한국 siyasetinde ‘Dijital Varlık Temel Yasası’na ilişkin 2. aşama görüşmelerin yerel seçim sonrasına ertelenmesi, ülkenin kripto para endüstrisindeki belirsizliği büyütüyor. Özellikle ‘won stabil kripto parası’ ve borsa ortaklık (hisse) sınırlamaları gibi iki temel başlık, sürecin önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.
Kore Ulusal Meclisi’nin Politika Komitesi, 31’inde (yerel saatle) yaptığı toplantıda ‘Dijital Varlık Temel Yasası’nı gündemden çıkardı. Bunun yerine finansla ilgili 5 ayrı yasa tasarısı alt komisyona sevk edilirken, yalnızca ‘sanal varlık kullanıcı koruma yasası’na ilişkin kısmi değişiklik teklifi inceleme aşamasına alındı. Seçim öncesi son derece hassas bir döneme girilmiş olması nedeniyle, bankalar ile büyük kripto borsalarının çıkarlarının çatıştığı tartışmalı maddelerin aceleye getirilmemesi yönünde siyasi bir tercih yapıldığı değerlendiriliyor. Ayrıca Başkanlık Ofisi ile Finansal Hizmetler Komisyonu(FSC) arasındaki görüş ayrılıklarının da tam anlamıyla giderilememesi, yasama sürecinin gecikmesinde etkili oluyor.
Won stabil kripto parası tarafında asıl ‘kelime’ şeklindeki çekişme, kimin kontrolü elinde tutacağı sorusunda düğümlenmiş durumda. Kore Merkez Bankası, bankaların merkezde olduğu bir konsorsiyum modelini savunuyor ve ihraççı şirketlerin en az yüzde 51’lik hissesinin bankalar tarafından tutulmasını istiyor. Buna karşılık Finansal Hizmetler Komisyonu, sıkı denetim ihtiyacını kabul etmekle birlikte, ‘yüzde 51 zorunluluğu’nun fintech şirketleri ve kripto borsalarının bu alana girişini fiilen kısıtlayacağını belirterek itiraz ediyor. Söz konusu madde, doğrudan ‘Dijital Varlık Temel Yasası’na bağlanmış durumda olduğu için, yasalaşma süreci uzadıkça piyasanın stratejik yönünü belirlemesi zorlaşıyor. Sektör temsilcileri, “İş planlarımızı netleştirmek için yasal çerçevenin kesinleşmesi şart ancak şu anda tüm ihtimalleri açık tutmak zorunda kalıyoruz, bu da maliyet yükünü artırıyor” yorum diye tepki veriyor.
Borsa ortaklık sınırları da bir diğer sıcak başlık. Finansal Hizmetler Komisyonu, büyük kripto para borsalarını ‘menkul kıymet borsalarına benzer’ bir çerçevede denetlemek istiyor ve ‘aynı kişi veya grubun’ sahip olabileceği payı yaklaşık yüzde 20 ile sınırlayan bir model üzerinde çalışıyor. Yeni kurulacak platformlar için ise en fazla yüzde 34’e kadar esneklik tanıyan istisnai bir düzenleme formülü de masada. Ancak Upbit ve Bithumb gibi yerleşik borsalar halihazırda bu oranları önemli ölçüde aşan ortaklık yapısına sahip. Bu nedenle yeni kuralın yürürlüğe girmesi halinde, mevcut ana ortakların pay satışı kaçınılmaz hale gelebilir. Böyle bir yeniden yapılanma, birleşme–satın alma dalgasını tetikleyebileceği gibi, tüm piyasa hakimiyet dengelerini de kökten değiştirebilir.
Güney Kore son dönemde yapay zeka destekli gözetim, piyasa manipülasyonu soruşturmaları ve vergilendirme adımlarıyla kripto piyasasına yönelik ‘kelime’ baskısını artırırken, bazı alanlarda kademeli ‘kelime’ esnemelere de gidiyor. Amaç, dağınık kalan mevzuatı toparlayıp bütüncül bir piyasa mimarisi kurmak. Buna karşın, özellikle won stabil kripto parası ve borsa regülasyonuna dair başlıkların askıda kalması, ülke piyasası üzerinde ek bir ‘kelime’ risk primi oluşabileceği endişesini doğuruyor. Analistler, seçim sonrasında yasanın nasıl şekilleneceğinin bir ‘dönüm noktası’ olacağını belirtiyor. Bankaların merkezde olduğu daha tutucu bir modelin mi, yoksa fintech ve borsaların daha aktif yer aldığı, özel sektör payının genişlediği bir sistemin mi öne çıkacağı henüz net değil. Olası bir ‘yumuşama’ senaryosunda, düzenlemeler yatırımcı dostu algılanırsa, küresel şirketler ve yabancı sermaye girişinde ‘kelime’ risk-on sinyali görülebileceği de konuşuluyor.
Bu arada Bitcoin(BTC), haberin yazıldığı an itibarıyla 66.000 dolar civarında işlem görüyor.
Yorum 0