ABD’de Cumhuriyetçi kanadın öncülük ettiği ‘CLARITY yasası’ için 4 Nisan hedefi öne çıkıyor. Tasarının bu takvime uygun şekilde Kongre’den geçmesi halinde, ABD’deki *stablecoin* piyasası, kripto para borsaları ve bankaların *kripto para* iş modelleri için ‘net kurallar’ belirlenmiş olacak. Ancak özellikle ‘faiz ödeyen stablecoin’ yapıları ve *hangi kurumun* başlıca denetçi olacağı konusu, sürecin önündeki en büyük belirsizlik olarak duruyor.
ABD Senatörü Bernie Moreno, Florida’daki Başkan Trump’ın Mar-a-Lago tesisinde düzenlenen bir etkinlikte yaptığı açıklamada, CLARITY yasasının “mümkünse nisan ayına kadar” geçmesini beklediğini söyledi. Bu ifade hem siyasi çevrelerde hem de *kripto para piyasasında* hızlı yankı buldu. Uzun süredir Kongre’de tıkanmış görünen düzenleyici çerçevenin ilk kez somut bir takvime bağlanması, “CLARITY tasarısı bu yılın ilk yarısında yasalaşabilir” beklentisini artırdı.
Bu açıklamanın hemen ardından, tahmin piyasası Polymarket’te ilgili pozisyonların fiyatı sert biçimde yükseldi. Yatırımcılar, yasanın geçme ihtimalinin güçlendiğini fiyatlarken, tasarı maddeleri üzerindeki tartışmalar yeniden alevlenince bu hareketin bir kısmı geri verildi. ‘yorum’ Bu tablo, piyasanın Washington’dan gelen sinyallere ne kadar hassas tepki verdiğini ortaya koyuyor. ‘yorum’
Mevcut taslağa ilişkin en kritik başlık, *faiz ödeyen stablecoin* ürünlerinin kaderi. Sızan bilgilere göre, CLARITY çerçevesinde bu tür ürünleri fiilen yasaklayan maddeler ve *ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC)*’nu ana denetleyici konumuna koyan hükümler bulunuyor. Coinbase’in CEO’su Brian Armstrong, sektör ile politika yapıcılar arasındaki diyaloğun “son dönemde biraz yumuşadığını” belirtirken, şirketin içinde yer aldığı bir ittifakın tasarıya verdiği desteği çekmesinin nedeni olarak “faizli stablecoin’lerin topluca yasaklanması”na yönelik hükümleri gösterdi. *Kripto para* tarafı, bu ürünlerin mevduat faizi benzeri getiri sunabildiğini ve *blockchain* üzerinde oldukça verimli şekilde çalışabildiğini savunuyor.
Buna karşın bankacılık sektörü, stablecoin tabanlı ‘kolay getiri’ ürünlerinin mevduat kaçışına yol açarak geleneksel banka modelini zayıflatmasından endişeli. Her iki cephe de ‘net kurallar’ talep ediyor ancak bu kuralların *seviyesi* ve *şekli* konusunda sert biçimde ayrışıyor. Düzenlemenin sertlik derecesi; stablecoin ihraççılarının işleyişini, borsaların ürün tasarımını ve bankaların kripto bağlantılı hizmet mimarisini tamamen değiştirebilecek potansiyele sahip.
Kulis bilgilerine göre, önemli bir kripto para borsasının CLARITY yasasından desteğini çektiğini açıklaması, Beyaz Saray’da rahatsızlık yarattı. Bunun üzerine yönetimin, başlıca paydaşlara “hızlı uzlaşma” çağrısı yaptığı ve süreci hızlandırmaları için baskı kurduğu aktarılıyor. Ancak denetim kurumları cephesinde tablo homojen değil. Bazı mali otoriteler ve banka kökenli bürokratlar, hem stablecoin piyasasını hem de faizli kripto ürünlerini bankaların *doğrudan kontrolü* altına sokacak sıkı bir rejim istiyor. Diğer bazı kurumlar ve Kongre üyeleri ise “toplu yasak” yerine, inovasyonu öldürmeden riskleri sınırlayan “dar ve net güvenlik bariyerleri”ni savunuyor.
Bu görüş ayrılıkları, sahada şu değerlendirmelere yol açıyor: “Siyasi liderlik CLARITY tasarısını bir öncelik dosyası haline getirirse süreç hızla ilerleyebilir; ancak karmaşık finansal düzenlemeler doğası gereği çok sayıda revizyon ve teknik düzeltmeden geçmek zorunda.” Ayrıca birçok Kongre üyesinin *kripto para ve stablecoin yapısını* yeterince anlamadığı, bu yüzden teknik detayları anlatmanın başlı başına engel oluşturduğu belirtiliyor.
