Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

ABD Federal Mahkemesi, Binance’in Tahkim Hamlesini Durdurdu: Williams v. Binance Davası Kamuya Açık Sürecek

ABD Federal Mahkemesi, Binance’in Tahkim Hamlesini Durdurdu: Williams v. Binance Davası Kamuya Açık Sürecek / Tokenpost

ABD federal mahkemesi, dünyanın en büyük kripto para borsası Binance’in, ABD’li kullanıcıların açtığı tazminat davasını ‘tahkim’e yönlendirme girişimini durdurdu. 20 Şubat 2019’dan önce Binance.com üzerinden token alan yatırımcıların uyuşmazlıkları için tahkim şartının geçerli olmadığına hükmedildi. Böylece ‘Williams v. Binance’ davasının kamuya açık mahkeme sürecinde devam etmesinin önü açıldı.

New York Güney Bölge Federal Mahkemesi yargıcı Andrew Carter Jr., 27’sinde (yerel saatle) Binance’in tahkime zorlama talebini reddetti. Çekişmenin odağında, borsanın 2017 tarihli kullanım şartlarından 2019 şartlarına tek taraflı geçiş yaparken kullanıcılara ‘yeterli bildirim’ yapıp yapmadığı sorusu vardı. 2017 sürümünde herhangi bir tahkim maddesi ya da toplu dava feragat hükmü yer almazken, 2019 şartlarına tahkim maddesinin eklenmesiyle uyuşmazlık çözümünün çerçevesi köklü biçimde değişmişti. Mahkeme, bu değişikliğin kullanıcı açısından açıkça ortaya konmadığını belirtti.

Karara göre Binance, şartlardaki değişikliği meşrulaştırmak için, sözleşmede yer alan “şartlar değiştirilebilir” türü genel bir hükme ve 2019 sözleşme metninin web sitesine yüklenmiş olmasına dayanıyordu. Ancak mahkeme, borsanın kullanıcıların her birine ayrı bildirim gönderdiğine ya da yeni tahkim maddesini resmen ‘duyurduğuna’ dair bir kanıt bulunmadığı sonucuna vardı. Böylece, çevrimiçi hizmetlerde şartlar değişse bile kullanıcıların bunu fark edebilmesi için ‘fiili ve anlamlı bir bilgilendirme’ yapılması gerektiği yönündeki sözleşme hukuku ilkesi bir kez daha vurgulandı.

Yargıç Carter, Binance’in savunmasında “yeni dünya(new world)” söylemine ve ‘merkezsiz’ işleyiş iddiasına da atıf yaptı ancak bu tür ifadelerin, internet üzerinden kurulan sözleşmelere uygulanacak hukuki yorum kurallarını değiştiremeyeceğinin altını çizdi. Ona göre önemli olan, hizmet sağlayıcının kullanım şartlarını kullanıcıya nasıl sunduğu ve kullanıcının da bu şartları hangi usulle kabul ettiğiydi.

Mahkeme ayrıca, 2019 tarihli tahkim maddesinin geriye dönük uygulanamayacağına karar verdi. Tahkim şartının yürürlük tarihi olan 20 Şubat 2019’dan önce doğan talepleri de kapsadığına dair açık ve net bir ifade sözleşmede yer almadığı için, bu tarihten önceki işlemlere dayalı uyuşmazlıklarda tahkimin zorunlu tutulamayacağı belirtildi. Bu nedenle, eski dönem alım satımlara ilişkin talepler mahkeme önünde görülmeye devam edecek.

2019 şartlarındaki “ABD toplu dava feragati(class action waiver)” ibaresi de mahkemenin eleştirdiği bir diğer nokta oldu. Bu ifade yalnızca bölüm başlığı şeklinde sözleşmeye konmuş, fakat metnin içinde feragatın içeriği ve kapsamı somut biçimde düzenlenmemişti. Carter, bu haliyle ilgili hükmün federal mahkemece icra edilemeyeceğini, metnin belirsizliğinin ise ‘şartları kaleme alan taraf olan Binance aleyhine’ yorumlanması gerektiğini kaydetti.

Williams v. Binance davası, Kaliforniya, Nevada ve Teksas’tan beş ABD’li yatırımcı tarafından toplu dava formatında açıldı. Davacılar, Binance ile kurucu Changpeng Zhao(CZ)’nun Binance.com’da ‘kayıtsız menkul kıymet’ sattığını ve buna rağmen broker-dealer olarak kayıt yaptırmadığını öne sürüyor. Bu iddialar, kripto para borsalarının hangi token’ları nasıl listelediği ve ABD menkul kıymet yasalarına ne ölçüde tabi olduğu konusunda kritik tartışmalar içeriyor.

Süreç 2022’de bir kez reddedilmişti. Ancak 2024’te 2. Federal Temyiz Mahkemesi, yatırımcıların argümanlarını yeniden geçerli bularak dosyayı Carter’ın mahkemesine geri gönderdi. Böylece davanın esasına girilmesinin ve Binance’in işleyişi ile token satış modelinin kamuya açık şekilde tartışılmasının yolu açıldı.

Binance cephesi ise 20 Şubat 2019 sonrasına ilişkin taleplerin zaten çözüme kavuştuğunu savunuyor. Cointelegraph’a göre Binance sözcüsü, “Bu konudaki başvurumuza yanıt olarak davacılar, 20 Şubat 2019’dan sonra doğan tüm taleplerini gönüllü ve yerinde biçimde geri çekti” dedi. Sözcü, “Geriye kalan sınırlı sayıdaki talebi de temelsiz görüyoruz ve bunlara karşı da güçlü şekilde mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Son kararla birlikte, kalan iddialar Singapur’da kapalı kapılar ardında yürütülen bir tahkim sürecine değil, ABD federal mahkemesinde şeffaf bir yargılamaya konu olacak. Önümüzdeki duruşmalarda, kripto para platformlarının yalnızca çevrimiçi kullanım şartlarını tek taraflı değiştirerek yatırımcı davalarını ne ölçüde sınırlayabileceği ayrıntılı biçimde masaya yatırılacak. Bu dosyada verilecek nihai kararın, kripto borsalarının kullanıcı sözleşmelerinde ‘bildirim yöntemi’ ve ‘geçerlilik kapsamı’ konularında yeni bir referans noktası oluşturması bekleniyor. yorum: Bu gelişme, özellikle global borsaların ABD’li kullanıcılarla ilişkilerini ve sözleşme pratiklerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalabileceğine işaret ediyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1