Stabilcoin’ler ödeme sisteminde devrim yaratıyor: “Asıl şimdi başlıyoruz”
Stabilcoin’ler artık sadece hızlı ve düşük maliyetli transfer araçları değil, aynı zamanda küresel finans sisteminde ‘yenilik’ üreten temel bir yapı taşı olarak görülüyor. HIFI'nin Operasyon Direktörü Mohamed Afifi’ye göre bu dijital para birimleri halen ‘başlangıç aşamasında’ olsa da potansiyelleri ‘muazzam’. Özellikle geleneksel finans dünyasının yavaş işlem süreleri ve yüksek komisyonları gibi kronik sorunları karşısında stabilcoin tabanlı çözümler dikkat çekiyor.
Afifi, mevcut altyapıların hâlâ yüksek kurulum maliyetleri ve ‘parçalanmış’ yapılar nedeniyle yaygın kullanımda zorlandığını kabul ediyor. Ancak buna rağmen farklı blokzincirler üzerinde geliştirilen bağımsız çözümlerin artmasının sektöre yeni bir canlılık kazandırdığını ifade ediyor. Ona göre, stabilcoin’ler artık deneysel değil; her gün milyarlarca dolarlık transferin gerçekleştiği ‘çalışan altyapılar’ arasında yer alıyor.
Bu güven ortamı büyük ölçüde netleşen düzenlemelere dayanıyor. Afifi, net yasal çerçevenin hem kullanıcı güvenini artırdığını hem de altyapı geliştiricilerinin karşılaştıkları teknik engelleri ‘soyutlayarak’ daha hızlı entegrasyon sağladıklarını belirtiyor.
Stabilcoin’ler en çok da sınır ötesi transferlerde ‘oyun değiştirici’ rolüyle öne çıkıyor. Afifi’ye göre bu sistemler ödeme süreçlerindeki friksiyonu azaltarak işlemleri daha hızlı ve ucuz hâle getiriyor. Bu gelişmelere ayak uyduramayan geleneksel ödeme kurumları ise fintech girişimleri tarafından geride bırakılabilir. Afifi’nin öngörüsü, önümüzdeki 5 ila 7 yıl içinde tüm şirketlerin stabilcoin tabanlı sistemlerle çalışmak zorunda kalacağı yönünde. Hatta ülkelerin kendi istikrarlı dijital paralarını piyasaya sürmesiyle birlikte ‘küresel birlikte çalışabilirlik’ (interoperability) dönemi başlayacak.
Afifi, finans kurumlarının benimseyeceği blokzincir çözümlerinin hem ‘şeffaflığı’ hem de ‘mahremiyeti’ aynı anda sunabilen “izinli blokzincirler” olacağına inanıyor. Bu yapıların özellikle uluslararası para transferi, kurumsal finansman gibi yeni pazarları desteklemek adına önemli fırsatlar barındırdığını da sözlerine ekliyor.
Ancak hâlen çözülmesi gereken yapısal sorunlar da mevcut. Blokzincir alanı çok sayıda platforma bölünmüş durumda. Bu bağlamda HIFI, farklı blokzincirler arasında geçişi kolaylaştıran bir ‘dağıtım katmanı’ oluşturarak köprü rolü üstleniyor. Afifi, geleneksel finans kurumları ve büyük şirketlerle çalıştıklarını belirterek, bu yaklaşımın istikametlerini de ortaya koyuyor. Fakat kullanılan platformlar arasında hâlâ teknik uçurumlar ve kullanıcı deneyiminde karmaşıklık gibi zorluklar bulunuyor.
İlginç bir şekilde, Afifi kullanıcıların hangi blokzinciri kullandığını çoğu zaman umursamadığını ancak ‘maliyet’ ve ‘hız’ gibi pratik konulara oldukça duyarlı olduklarını vurguluyor. Bu nedenle, gelecekte bu sistemlerin daha sade hâle gelmesi bekleniyor. Bu basitleşme süreciniyse yapay zekâ yönlendirecek.
Afifi, çok yakında hem bireysel hem de kurumsal ödeme işlemlerinin yapay zekâ temsilcileri (AI agent) tarafından yürütüleceğini öngörüyor. Yapay zekânın kullanıcı arayüzü rolünü üstlenerek ödeme deneyimini daha hızlı ve hassas hâle getireceğini vurguluyor.
Tüm bu gelişmelerin ortasında Afifi’ye göre stabilcoin başarıya ulaşmak için “kullanıcı tarafından ‘hissedilmeyecek’ şekilde çalışmalı”. Kullanıcılar teknolojiyi doğrudan fark etmeden onun avantajlarından faydalanabilmeli. Bu nedenle teknoloji şirketlerinin ödül yapılarından ekosistem tasarımına ve arayüz deneyimine kadar her adımı dikkatlice planlaması gerektiğini savunuyor.
Bugün stabilcoin’ler sadece bireyleri değil, ülkeler arası fon akışlarını da dönüştürüyor. Afifi, ABD ile Japonya arasında tokenlaştırılmış hazine bonolarının işlem gördüğü yeni pazarlar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin onayladığı dirhem bazlı stabilcoin projesinin ‘benzersiz transfer koridorları’ (remittance corridors) yarattığını ifade ediyor.
Sonuç olarak stabilcoin’ler artık laboratuvar ortamından çıkıp reel finansın ‘temel araçları’ haline geliyor. Bundan sonraki en büyük zorluk ise bu parçalanmış altyapının ne derece iyi entegre edilebileceği ve son kullanıcıya ne kadar görünmeden sunulabileceği olacak gibi görünüyor.
Yorum 0