Trump’ın son dönemde öne çıkan ‘kripto dostu’ çıkışları da CLARITY tartışmalarına gölge düşürüyor. Başkan Trump, açıkça *kripto para* yanlısı mesajlar vererek bu alandaki seçmenleri etrafında toplama çabasında. CLARITY etrafındaki son ivmenin de, Mar-a-Lago’daki temaslar ve açıklamalar sonrasında güç kazandığına dair yorumlar yapılıyor. Öte yandan aynı ‘siyasi markalaşma’, tasarıyı bir tür ‘parti projesi’ hâline getirme riskini barındırıyor. Böyle bir algı oluşursa muhalefet kanadındaki bazı isimlerin mesafe koyabileceği, hatta iki partili uzlaşmaya yatkın ılımlı isimlerin bile geri çekilebileceği konuşuluyor. *Kripto para düzenlemesinin* seçim malzemesine dönüşmesi, uzun vadeli ve istikrarlı bir regülasyon mimarisini geciktirebilir.
Bankalar ve regülatörler arasında da çizgiler net değil. Büyük finans kurumlarının bir bölümü, sert kurallar sayesinde yeni girişimlerin önünü kesmeyi ve ‘giriş bariyeri’ni yüksek tutmayı hedefliyor. Diğer bir kesim ise, yeterince açık bir kural seti sunulması halinde, *blockchain tabanlı ödemeler* ve *tokenize varlıklar* gibi yeni gelir hatlarına agresif şekilde girmeyi planlıyor. Böylece siyasi hesaplar, kurumsal çıkarlar ve teknoloji politikası aynı denklemde çakışıyor.
Sektör temsilcileri ve kripto odaklı fonlar, “Artık hangi ürünlerin serbest, hangilerinin yasak olduğunun net bir şekilde yazılmasını istiyoruz” diyerek hızla yasalaşma çağrısı yapıyor. Öte yandan bazı düzenleyici kurumların, CLARITY’yi kendi denetim sahasını genişletmek için fırsat olarak gördüğü, bu nedenle perde önünde ve arkasında yoğun bir yetki mücadelesi yaşandığı belirtiliyor. Siyasi takvim ile finansal piyasalardaki oynaklığın çakışması, Kongre liderliğinin CLARITY’yi *ne zaman* genel kurul gündemine taşıyacağını kritik hâle getiriyor. Geleneksel olarak, finans ve piyasa yapısını kökten etkileyen yasa tasarıları çok sayıda revizyon ve taslak değişikliğiyle son hâline kavuşuyor; bu süreçte ilk versiyonla nihai metin arasında ciddi farklılıklar doğabiliyor.
Bitcoin(BTC) fiyatı haberin kaleme alındığı sırada 66.621 dolar (yaklaşık 9,63 milyon won) civarında işlem görüyor. Piyasada *kripto para düzenlemesine* dair umut ve endişe aynı anda fiyatlanırken, CLARITY ve benzeri girişimlere ilişkin haber akışının volatiliteyi artırmaya devam edebileceği konuşuluyor.
CLARITY yasasının gerçekten geçmesi halinde, ABD’deki kripto para borsaları, bankalar ve stablecoin ihraççıları; lisanslama, saklama, müşteri koruması ve faizli ürün tasarımı gibi alanlarda çok daha ayrıntılı kurallara uyum sağlamak zorunda kalacak. Özellikle *faiz ödeyen stablecoin* ürünlerinin geleceği, son metnin nasıl yazılacağına göre tamamen farklı yollara ayrılabilir: Kimi senaryoda bu ürünler fiilen ortadan kalkabilir, kimi senaryoda ise sıkı koşullar altında sınırlı bir şekilde varlığını sürdürebilir.
Yatırımcı tarafında ise, regülasyonların sertleşmesi olası olsa da ‘öngörülebilirlik artışı’ orta-uzun vadede olumlu görülüyor. Ancak taslak aşırı muhafazakâr kalırsa, ABD merkezli projeler ve sermayenin daha gevşek kurallara sahip yargı alanlarına yönelmesi, yani yeni bir ‘regülasyon arbitrajı’ dalgası yaşanması riski de sıkça dile getiriliyor. ‘yorum’ Sonuç olarak, Washington’da bulunacak siyasi ve teknik denge sadece ABD iç pazarını değil, küresel kripto para ekosisteminin yönünü de etkileyecek. 4 Nisan’a doğru ilerlerken, piyasanın odağında CLARITY’nin alacağı son şekil olacak gibi görünüyor. ‘yorum’
Yorum 0