한국 암호para borsası Bithumb, kendi elinde bulunmayan toplam 62만 adet Bitcoin(BTC)’i müşterilerin hesaplarına yanlışlıkla yatırmasıyla gündeme oturdu. Olay sonrası finansal denetim kurumlarının ‘yetersiz gözetimi’ ve ‘geciken incelemesi’ tartışma yarattı. Hızla büyüyen yerel dijital varlık piyasasında hem borsa içi kontrol mekanizmalarının hem de kamu otoritesinin denetim sistemlerinin ciddi şekilde sorgulanmasına yol açtı.
Meclis Mali İşler Komisyonu üyeleri, Bithumb’ın 6 Şubat’ta düzenlediği bir promosyon sırasında kullanıcı başına 2.000 wonluk (yaklaşık 2 bin won) ödül ödemesi gerekirken, sistemde 2.000 won yerine 2.000 Bitcoin olarak girildiğini, böylece her müşterinin hesabına 2.000 BTC yatırılmış gibi göründüğünü belirtiyor. Bu hata sonucu kayıtlarda toplam 62만 BTC yaratılmış gibi görünürken, bir anda büyük miktarda satış emri sisteme yansıdı ve ‘piyasa düzeni bozuluyor mu’ endişesi öne çıktı. Kritik nokta, bu miktarın Bithumb’ın gerçekten sahip olduğu bir Bitcoin bakiyesi değil, tamamen ‘var olmayan coin’ olmasıydı.
Bu süreçte, Finansal Hizmetler Komisyonu(FSC) ve bağlı denetim birimlerinin Bithumb’ı en az üç kez denetlemesine rağmen ilgili iç kontrol zafiyetini tespit edememiş olması yoğun eleştiri topladı. Birinci muhalefet partisi milletvekili Kang Min-kook, yaşananları basit bir ‘teknik hata’ değil, ‘düzenleyici boşluk’ ile ‘denetim kör noktalarının’ birleştiği yapısal bir sorun olarak tanımladı. Piyasada, ‘borsalar kazayı yapıyor, denetçiler ise arkadan koşarak yetişmeye çalışıyor’ şeklindeki tabloyun hâlâ değişmediği yorumu yapılıyor.
Finansal Hizmetler Komisyonu, olayın hemen ardından 10 Şubat’ta Bithumb hakkında soruşturma başlattığını açıklarken, “piyasa düzenini bozan eylemlerle ilgili olarak kanun ve prensipler çerçevesinde sert önlemler alınacağını” duyurdu. Ancak sahaya inilecek denetimlerin ertelenmesi mecliste tepkileri artırdı. İlk etapta 13 Şubat civarında tamamlanması beklenen incelemenin, yerel haberlere göre ‘ek değerlendirme gerekçesiyle’ şubat sonuna sarkıtılması “zaman kazanma” ve “gereksiz gecikme” eleştirilerini tetikledi.
Bithumb’ın yanlış ödeme kayıtları, borsa içi sistemde ‘won yerine Bitcoin ödenmiş’ gibi işlendi. Promosyon kapsamında kullanıcıya 2.000 won (yaklaşık 2 bin won) aktarılması gerekirken, ilgili alana 2.000 BTC girildi. Böylece bazı kullanıcılar, aniden devasa Bitcoin bakiyelerine sahip görünmeye başladı. Hata fark edilir edilmez kimi kullanıcılar kâr elde etmek amacıyla hızla satış emri verdi, borsa ise sistemi acil durdurarak kayıtları düzeltme sürecine geçti.
Finansal Hizmetler Komisyonu’nun daha sonra “sert soruşturma” açıklaması yapmasına rağmen yerinde denetimin gecikmesi, incelemelerin “sonradan gelen ve etkisiz kalacak önlemler” düzeyinde kalacağı yönünde kaygı yaratıyor. Dijital varlık piyasasının hacmi geleneksel finans ürünleriyle kıyaslanır hale gelirken, hem borsaların hem de denetleyici kurumların ‘banka seviyesinde iç kontrol’ ve ‘eşzamanlı risk yönetimi’ mekanizmalarını kuramadığına dair yorumlar güçleniyor.
Bu olayın Bithumb için ilk olmadığı yönündeki bilgiler ise endişeyi büyüttü. 11 Şubat’ta mecliste acil oturumda konuşan Bithumb CEO’su Lee Jae-won, “Geçmişte de iki kez coin’in yanlış yatırıldığı örnekler yaşandı, fakat o zaman miktarlar düşük olduğu için tamamı geri alındı” diyerek benzer kazaların tekrarlandığını kabul etti. Böylece aynı türdeki sorunun önleyici adımlarla giderilememiş olduğu, aksine bu sefer çok daha büyük boyuta ulaştığı ortaya çıktı.
Bithumb yönetimi, 62만 BTC’lik bu ‘yanlış yatırım’ vakasında “varlıkların büyük kısmının geri alındığını” açıkladı. Ancak gerçekte hiç var olmayan bu Bitcoin’lerden yaklaşık 125 BTC’nin (yaklaşık 1,809만 won × 125 ≈ 226억 won civarı) geri alınamadığı belirtiliyor. Sadece borsa kayıtlarında görünen bu Bitcoin’lerin fiilen satılması veya çekim yoluyla dışarı çıkması sonucu zararın fiilen Bithumb’ın hanesine yazılacağı yorumları yapılıyor.
