Avrupa’nın önde gelen tokenizasyon şirketleri, Avrupa Birliği’nin dağıtık defter teknolojisi (DLT) pilot düzenlemelerinde hızlı bir revizyon çağrısı yaptı. Şirketler, mevcut varlık ve ihraç sınırları ile süre sınırlı lisans yapısının, ABD’ye kıyasla pazar gelişimini ciddi biçimde yavaşlattığını belirterek uyarıda bulundu.
Börse Stuttgart Grubu, Securitize, STX gibi önde gelen Avrupa altyapı şirketleri, Avrupa Parlamentosu’nda yapılacak oturum öncesinde yayınladıkları ortak mektupla, mevcut pilot düzenlemenin teknik düzenleme eksiklerinin giderilmesini talep etti. Mektupta vurgulanan en önemli husus, mevcut düzenlemenin Avrupa'daki menkul kıymet token’larının genişlemesini fiilen engellediği yönünde.
Şirketler, ABD’deki düzenleme ilerlemesiyle karşılaştırıldığında Avrupa’nın pazar liderliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyardı. Özellikle bu düzenlemeler revize edilmezse 2030 sonrası uygulanabilir olacağına dikkat çekilerek, bunun sadece kısa vadeli değil, aynı zamanda ‘stratejik bir risk’ oluşturabileceği belirtildi.
Bu şirketler regülasyonların gevşetilmesini değil, yatırımcı korumasını koruyan ama aynı zamanda ticari büyümeyi destekleyecek sınırlandırılmış teknik değişiklikleri önerdi. Tekliflerin başında pilot rejime tabi olabilecek varlık yelpazesinin genişletilmesi, ihraç tavanının artırılması ve altı yıllık lisans sınırlamasının kaldırılması bulunuyor.
Bu öneriler, Avrupa'nın tüm finansal yapılarını baştan tartışmaya açmadan, yalnızca teknik güncellemeler yoluyla hızlı bir iyileştirme yapılabileceğini savunuyor. Şirketler, düzenleme sürecindeki gecikmelerin euro'nun küresel sermaye piyasalarındaki rekabet gücünü zayıflatabileceğini dile getiriyor. Özellikle ihraç ve takas altyapısının tamamen dijitalleştiği günümüzde, daha hızlı hareket etmenin kritik önemde olduğuna dikkat çekildi.
Öte yandan, ABD'li düzenleyiciler ve borsalar token menkul kıymetler için net kurallar oluşturmada hız kazandı. 11 Aralık’ta (2025), ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC), mevcut düzenlemeler çerçevesinde menkul kıymet token’larının nasıl saklanıp takas edileceğine açıklık getirdi. Aynı gün, DTCC’nin bir iştiraki için ‘No-Action Letter’ yayımlanarak token menkul kıymetler alanında faaliyet yapılmasına fiilen izin verilmiş oldu.
Bunu takiben 28 Ocak’ta SEC, token menkul kıymetleri ‘ihraççı odaklı’ ve ‘üçüncü taraf odaklı’ olarak ikiye ayırarak her biri için düzenleme yaklaşımını belirledi. Bu adım, ABD şirketlerinin tokenizasyon projeleri için daha sağlam yasal zemin oluşturmak amacı taşıyor.
Borsalar da benzer şekilde hızlı hareket ediyor. Nasdaq geçen yıl Eylül ayında tokenlaştırılmış hisse senetleri için listeleme planını iletti ve halihazırda düzenleyici kurumlarla görüşmeleri sürdürüyor. NYSE ise Ocak ayı sonunda, tokenlaştırılmış hisse ve borsa yatırım fonlarının(ETF), blokzincir tabanlı 7/24 çalışan bir platformda işlem görebilmesi için çalışma başlattığını duyurdu.
Avrupa'daki ortak mektup, sadece teknik bir düzenleme önerisi değil, aynı zamanda küresel sermaye piyasalarının dijital dönüşümüne ayak uydurmak için gerekli olan düzenleyici değişikliğe yönelik güçlü bir mesaj niteliği taşıyor. ABD mevcut finansal sistemine tokenizasyonu entegre etmekte hız kazanırken, Avrupa deneysel bir düzenleme çerçevesine sıkışmış durumda. Bu da kıta genelinde önümüzdeki döneme dair ciddi bir rekabet dezavantajı yaratabilir.
Avrupa şirketleri, likiditenin ve sektörel altyapının ABD’ye kayma riski konusunda ciddi uyarılarda bulunurken, tam teşekküllü pazar geçişine geçilmeden önce mevcut regülasyonların hızla düzenlenmesi ve test ortamlarının iyileştirilmesinin zorunlu olduğuna dikkat çektiler.
Yorum 0