ETH 덴버 etkinliğine katılan ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) üyesi Paul Atkins, Kongre’deki kripto düzenleme tartışmaları gecikse de kurumun kendi inisiyatifiyle kapsamlı bir ‘kripto düzenleme’ hamlesi başlatacağını açıkladı. Özellikle uzun süredir rafta bekleyen ‘Clarity(CLARITY) yasası’ndan bağımsız olarak SEC’in çerçeveyi kendi kurallarıyla netleştirmek istemesi, *dijital varlık* piyasası için kritik bir döneme işaret ediyor. ‘Project Crypto(프로젝트 크립토)’ odaklı bu yaklaşım, hem *yatırım sözleşmesi* tanımını hem de *tokenlaştırılmış menkul kıymetler* için yeni bir yol haritasını gündeme taşıyor.
ETH Denver’da Atkins’e uzun süredir kripto dostu tavrıyla bilinen Hester Peirce eşlik etti. Atkins, burada yaptığı konuşmada, “Önümüzdeki birkaç ay boyunca daha geniş kapsamlı bir düzenleyici hamleye hazırlanıyoruz” diyerek SEC’in orta ve kısa vadeli planlarını normalden daha somut biçimde ortaya koydu.
Kaynak: Etkinlik konuşmaları, 20 Şubat’ta (yerel saatle) çeşitli ABD kripto medya kuruluşlarının aktardıklarına göre.
SEC ile CFTC ortak ‘Project Crypto’ yürütüyor
Atkins’e göre SEC, Kongre ile istişare sürecini sürdürürken emtia türev piyasalarını denetleyen Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) ile birlikte ‘Project Crypto’ adlı ortak bir çalışma başlatmış durumda. ‘yorum’ Burada amaç, Kongre’den kapsamlı bir yasa çıkmasa bile idari düzenlemeler ve kural değişiklikleriyle piyasadaki *boşlukları* doldurmak. ‘yorum sonu’
SEC’in kısa vadeli planlarının merkezinde, kripto varlıkların ne zaman bir ‘yatırım sözleşmesi’ olarak kabul edileceğini *resmi ve yazılı* kriterlerle açıklığa kavuşturmak var. Bu çerçevede, yatırım sözleşmesinin hangi yapıda oluştuğu, hangi şartlarda bu statünün sona erdiği ve artık menkul kıymet olarak değerlendirilmeyeceği gibi noktalar için detaylı bir *framework* hazırlanıyor. Bu adım, yıllardır piyasanın en büyük belirsizliği olan ‘menkul kıymet niteliği değerlendirme’ sorununu önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.
‘İnovasyon muafiyeti’ ile sınırlı tokenize menkul kıymet işlemleri
SEC, yeni nesil platformlarda gerçekleşen *tokenlaştırılmış menkul kıymet* işlemlerini sınırlı şekilde serbest bırakan bir ‘innovation exemption(innovasyon muafiyeti)’ mekanizması da hazırlıyor. Bu yapı, belirli tokenlaştırılmış menkul kıymetlerin *küçük ölçekli ve kontrollü* bir ortamda deneysel olarak işlem görmesine izin verirken, düzenleyicinin de uzun vadeli ve istikrarlı bir çerçeve oluşturmak için veri toplamasını sağlayacak.
Atkins, kripto para satışları yoluyla sermaye toplanması konusunu da düzenlenmiş finansal sistemin içine çekmek istediklerini belirtti. Geliştirilen kuralların, “‘sağduyulu(common-sense)’ bir sermaye oluşturma yolu” sunacağını söyledi. Böylece düzenleyici belirsizlik nedeniyle bugüne kadar *yurt dışı kuruluş* ya da dolaylı ihraç yöntemlerine yönelen birçok projenin, ABD içinde daha açık ve öngörülebilir prosedürlerle fon toplayabilmesi amaçlanıyor.
Cüzdan, arayüz ve saklama kuralları yeniden masada
SEC, piyasa katılımcılarının hukuki statüsünü netleştirmek için ‘no-action letter(no-action mektubu)’ süreçlerini ve çeşitli istisna/muafiyet kararlarını da genişletmeyi planlıyor. Özellikle dijital cüzdanlar, kullanıcı arayüzleri(UI) ve farklı uygulama katmanları gibi, son kullanıcıya doğrudan dokunan ve menkul kıymetler mevzuatı kapsamında kayıt zorunluluğu *belirsiz* olan alanlar için daha somut rehberler yayımlanması hedefleniyor.