Meclis ve sektör temsilcileri, Bithumb’ın tekrar eden ödeme hatalarına rağmen etkin ‘yeniden meydana gelmeyi önleme planı’ hazırlamadan agresif pazarlama yarışına ağırlık verdiğini savunuyor. Kullanıcı korumasını ana öncelik olarak sunması gereken bir borsanın, iç sistem risk yönetimini geri plana ittiği eleştirileri sıklaşıyor.
Bithumb olayı, son dönemde ortaya çıkan ‘devlet kurumlarındaki Bitcoin kayıpları’ ile birleşerek, Güney Kore makamlarının dijital varlıkları saklama ve denetleme kapasitesine yönelik genel güvensizliği artırdı. 2021’de Seul Gangnam Polis Merkezi’nin elinde tuttuğu 22 BTC’nin (bugünkü değeriyle yaklaşık 3억 1,869만 won) ülke çapında yapılan teftiş sırasında soğuk cüzdandan kaybolduğu ortaya çıkmış, bu durum kamu otoritesini zor durumda bırakmıştı.
Buna ek olarak, 2025 Ağustos’ta Gwangju Savcılığı’nda tutulan 320 BTC’nin (yaklaşık 4,636억 won) dışarı çıktığı bir vaka yaşandı. O dönemde “cüzdan şifresinin sızdırılması” olayın nedeni olarak gösterildi; ancak sürecin ayrıntıları ve varlıkların ne şekilde geri alındığı neredeyse hiç şeffaf biçimde sharing edilmedi. Savcılık, yakın zamanda “hacker tüm fonları iade ettiği için bütünüyle geri alındı” açıklaması yaptı fakat bu bilgilendirmenin Bithumb’a yönelik finansal denetim soruşturmasıyla aynı dönemde yapılması, “kamuoyu baskısı sonrası gelen gecikmiş açıklama” yorumlarına yol açtı.
Borsalardaki sistem hatalarından kaynaklanan yanlış yatırımlar ve polis-savcılık gibi kamu kurumlarının dijital varlık yönetimindeki başarısızlıkları art arda ortaya çıkınca, sektörde ve kamuoyunda “Güney Kore’nin kripto para denetim ve saklama altyapısı yapısal olarak zayıf” endişesi derinleşti. Özellikle el konulan veya resmen muhafaza altına alınan Bitcoin gibi ‘kamusal nitelikli’ dijital varlıkların bile sağlıklı korunamaması, özel borsaların risk yönetim kapasitesine duyulan güveni daha da zedeliyor.
Bu sırada zincir üstü (on-chain) veri analiz şirketi Parsec, beş yıllık faaliyetin ardından kapanacağını açıkladı. DeFi ve NFT odaklı iş modelinin piyasadaki son trendlerle uyumsuz hale gelmesi, şirketi operasyonlarını durdurma kararına götürdü. Bir zamanlar kurumsal yatırımcılar ve trader’lar için vazgeçilmez araç olarak görülen zincir üstü analiz hizmetlerinin yeni pazar koşullarına uygun bir gelir modeline taşınamaması ‘zorunlu kapanış’ ile sonuçlandı.
Parsec, yaklaşık 20 Şubat’ta X (eski Twitter) üzerinden “Parsec hizmetlerini sonlandırıyor” duyurusunu yaptı. CEO Will Sheehan, “Piyasa zig yaparken biz çok kez zag yaptık” sözleriyle, şirketin stratejik yönelimlerinin piyasa gidişatıyla örtüşmediğini itiraf etti. Özellikle FTX çöküşü sonrasında DeFi spot teminatlı kaldıraç yapısının eski haline dönmediğini ve “kendisinin de tam olarak anlayamadığı bir şekilde” evrildiğini vurguladı. Onun anlatımına göre, zincir üstü faaliyet kalıpları köklü biçimde değişti ve Parsec’in kurduğu analiz çerçeveleri bu yeni dinamikleri yakalamakta yetersiz kaldı.
NFT piyasasındaki uzun süreli durgunluk da Parsec’in sıkıntılarını artırdı. On-chain veri platformu CryptoSlam verilerine göre, 2025 yılı küresel NFT satış hacmi yaklaşık 5.63 milyar dolar (yaklaşık 8조 1,612억 won) ile, 2024’teki 8.9 milyar dolarlık (yaklaşık 12조 8,917억 won) hacme kıyasla yüzde 37 daralma gösterdi. NFT ortalama satış fiyatı da 2024’te 124 dolardan (yaklaşık 17만 9,626 won) 2025’te 96 dolara (yaklaşık 13만 9,066 won) düştü. NFT ve DeFi aynı anda soğurken, bu iki alana odaklanan Parsec’in büyüme hikâyesi de ivme kaybetti.
