비트코인(BTC)을 담보로 하는 kredi platformu Ledn’in yaklaşık 188 milyon dolar (yaklaşık 2,73 trilyon won) tutarındaki varlık teminatlı menkul kıymeti (ABS) ABD tahvil piyasasında başarıyla sattığı bildirildi. Bitcoin teminatlı perakende kredilere dayanan bu yapı, tam ölçekli bir ‘Bitcoin bağlantılı menkul kıymetleştirme işlemi’nin geleneksel finans piyasasına girdiği ilk örneklerden biri olarak öne çıkıyor ve bu nedenle ‘Bitcoin bağlantılı ABS’ cephesinde önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Bloomberg’e göre Ledn, Bitcoin teminatlı tüketici kredilerinden oluşan bir havuzu baz alan yaklaşık 188 milyon dolarlık ABS’yi ABD ABS piyasasındaki yatırımcılara sattı. İşlem, ‘Ledn Issuer Trust 2026‑1’ isimli özel amaçlı kuruluş (SPV) üzerinden yapılandırıldı ve iki ayrı dilim halinde ihraç edildi. Bu dilimlerden yatırım yapılabilir nota sahip olan kısmın faizi, gösterge faiz oranına yaklaşık 335 baz puan (3,35 yüzde puanı) eklenerek belirlendi. Böylece, geleneksel tüketici ABS’lerine kıyasla ek getiri arayan yatırımcılar, ‘Bitcoin bağlantılı kredi riski’ni üstlenmiş oldu.
S&P Global Ratings’in 9 Şubat’ta yayımladığı taslak belgeye göre bu menkul kıymetleştirme, ABD’de ikamet eden 2.914 borçluya ait, sabit faizli kısa vadeli 5.441 adet ‘balloon kredi’yi tek bir havuzda birleştirerek oluşturuldu. Teminat olarak bloke edilen toplam Bitcoin miktarı 4.078,87 BTC seviyesinde. Bitcoin fiyatındaki oynaklık ve teminat değerinde yaşanabilecek düşüşler, bu nedenle ‘yapı tasarımı sırasında dikkate alınan kritik parametreler’ arasında yer aldı.
Balloon kredi; vade sonuna kadar görece düşük taksitlerle geri ödeme yapılabilen, ancak vade sonunda kalan ana paranın bir seferde toplu biçimde ödendiği bir model. Kısa vadede borçlunun ödeme yükünü hafifletse de, vade sonunda adeta ‘balon gibi şişmiş’ kalan bakiyenin tek seferde ödenmesi gerektiği için, borçlunun ödeme kapasitesi ile teminat yönetimi büyük önem taşıyor. Bitcoin teminatlı balloon kredilerin ABS formatında paketlenip geleneksel tahvil piyasasına sunulması, piyasada ‘DeFi ile geleneksel finans (TradFi) arasında yeni bir köprü’ olarak yorumlanıyor (yorum).
2018’de kurulan Ledn, bugüne kadar 100’den fazla ülkede toplam 9,5 milyar doların (yaklaşık 13,794 trilyon won) üzerinde kredi hacmine ulaştığını açıklıyor. 2025 yılının Kasım ayında, dolar endeksli stabil kripto para USDt’yi ihraç eden Tether’den(Tether) stratejik yatırım alarak görünürlüğünü daha da artırmıştı. Bitcoin teminatlı krediler ile geleneksel ABS yapısını birleştiren bu son işlem, Ledn’in bugüne kadar biriktirdiği ‘risk ve teminat yönetimi’ kabiliyetlerinin piyasa nezdinde ciddi bir teste tabi tutulması anlamına geliyor.
‘ABD CLARITY Yasası’ olarak bilinen ve ABD’de kripto para regülasyonuna ilişkin belirsizliği azaltması beklenen yasa tasarısında da süreç hız kazanmış durumda. ABD Senatörü Bernie Moreno, CNBC’ye verdiği röportajda söz konusu yasanın “uygun koşullar oluşursa nisan ayına kadar” Kongre’den geçebileceğini söyledi. Röportaj, Florida Mar-a‑Lago’da yer alan ve Başkan Trump’a ait olan tatil köyündeki bir etkinlik sırasında gerçekleştirildi.
