Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Binance’in tahkim hamlesine mahkeme freni: ABD’de kayıtsız token satışı davası toplu dava olarak sürecek

Binance’in tahkim hamlesine mahkeme freni: ABD’de kayıtsız token satışı davası toplu dava olarak sürecek / Tokenpost

Manhattan Federal Mahkemesi, Binance’in ‘zorunlu tahkim’ talebini reddetti: Toplu dava yolu açıldı

Manhattan’taki federal bölge mahkemesi, Binance’in ‘zorunlu tahkim’ talebini kabul etmeyerek, ABD’li yatırımcıların *kayıtsız token satışı* iddiasıyla açtığı toplu davanın mahkemede devam etmesine karar verdi. Bu kararla birlikte, Binance borsasında listelenen bazı token’ların ABD hukuku açısından ‘menkul kıymet’ sayılıp sayılmayacağı tartışmasının *esas yargılamaya* daha da yaklaştığı değerlendiriliyor.

ABD New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi yargıcı Andrew L. Carter Jr.(Andrew L. Carter Jr.), perşembe günü (yerel saatle) açıkladığı görüşte, Binance’in Şubat 2019’da kullanım şartlarını güncellerken eklediği tahkim maddesi ve toplu dava feragat şartının kullanıcılara *gereği gibi bildirilmediği* sonucuna vardı. Sadece internet sitesine güncellenmiş şartları koymanın yeterli bir bildirim sayılamayacağını belirten Carter, kullanıcılardan şirketin tek taraflı olarak sözleşme metnini değiştirip değiştirmediğini sürekli kontrol etmelerinin de beklenemeyeceğini vurguladı.

Davayı açan taraflar; Kaliforniya, Nevada ve Teksas’ta ikamet eden ve Binance hesaplarını Eylül 2017 ile Nisan 2018 arasında açan müşterilerden oluşuyor. Yani bu kullanıcılar, tahkim ve toplu dava sınırlaması içeren maddeler kullanım şartlarına eklenmeden önce platforma üye olmuş kişiler. Mahkeme, davacılar yargılama sürecinde söz konusu hükümlerden haberdar olmuş olsalar bile, bu hükümlerin *geçmişe dönük olarak* uygulanamayacağını açıkça belirtti.

2019 şartlar değişikliği, geriye dönük uygulanamaz

Yargıç Carter, özellikle *Kaliforniya sözleşme hukuku* açısından bakıldığında, tek taraflı sözleşme değişikliklerinin geçmişten gelen talepleri açık ve net biçimde kapsamıyorlarsa, geçmiş uyuşmazlıkları sınırlamak için dayanak oluşturamayacağı görüşünü benimsedi. Davacı tarafın zaten Şubat 2019 sonrası döneme ilişkin iddialarını geri çekip uyuşmazlığı “önceki token satışları” ile sınırlamış olması da, yorumlara göre Binance’in tahkim ısrarını daha da zayıflatan bir unsur oldu.

Toplu dava feragat hükmü (class action waiver) konusunda da mahkeme Binance’e eleştirel yaklaştı. Kullanım şartlarının başlığında ilgili ibare yer alsa da, metnin içinde bu feragatın kapsamı ve nasıl uygulanacağı konusunda *yeterince açık ve net bir tanım* yapılmadığı tespit edildi. Yargıç, sözleşme dili belirsiz olduğunda, standart sözleşmeyi (kullanım şartlarını) hazırlayan taraf aleyhine yorum yapılmasını öngören prensip uyarınca, Binance’in argümanlarını reddetti.

Bu karar, özellikle *usule ilişkin önemli bir engelin kalkması* açısından kritik görülüyor. Dava, artık giderek şu temel soruya odaklanacak: “Binance üzerinden listelenip satılan bazı dijital token’lar, ABD menkul kıymetler hukuku bakımından ‘menkul kıymet’ sayılır mı?”

