Twelve years째 이어진 마운트곡스(Mt. Gox) krizi, yeniden ‘Bitcoin(BTC)’in temellerini tartışmaya açtı. Borsanın çöküşüyle kaybolan Bitcoin’leri geri almak için, o dönemki yönetimden gelen ‘hard fork(hard fork)’ önerisi bu kez resmen masaya kondu ve topluluk içinde ciddi bir ayrışma yarattı.
Eski Mt. Gox CEO’su Mark Karpelès(Mark Karpelès), geçtiğimiz cuma günü GitHub’a resmi bir teklif metni yükleyerek, belirli koşullarda mevcut kurallarla mümkün olmayan işlemleri geçerli kılacak bir ‘Bitcoin hard fork’u talep etti. Teklifin merkezinde, yaklaşık 80.000BTC’lik bir bakiyenin, orijinal ‘private key’ olmadan ‘recovery address’e taşınabilmesi için protokol kurallarının değiştirilmesi fikri yer alıyor.
Bu varlıklar, haberin yazıldığı an itibarıyla 50 milyar doların (yaklaşık 7,23 trilyon won, 1 dolar=1.446 won) üzerinde bir değere sahip. 15 yılı aşkın süredir tek bir cüzdanda hiç hareket etmemeleri nedeniyle, kripto para piyasasında en fazla ‘izlenen’ adreslerden biri olarak kabul ediliyor.
Karpelès, teklifin niteliğini gizlemedi. “Bu bir hard fork” ifadesini açıkça kullanırken, “daha önce geçersiz olan bir işlemi geçerli kılmak” anlamına geldiğini vurguladığı bildirildi. Yani Bitcoin topluluğunun en temel ilkelerinden biri olan ‘işlem geri dönmezliği(‘transaction finality’)’ için özel bir istisna tanınmasını istiyor.
Karpelès’in dayandığı argüman, taraflar arasındaki *mevcut tıkanma*. Mt. Gox alacaklılarının geri ödemesinden sorumlu ‘trustee’, Bitcoin topluluğunun kural değişikliğini kesin olarak kabul edeceğine dair garanti olmadan, zincir üstü(‘on-chain’) bir kurtarma planına sıcak bakmıyor. Öte yandan topluluk da net bir teknik taslak ortaya konmadan, böylesine radikal bir ‘hard fork’ hamlesini tartışmayı zor buluyor.
Karpelès, GitHub’a sunduğu teklifin bu ‘ön koşulu’ karşıladığını ve tıkanıklığı çözebileceğini savunuyor. Ancak Bitcoin’de merkezi bir karar alma mekanizması bulunmaması, böyle bir teklifin doğrudan uygulamaya konulmasını da son derece güçleştiriyor.
Tepkiler gecikmedi. Bitcoin topluluğunun önde gelen forumlarından Bitcointalk’ta, bu hamlenin Bitcoin’in ‘sansüre direnç(censorship resistance)’ ve ‘işlemlerin değiştirilemezliği’ gibi temel değerlerini zedeleyebileceği yönünde sert eleştiriler dile getirildi. Bazı kullanıcılar, bir kez istisna tanınmasının, gelecekte hack kurbanları veya başka mağdurlar için benzer ‘kurtarma talepleri’ne emsal oluşturabileceği uyarısında bulundu.
Diğer bir kaygı da devletler veya dış güçlerin, “şu coin taşınabilir, bu coin taşınamaz” diyerek protokol karar süreçleri üzerindeki etkisini artırma ihtimali. Tartışmanın özünde, Mt. Gox mağdurlarına tazminat sağlanmasından çok, Bitcoin’e olan güvenin ‘key olmadan transfer yok’ inancı üzerine kurulmuş olması yatıyor. Bir kez bile haklı görünen bir gerekçeyle bu kural esnetilirse, bu inancın ‘değişmez kural’ olmaktan çıkıp ‘duruma göre şekillenen bir mutabakat’a dönüşeceği eleştirisi öne çıkıyor.
Mt. Gox, bir dönem küresel Bitcoin işlemlerinin yaklaşık yüzde 70’ini yöneten dev bir borsaydı. Ancak 2011’den itibaren ciddi güvenlik açıkları ortaya saçıldı ve yıllar boyunca süren sızıntıların uzun süre fark edilmediği bildirildi. Sonunda 2014 yılı Şubat ayında Tokyo’da iflas başvurusu yapan Mt. Gox, müşterilere ait 750.000BTC ve şirkete ait 100.000BTC olmak üzere toplam 850.000BTC’yi kaybettiğini açıkladı. O dönem yaklaşık 500 milyon dolar eden bu kayıp, bugünkü fiyatlarla tamamen farklı bir *sembolik ağırlık* taşıyor.
‘Bitcoin hard fork’ etrafındaki son tartışma, alacaklıların yıllardır süren bekleyişini yeniden gündeme taşırken, aynı zamanda Bitcoin’in bugüne kadar titizlikle koruduğu ilkelerin ne ölçüde esnetilebileceği sorusunu da keskinleştiriyor. ‘Kurtarma ihtiyacı’ ile ‘ağın güvenilirliği’ arasında süren bu gerilim, koşullar değişmedikçe bir süre daha kripto para gündeminin üst sıralarında kalacak gibi görünüyor.
Yorum 0