ABD'de özel güvenlik sektörünün 2025 yılında 50 milyar doları aşan bir gelire ulaştığı tahmin ediliyor. Şiddet suçlarına ilişkin göstergelerin gerilemesine rağmen şirketlerin ve kamu kurumlarının koruma, gözetim ve giriş kontrolüne ayırdığı harcamaların büyüdüğü belirtiliyor.
4'ünde (yerel saatle), CNBC'ye göre, Robert H. Perry & Associates verilerine dayanarak ABD özel güvenlik sektörü gelirinin son 10 yılda yüzde 17 arttığı aktarıldı. Bu rakamın resmi bir devlet istatistiği değil, sektör tahmini olduğu vurgulandı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu(FBI), 2024 yılı ihbar verilerine göre şiddet suçlarının bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 azaldığını açıkladı. ABD Adalet Bakanlığı'na bağlı Suç İstatistikleri Bürosu(BJS) ise 2024'te 12 yaş ve üzeri nüfusta her 1.000 kişi başına 23,3 şiddet mağduriyeti kaydedildiğini bildirdi.
İki istatistik farklı yöntemlere dayanıyor. FBI verileri ihbar edilen suçları esas alırken, BJS oranı anketlere dayalı mağduriyet deneyimini yansıtıyor. Aynı yönde seyretseler de iki veri seti doğrudan toplanamaz ya da birebir kıyaslanamaz.
Talebi artıran asıl etken suç oranından çok tehdit algısı. Üst düzey yöneticiler, hakimler, okullar, ibadethaneler ve büyük ofisler gibi güvenliğin geçmişte 'ek maliyet' sayıldığı alanlarda koruma, gözetim ve giriş kontrolü harcamaları yükseldi.
Bu eğilim, teknoloji şirketlerinin yoğunlaştığı ABD'nin batı kıyısında da görülüyor. Business Insider'ın haberine göre OpenAI, Anthropic, Google(GOOGL), Meta(META) ve Salesforce(CRM) ofislerinde çalışan güvenlik personeli, ücret ve eğitim koşullarının iyileştirilmesini talep ederek grev onayı sürecini başlattı.
Yönetici koruma maliyetleri de arttı. Equilar, 2026'da 7 Nisan'a kadar sunulan S&P 500 şirketlerinin vekalet belgelerini inceleyerek 2025'te yöneticilerine güvenlikle ilgili yan haklar sağlayan şirket oranının yüzde 37,8 olduğunu açıkladı.
Bu şirketlerde güvenlik yan haklarının medyan tutarı 130.468 dolara ulaştı; bu da bir önceki yıla göre yüzde 20'lik artışa işaret ediyor. Equilar, konut güvenliği, özel koruma personeli ve seyahat güvenliği önlemlerinin başlıca kalemler olduğunu belirtti.
Sektörün en büyük oyuncusu Allied Universal, kendi resmi verilerinde küresel çalışan sayısının yaklaşık 800 bin, gelirinin ise yaklaşık 23 milyar dolar olduğunu açıkladı. Ancak şirketin başka bir tanıtım sayfasında küresel çalışan sayısı yaklaşık 770 bin olarak belirtiliyor; bu da şirketin kendi açıklamaları arasında tutarsızlığa işaret ediyor.
İstihdam verileri, pazar gelirindeki büyüme kadar hızlı hareket etmiyor. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu(BLS), 2025'te güvenlik görevlisi sayısını 1.304.000 olarak kaydetti ve 2025-2035 döneminde istihdamın yalnızca yüzde 1 büyümesini öngördü.
Yine BLS verilerine göre güvenlik görevlilerinin ortalama saatlik ücreti 20,42 dolar, yıllık ortalama geliri ise 42.470 dolar düzeyinde. Bu da sektördeki büyümenin, personel sayısında patlamadan çok sözleşme birim fiyatlarının ve hizmet kalitesinin yükselmesinden kaynaklandığını gösteriyor.
Sahadan gelen başka sinyaller de var. UC Berkeley Emek Merkezi(UC Berkeley Labor Center), ABD'de yaklaşık 1,3 milyon güvenlik görevlisi bulunduğunu, bunların yaklaşık yüzde 60'ının bina sahibi değil, sözleşmeli güvenlik şirketleri bünyesinde çalıştığını aktardı.
Personel devir oranı 2024'te yüzde 89'a ulaştı. Rapora göre güvenlik görevlileri hastane, okul, ulaşım tesisi, mağaza ve ofislerde halkın beklediği görünür güvenlik ağını sağlıyor; ancak ücret, sosyal haklar ve eğitim bu sorumluluğun gerisinde kalıyor.
Özel güvenlik, klasik anlamda kolluk hizmetinin yerini almaktan çok; sorumluluk, itibar, sigorta ve yönetici koruma maliyetlerini içine alan daha geniş bir pazara dönüşüyor. Şirketler açısından bu, bir olay yaşandıktan sonra ortaya çıkabilecek hukuki ve itibari maliyetleri azaltmayı hedefleyen bir risk yönetimi harcaması olarak değerlendiriliyor.
Ancak gelir artışının sahadaki çalışanların koşullarına doğrudan yansıyıp yansımadığı ayrı bir soru. BLS'in düşük istihdam artışı öngörüsü ile UC Berkeley Emek Merkezi'nin yüksek personel devir oranı verisi, sektördeki büyümenin henüz dengeli bir yapıya kavuşmadığını ortaya koyuyor.
Yorum 0