Parsec, 2021 Ocak başında resmi lansmanını gerçekleştirdiğinde Bitcoin(BTC) 36,000 dolar (yaklaşık 5,215만 won) civarında işlem görüyordu ve üç ay içinde 60,000 dolar (yaklaşık 8,691만 won) seviyesine sıçrayacak bir boğa piyasasının başlangıcıydı. O dönem, zincir üstü veriler likidite giriş çıkışlarını ve ‘balina’ cüzdan hareketlerini takip eden kritik bir piyasa pusulası görevini üstlenmiş, hedge fonlar ve kripto fonlar için temel araç haline gelmişti.
Bu büyüme potansiyelini fark eden Uniswap, Polychain Capital ve Galaxy Digital gibi sektörün önde gelen aktörleri, erken aşamada Parsec’e yatırım yaptı. Böylece merkeziyetsiz borsa, kripto odaklı girişim sermayesi ve dijital varlık yatırım bankası tek bir projede buluştu; Parsec için “zincir üstü analiz alanının büyüme hissesi” yorumları geldi. Şirket, yatırımcılarına “Piyasanın iniş çıkış dolu roller coaster seyahatini bizimle paylaştığınız için sonsuza kadar minnettarız, inanılmaz bir yolculuktu” sözleriyle veda etti.
Zincir üstü analiz platformu Nansen’in CEO’su Alex Svanevik de Parsec’in “başarılı bir performans sergilediğini” vurgulayarak, rakip olduğu kadar sektör dostu olarak da şirketin katkılarını olumlu değerlendirdi. Diğer yandan, kripto çevrelerinde Parsec’in “kısa vadeli büyüme hikâyesine ve yüksek hızdaki genişlemeye fazlaca bel bağladığı, piyasa yapısındaki değişime uyumlu sürdürülebilir gelir modeline geçişte ise geç kaldığı” yönünde eleştiriler de dile getiriliyor.
Parsec’in kapanışı, kripto girişim ekosisteminde son dönemde öne çıkan yeniden yapılanma ve konsolidasyon dalgasının bir yansıması olarak yorumlanıyor. Birkaç hafta önce, emanet hizmeti sunmayan (non-custodial) cüzdan girişimi Entropy de ölçeklenebilirlik sorunları ve ‘ürün-pazar uyumu’ eksikliğini gerekçe göstererek faaliyetlerini durdurdu ve yatırımcılara fon iadesine gitti. Boğa piyasası beklentilerinin zayıflaması ve fon bulma ortamının zorlaşması ile “stratejisini yenileyemeyen” startupların peyderpey sahneden çekildiği belirtiliyor.
Borsa Bullish CEO’su Tom Farley, 8 Şubat’ta CNBC’ye verdiği demeçte “Önümüzdeki birkaç ay boyunca sektörde büyük çaplı birleşme ve satın almalar göreceğiz. Daha fazla projenin büyük şirketler tarafından satın alınmasıyla piyasanın dağınıklığı azalacak” öngörüsünü paylaştı. Bunun, teknoloji gücü, kullanıcı tabanı ve regülasyonlara uyum kabiliyetini aynı anda taşıyan daha az sayıda oyuncu etrafında bir “elemeli yeniden yapılanma” sürecini hızlandıracağı değerlendiriliyor.
Bitcoin fiyatı, geçen yıl ekimde kaydedilen 126,100 dolarlık (yaklaşık 1억 8,270만 won) tüm zamanların zirvesinden bugün 67,246 dolar (yaklaşık 9,749만 won) civarına gerileyerek yaklaşık yüzde 46 düştü. Spot ve vadeli işlem piyasalarında volatilitenin artması, bazı yatırımcılar arasında ‘Bitcoin’in sıfıra gidebileceği’ yönündeki endişeleri körüklüyor. Son beş yıllık Google Trends verilerine bakıldığında, ‘Bitcoin going to zero’ (Bitcoin sıfıra gidiyor) arama teriminin popülerliği, 2022’deki FTX çöküşü sonrasından beri görülmemiş seviyelere çıkmış durumda.
Buna karşın sektörde, bu tür arama patlamalarının ‘korku endeksi’nin başka bir yansıması olduğu, ancak regülasyon çerçevesinin giderek netleşmesi ve kurumsal sermaye girişinin hız kesmeden sürmesi nedeniyle ‘tam çöküş’ senaryolarının tek olası patika olarak görülemeyeceği değerlendirmeleri de ağırlık kazanıyor. Bithumb’taki yanlış BTC yatırımı, kamu kurumlarında kaybolan Bitcoin vakaları, zincir üstü analiz girişimlerinin sahneden çekilmesi gibi birbirini izleyen olaylar; dijital varlık piyasasının artık ‘saf büyüme dönemi’nden ‘yapısal güçlenme ve eleme dönemine’ geçtiği sinyalini güçlendiriyor. Sonuçta hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte, regülasyona uyum sağlayan ve güçlü iç kontrol mekanizmaları kuran aktörlerin bir sonraki piyasa döngüsüne kalacağı; zayıf yapıların ise yavaş yavaş eleneceği yönündeki görüşler öne çıkıyor.
Yorum 0