Röportajda kripto para borsası Coinbase’in CEO’su Brian Armstrong da yer aldı. Armstrong, bu buluşmanın ‘World Liberty Financial (WLF) Kripto Forumu’nun bir parçası olduğunu, kripto para sektörü temsilcileri, bankacılık kesimi ve ABD Kongresi’nden isimlerin bir araya gelerek pazar yapısı ve regülasyon çözümlerini tartıştığını anlattı. Özellikle “geçmiş tartışmaların kilit başlıklarından birinin ‘faiz getirili stabil kripto paralar’ olduğunu” vurguladı.
Bankacılık sektörü, faiz getirili stabil kripto para hizmetlerinin geleneksel banka mevduatlarına ve mevduat faizlerine rakip olabileceği, bunun da mevduat çıkışı ve kârlılıkta bozulma yaratabileceği gerekçesiyle uzun zamandır itirazlarını dile getiriyor. CLARITY Yasası sürecinde stabil kripto paralar, borsaların düzenlenmesi, menkul kıymet ile emtia arasındaki sınır çizgisi gibi başlıkları kapsayan geniş bir ‘ABD kripto regülasyon çerçevesi’ ortaya konup konulamayacağı, piyasanın en yakından takip ettiği gelişmeler arasında.
Diğer yandan ABD’li madencilik şirketi Riot Platforms(RIOT) cephesinde ise, “Riot’un bir Bitcoin madencilik şirketinden ne kadar hızlı bir şekilde yapay zeka (AI) ve yüksek performanslı hesaplama (HPC) altyapı şirketine dönüşebileceği” yeni bir tartışma başlığı haline geldi. Aktivist fon Starboard Value, çarşamba günü (yerel saatle) şirket yönetimine gönderdiği mektupta, Teksas’taki veri merkezini kullanarak HPC ve AI işlerini agresif biçimde büyütmeleri gerektiğini vurguladı.
Starboard, elinde 12,7 milyon adet Riot hissesi bulunduran önemli bir paydaş konumunda. Fon, gönderdikleri mektupta, sadece Teksas’taki AI/HPC veri merkezi işinin bile en az 9 milyar–21 milyar dolar (yaklaşık 13,08 trilyon–30,59 trilyon won) arasında ek özsermaye değeri yaratabileceğini hesaplıyor. Ancak bu potansiyelin açığa çıkması için ‘zaman faktörünün kritik olduğunu’ belirten Starboard, şirketin daha büyük hacimli yeni sözleşmeleri hızla imzalayarak somut bir büyüme patikasına oturması gerektiğinin altını çizdi.
Fon, Riot’un şu an gelir üretmeyen 1,4 GW (gigawatt) seviyesinde elektrik ve altyapı kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekerek, “bu güçlü pozisyonun tam anlamıyla değerlendirilebilmesi için hem hatasız uygulamaya hem de güçlü bir icra iradesine ihtiyaç var” değerlendirmesini yaptı. Ayrıca, Riot’un 2025 sonuna kadar sektör emsallerinin yaptığı anlaşmalarla aynı veya daha avantajlı şartlarda, Tier‑3 seviyesinde veri merkezlerine ihtiyaç duyan üst segment kiracılar çekebileceğini öne sürdü.
Starboard’un mektubunda, Riot’un kısa süre önce ABD’li yarı iletken üreticisi AMD(Advanced Micro Devices, AMD) ile imzaladığı veri merkezi kiralama ve hizmet anlaşmasına da atıf yapıldı. Fon, bu anlaşmanın Riot’un ana sahasının ‘içsel değerini doğrulayan olumlu bir sinyal’ olduğunu, ancak bugün itibarıyla hâlâ görece küçük ölçekli bir ‘konsept kanıtlama’ niteliği taşıdığını belirtti. Ayrıca, “bu işbirliğinin devamında daha büyük ve anlamlı sözleşmeler görmeyi beklediklerini” ifade etti.
Bitcoin madencilik şirketlerinin elindeki elektrik altyapısını kullanarak AI ve HPC veri merkezlerine yönelmesi, sektörde giderek yaygınlaşan bir strateji halini aldı. Ledn’in Bitcoin teminatlı ABS pazarına girişi, ABD CLARITY Yasası etrafında süren tartışmalar ve Riot’un AI merkezli dönüşüm baskısı, kripto paralar ile geleneksel finans ve fiziksel altyapı arasındaki sınır çizgilerinin giderek inceldiğine işaret ediyor. Ancak regülasyon ortamı, pazar talebi ve sermaye maliyetlerinin iç içe geçtiği bu tabloda, önümüzdeki birkaç çeyreğin söz konusu projelerin ‘başarı ya da başarısızlık çizgisini’ netleştirecek kritik bir eşik olacağı değerlendiriliyor (yorum).
Yorum 0