Japonya Merkez Bankası (Bank of Japan, BOJ), Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle petrol fiyatlarının yeniden yükselmesini enflasyon için yukarı yönlü risk olarak değerlendirdi. Eylül toplantısının tutanaklarında, faiz artırımının hızı konusunda üyelerin farklı görüşleri de yer aldı.
BOJ, 5 Kasım’da Kore saatiyle 08.50’de tutanakları yayımladı. Belgede, 17-18 Eylül’de yapılan para politikası toplantısının görüşmeleri aktarıldı.
Bir üye, temmuz ayındaki toplantıdan söz konusu toplantıya kadar petrol fiyatlarının yaklaşık %50 yükseldiğini, yenin ise yaklaşık %5 değer kazandığını belirtti. Bu piyasa koşullarının sürmesi halinde genel tüketici fiyatları üzerinde ciddi bir yukarı yönlü baskı oluşabileceğini ifade etti.
Üyelerin çoğu, Orta Doğu’daki askeri çatışmaların petrol fiyatlarını yeniden yükseltmesiyle ithalat fiyatları dahil enflasyon risklerinin yüksek kalmaya devam ettiğini değerlendirdi. Başlangıçta endişe edilen ekonomik faaliyetlerdeki ciddi bozulmanın henüz yaşanmamasında stratejik petrol rezervlerinin kullanılması ve alternatif tedarik kaynaklarının bulunmasının etkili olduğu görüşü paylaşıldı.
Bazı üyeler, petrol fiyatlarının yanı sıra arz hacmindeki düşüşü de kuyruk riski olarak ele aldı. Suudi Arabistan’daki boru hattının devre dışı kalması, Kızıldeniz’de petrol taşımacılığına ilişkin belirsizlikler ve ABD ile Çin’in petrol stoklarının azalmasının çatışmanın uzamasıyla birleşmesi halinde arz kısıtlarına yol açabileceği yönünde endişeler dile getirildi.
O dönemde Japonya’da taze gıda hariç tüketici fiyatları yıllık bazda %1,5-%2,0 aralığındaydı. Üyeler, enerji yükünü hafifletmeye yönelik hükümet önlemlerine rağmen ithalat fiyatlarındaki artışın ve ücret zamlarının satış fiyatlarına yansımasının sürdüğünü belirtti.
Üyelerden bazıları, işletmeler arası ticarette artan maliyetlerin tüketici fiyatlarına yansımaya başladığını söyledi. Petrol fiyatlarının yanı sıra ücret artışlarının satış fiyatlarına aktarılması, yenin seyri ve yapay zekâ kaynaklı talebin enflasyon görünümünü etkileyebileceği değerlendirildi.
BOJ, tutanaklarda üyelerin 2026 mali yılının ikinci yarısında taze gıda hariç tüketici enflasyonunun %2’nin belirgin şekilde üzerine çıkabileceğini görüştüğünü aktardı. Petrol fiyatları, ücret artışlarının fiyatlara yansıması, yapay zekâ talebiyle bağlantılı yarı iletken fiyatlarındaki artış ve yenin değer kaybetmesi olası etkenler arasında sayıldı.
Üyelerin çoğu, enflasyonun hedefe yaklaştığını ve yukarı yönlü çeşitli risklerin sürdüğünü belirterek faiz artırımını uygun buldu. BOJ, eylül toplantısında politika faizini 0,25 puan artırarak yıllık %1,25’e çıkardı.
Artırım kararı 7’ye karşı 2 oyla kabul edildi. Karara karşı çıkan üyelerden biri enflasyonun %2’nin altında olduğunu ve ekonomik durumun güçlü sayılamayacağını savundu. Diğer üye ise ekonomi ve fiyatlardaki seyrin önceki döneme kıyasla belirgin biçimde hızlanmadığı görüşünü dile getirdi.
Sonraki faiz artışlarının hızı konusunda da görüş ayrılığı yaşandı. Bir üye, enflasyonun hedefi aşacağına dair işaretler görülürse artış hızının yükseltilmesi gerektiğini söyledi. Başka bir üye ise fiyatların hızla yükselmediğini belirterek aceleci davranmaya gerek olmadığını ifade etti.
BOJ, 30 Ekim’de yayımladığı ekonomi ve fiyat görünümünde petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde şirket kârlarının ve hanehalkının reel gelirinin beklenenden fazla düşebileceğini değerlendirdi. Petrol maliyetlerinin işletmeler arası işlemlerden satış fiyatlarına aktarılması halinde tüketici fiyatlarında geniş çaplı artış görülebileceği olasılığını da gündeme getirdi.
Aynı görünüm raporunda BOJ, 2027 mali yılı için taze gıda hariç tüketici enflasyonu tahminini önceki tahminine kıyasla hafifçe yükseltti. Orta Doğu’daki gelişmeler, döviz kuru ve yapay zekâ kaynaklı talep de ekonomi ve enflasyon açısından risk etkenleri olarak sıralandı.
BOJ, 30 Ekim’de politika faizini yıllık %1,25’te tuttu. Eylül’deki artıştan bir ay sonra alınan kararla faiz oranında yeni bir değişikliğe gidilmedi.
Petrol fiyatları ve faiz görünümü, riskli varlık piyasalarını da etkileyebilecek makroekonomik etkenler arasında yer alıyor. TokenPost daha önce petrolün faiz baskısını artırdığı bir senaryoda Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) gibi riskli varlıklar üzerindeki olası etkileri ele almıştı.
Yorum 0