2020’de açılan toplu dava, istinafta yeniden canlandı

Söz konusu toplu dava, Nisan 2020’de, token satışları ve listeleme pratiklerinin hem düzenleyicilerin hem de piyasanın daha sıkı merceği altına girdiği bir dönemde, çeşitli kripto borsalar ve token ihraççılarına karşı açılan davalar dalgasının bir parçası olarak başlatıldı. İlk derece mahkemesi 2022’de davayı reddetmişti. Ancak ABD 2. Temyiz Mahkemesi, 2024’te aldığı kararla davayı yeniden canlandırdı. Temyiz mahkemesi, Binance’in ABD’de resmi merkezi bulunmasa bile, belirli durumlarda ABD menkul kıymetler hukukunun yine de uygulanabileceği görüşünü ortaya koydu.

ABD Yüksek Mahkemesi’nin 2025 başında, bu temyiz kararını incelememe yönünde aldığı kararın ardından dosya tekrar ilk dereceye döndü ve taraflar arasındaki çekişme esas aşamada devam etmeye başladı. Şimdiki ‘tahkim talebinin reddi’ kararı da, aynı sürecin devamı olarak, Binance’in davayı *yargı sistemi dışına çıkarma* stratejisine vurulan bir fren niteliğinde değerlendiriliyor.

Washington’da siyasi baskı yeniden yükseliyor

Mahkemenin kararı açıklanırken, Binance’in Washington’daki siyasi baskı altında da yeniden gündeme geldiği görüldü. ABD Senatosu’ndan 11 senatör, kısa süre önce federal otoritelere başvurarak, Binance’in *yaptırım (sanctions)* ve *kara para aklamayı önleme (AML)* kurallarına uyup uymadığının araştırılmasını talep etti. Senatörler, yaklaşık 1,7 milyar dolar tutarındaki dijital varlığın platform üzerinden İran bağlantılı birimlere aktarıldığına dair haberleri hatırlatarak, Binance’in yeni ödeme ürünleri aracılığıyla *yaptırımları dolanma* ihtimalini de gündeme taşıdı. 1,7 milyar dolar, 1 dolar=1463 won kuruna göre yaklaşık 2 trilyon 487 milyar 100 milyon Kore wonuna denk geliyor.

Senatör Richard Blumenthal(Richard Blumenthal) da bunun yanında Kongre düzeyinde ayrı bir soruşturma başlatarak, Binance’in *uyum (compliance) kontrolleri* ve ilgili kayıtları hakkında kapsamlı belge talebinde bulunduğu bildirildi.

Binance ise iddiaları reddediyor. Şirket, şüpheli işlemleri ilgili makamlara bildirdiklerini ve İran’la bağlantılı kullanıcıların platforma erişimini engellediklerini savunuyor. İran kaynaklı transferleri işlediğine dair bazı haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Binance, bu konuda uyarıda bulunduğu iddia edilen iç çalışanı işten çıkardığı iddiasını da doğru bulmadığını ifade ediyor. Öte yandan *ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC)* geçen yıl Binance’e karşı yürüttüğü kendi icra davasını geri çekme adımları atmış olsa da, bu davada olduğu gibi özel kişilerin açtığı toplu davalar bağımsız biçimde ilerlemeye devam ediyor.

Geleceğe etkiler: Şart değişiklikleri ve token’ların menkul kıymet niteliği yeniden masada

Mahkemenin, tahkim ve toplu dava sınırlayıcı hükümleri bu kadar sıkı bir mercekten incelemiş olması, *yorum* kripto borsalarının gelecekte kullanım şartlarını değiştirerek hukuki riskleri kontrol altına alma girişimlerinde, kullanıcılara yönelik bildirim standardının daha da yükseğe çekilebileceği anlamına gelebilir. yorum

Aynı zamanda, Binance davasında listelenen token’ların *menkul kıymet niteliği* esas yargılamada tekrar ön plana çıkarsa, borsaların listeleme ve satış yapıları üzerinde de geniş çaplı bir etki yaratabileceği, sektör genelinde uyum ve ürün tasarımı süreçlerini yeniden şekillendirebileceği öngörülüyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1