazırlanmayı amaçlayan stratejik bir hamle olarak okunabilir. Artık yalnızca hash oranı yarışında öne çıkmak yeterli olmadığı için, AI ve HPC veri merkezlerine genişleyen iş modeli, hem hisse fiyatı hem de şirket değerini korumanın öne çıkan yollarından biri haline geliyor. Ancak AI altyapı projelerinin gerçek anlamda gelir üretir hale gelmesi için yüksek başlangıç sermayesi ve uzun inşaat/devreye alma süreçleri gerekiyor. Ayrıca AI talebinin beklenildiği kadar uzun süre çift haneli büyüme hızını sürdürüp sürdüremeyeceği, enerji regülasyonları ve çevresel kaygıların ne ölçüde sınırlayıcı olacağı da önemli belirsizlikler olarak duruyor.
Tüm bu soru işaretlerine rağmen, sektördeki yönelim netleşmiş durumda. Bitcoin madencileri artık sadece ‘coin çıkaran oyuncular’ değil; büyük ölçekli enerji altyapısını kullanarak farklı hesaplama taleplerini karşılayan ‘dijital altyapı şirketleri’ne dönüşmeye çalışıyor. Bu dönüşümün, önümüzdeki dönemde hem Bitcoin ekosistemi hem de küresel AI altyapı pazarı üzerinde nasıl bir etkileşim ve ‘sinerji’ yaratacağını ise zaman gösterecek.
Yorum 0