Bitcoin(BTC) uzun uğraşlar sonunda 65.000 dolar seviyesini kısa süreliğine geri alsa da, ardından bu ‘kritik eşik’in altına sarkarak desteği kaybetti. Bu hareket, piyasadaki *dalgalanma* ve *belirsizliği* artırdı. Fiyatın kilit bölgenin altına inmesiyle birlikte ‘zararda olan’ Bitcoin(BTC) miktarı hızla şişerken, yatırımcıların psikolojik baskısı da gözle görülür şekilde artıyor.
Bitcoin(BTC) fiyat düzeltmesinin ardından, piyasadaki stresin ‘eşik noktasına’ yaklaştığına işaret eden veriler yayımlandı. Zararda tutulan arzın oranı, tarihsel olarak da yüksek sayılabilecek seviyelere çıkmış durumda. Bu tablo, son düşüşün derinliği nedeniyle, alım fiyatına göre *kayda değer* defter zararı yazan Bitcoin(BTC) yatırımcısı sayısının hızla arttığına işaret ediyor.
CoinDesk danışmanı ve baş analisti James Van Straten(James Van Straten) tarafından paylaşılan grafiğe göre, şu anda ‘zarar bölgesinde’ bulunan Bitcoin(BTC) arzı 10 milyon BTC’ye ulaştı. Bu rakam, Bitcoin(BTC) tarihindeki ‘dördüncü en yüksek’ seviye olarak kayda geçti ve kısa vadeli fiyat dalgalanmalarının, yatırımcı tabanının geneline yayılan geniş çaplı bir baskıya dönüştüğünü gösteriyor.
Detaylara bakıldığında, 6 Şubat ile 24’ü arasında alınan Bitcoin(BTC) miktarı içinden ek 70.000 BTC’nin zarar bölgesine kaydığı hesaplanıyor. Bu eğilim sürerse, gelecek hafta itibarıyla dolaşımdaki arzın 20 milyon BTC sınırına yaklaşabileceği ve toplam arzın yaklaşık ‘yarısının’ zararda olabileceği tahmin ediliyor. Bazı piyasa katılımcıları, bu tür geniş çaplı ‘sermaye erozyonu’ süreçlerinin geçmiş döngülerde çoğu zaman *ayı piyasası diplerine* zemin hazırladığını savunuyor. Ancak burada kastedilen, kesin bir dip noktasından çok, tarihsel örneklerde tekrar tekrar gözlenen ‘acı eşiği’ne girilmiş olabileceği. ‘yorum: Yani veri, dibi garanti etmiyor; sadece baskının tarihsel olarak yoğunlaştığı faza yaklaşıldığını ima ediyor.’
On-chain analist Darkfost(Darkfost), Bitcoin(BTC) görünümü belirgin şekilde toparlanmadığı sürece, farklı yatırımcı gruplarının davranışlarının yakından izlenmesinin kritik olduğunu vurguluyor. Bu noktada kısa vadeli oynaklığa daha az tepki veren ‘uzun vadeli yatırımcılar (Long-Term Holders, LTH)’ mevcut aşamada piyasanın yapısını anlamak için ana eksen konumunda.
Mevcut durumda, uzun vadeli yatırımcıların ortalama getirisi yaklaşık yüzde 74 civarında hesaplanıyor. Ancak Bitcoin(BTC) fiyatı, LTH’ler için ‘maliyet ortalaması’ kabul edilen yaklaşık 38.900 dolar seviyesine (1 dolar=1425,80 TL kuruna göre yaklaşık 554.600 TL) yaklaştıkça, bu ortalama getiri de kademeli biçimde geriliyor. Öte yandan bu maliyet seviyesi sabit değil. Daha yüksek fiyattan alım yapmış kısa vadeli yatırımcılar (Short-Term Holders, STH) zamanla elde tuttukları sürenin uzamasıyla LTH kategorisine geçtikçe, LTH maliyet tabanı da yukarı doğru kayıyor. ‘yorum: Yani cycledaki ilerlemeye bağlı olarak, “uzun vadelilerin” ortalama giriş seviyesi giderek yükseliyor.’
Darkfost, geçmiş ayı piyasalarına bakıldığında, Bitcoin(BTC) fiyatı her LTH maliyet tabanının altına indiğinde, gerçekleşen zararların yaklaşık yüzde 20 civarına genişlediği bir ‘nihai teslimiyet (capitulation)’ evresinin tetiklendiğini hatırlatıyor. Bu evrelerin ardından ise piyasanın genellikle yeni bir yükseliş trendinin temellerini yavaş yavaş yeniden inşa etme eğilimi gösterdiği gözlemlenmiş durumda.
Buna karşın analist, bu yorumların *az sayıda döngü* üzerinden çıkarılmış gözlemler olduğunun altını çiziyor ve mekanik bir ‘kural’ gibi uygulanamayacağını belirtiyor. Özellikle bu döngüde kurumsal yatırımcılar, şirketler ve hatta ülke ölçeğinde aktörlerin piyasaya dahil olmasıyla Bitcoin(BTC) ekosisteminin yapısal olarak değiştiğini, dolayısıyla geçmişteki senaryolarla bire bir aynı sonuca varılmasının şart olmadığını ekliyor.
Darkfost, “Hiçbir şey kesin olarak öngörülemez, nihai kararı her zaman piyasa verir” diyerek, belirsizliği abartan ya da tam tersi şekilde hafife alan, aşırı iddialı söylemlere kapılmama uyarısında bulunuyor. Zararda tutulan Bitcoin(BTC) arzının hızla artması, bir yandan yatırımcı psikolojisi ve piyasa likiditesi üzerinde ciddi baskı yaratırken, diğer yandan da olası bir trend dönüşümünü takip etmek isteyenler için önümüzdeki dönemin en kritik ‘izleme göstergelerinden’ biri haline geliyor.
Yorum 0