Bir diğer odak alanı ise ‘custody(saklama)’ kurallarının güncellenmesi. Atkins, aracı kurum ve broker-dealer’ların, ödeme amaçlı stabil kripto paralar gibi ‘menkul kıymet dışı’ dijital varlıkları güvenli biçimde nasıl saklaması gerektiğine ilişkin yeni kurallar üzerinde çalıştıklarını söyledi. Hem menkul kıymet tokenları hem de menkul kıymet olmayan kripto varlıklarla birlikte işlem yapan büyük aracı kurumların sayısının artması, *uygulanabilir* saklama standartlarının önemini artırmış durumda.
Ayrıca, geleneksel piyasalarda hissedar kayıtlarını ve devir işlemlerini yöneten ‘transfer agent(transfer acentesi)’ düzenlemeleri de blokzincir çağına göre güncellenecek. Bu güncellemeyle tokenlaştırılmış menkul kıymetlerin *on-chain* ortamda mülkiyet kaydı ve devrinin yapılması hukuki açıdan daha net bir zemine oturacak. ‘yorum’ Bu adım, ileride hisse senedi ve tahvil gibi geleneksel araçların blokzincire taşınmasını da doğrudan etkileyebilecek nitelikte. ‘yorum sonu’
“Fiyat çöküşü olduğunda koşup müdahale eden bir kurum değiliz”
Piyasanın toplam değerinin 2,2 trilyon dolar seviyesine gerilemesine dair soruları yanıtlayan Atkins, SEC’in kısa vadeli fiyat hareketlerine göre pozisyon almaması gerektiğini belirtti. Ona göre kurulun temel görevi, “Her günkü fiyat oynamalarına tepki vermek değil”, yatırımcılara yeterli bilginin sunulacağı bir *şeffaflık ve açıklama(disclosure)* sistemini kurmak.
Atkins, hisse senetleri, emtialar veya dijital varlıklar fark etmeksizin her varlık sınıfında ‘volatilite’ bulunduğunu vurgularken, risklerin fiyatlara yansıdığı bu mekanizmanın sermaye piyasalarının temel işleyişi olduğunu ifade etti. Düzenleyici kurumların rolü ise, *adil ve tutarlı* kuralları koruyarak yatırımcıların ‘alım, satım veya elde tutma’ kararlarını kendi risk iştahlarıyla vermelerini sağlayan bir ortam oluşturmak.
Tokenlaştırılmış menkul kıymetler kilit dosya
Atkins, özellikle tokenlaştırılmış menkul kıymetlerin mevcut düzenleyici sistemin neresine oturduğu ve aracı kurumların bunları nasıl alım-satım ve saklama süreçlerine entegre edeceği konusunda ek netleştirmelere ihtiyaç olduğunu yineledi. SEC’in hazırladığı yeni kuralların ve muafiyetlerin; protokoller, platformlar, cüzdan sağlayıcıları ve saklama hizmeti sunan kurumlar dahil olmak üzere geniş bir katılımcı yelpazesini kapsaması hedefleniyor.
Bu sürecin başarısı için sektörle yakın işbirliğine vurgu yapan Atkins, kripto endüstrisine *eleştirel* yaklaşan isimlerin görüşlerini de memnuniyetle dinleyeceklerini söyledi. Ona göre düzenlemenin meşruiyeti ve güvenilirliği, yalnızca sektör temsilcilerinin değil, ‘karşıt görüşlerin’ de hesaba katıldığı *dengeli bir tasarıma* bağlı.
ETH Denver’da ortaya konan bu yönelim, Kongre’deki yasama süreci yavaş ilerlese de SEC’in ‘Project Crypto’ üzerinden *dijital varlık* düzenlemesinin ana hatlarını önce idari düzeyde şekillendirmeye kararlı olduğunu gösteriyor. Yatırım sözleşmesi kriterlerinin yazılı hale gelmesi, inovasyon muafiyetinin devreye alınması ve saklama ile transfer acentesi kurallarının blokzincire uyarlanması gibi adımların nasıl somutlaşacağı, önümüzdeki dönemde ABD’nin *kripto para* ve *tokenlaştırılmış menkul kıymet* piyasası için düzenleyici manzarayı ciddi biçimde değiştirebilir.
Yorum 0