Amerikan Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC), yaklaşık bir ay içinde ABD piyasasında ‘perpetual(‘perpetual(무기한)’ yerine Türkçede yaygın kullanımıyla ‘perpetual’) vadeli işlem’ ticaretine resmen izin vermeye hazırlanıyor. Bu hamle, bugüne kadar ‘Binance(BNB)’, ‘Bybit’ gibi *offshore* borsaların egemenliği altında olan kripto türev piyasasının en kritik ürününü, düzenleyici çerçevenin içine çekme girişimi olarak görülüyor. ‘yorum: Bu adım, ABD’nin kripto türev ürünlerinde rekabeti yeniden şekillendirme niyeti olarak okunabilir.’
Bu plan, 3’ünde (yerel saatle), Washington’da düzenlenen ‘Milken Institute’ etkinliğinde CFTC Başkanı Michael Selig(Michael Selig) tarafından açıklandı. Selig, “ABD’de ‘gerçek perpetual vadeli işlemler’i, vadesi çok uzun alternatif ürünler değil, önümüzdeki yaklaşık bir ay içinde devreye alınacak yapıda sunmak üzere çalışıyoruz” dedi. ‘Perpetual vadeli işlemler’, klasik vadeli kontratların aksine vade tarihi olmayan ve pozisyonun ‘süresiz’ taşınabildiği ürünler. Bunun karşılığında, sözleşme fiyatı ile spot fiyat arasındaki makasın açılmaması için belirli aralıklarla ‘funding ücreti(funding rate)’ ödenip alınıyor.
ABD piyasasında bu ürünün resmen devreye girmesi, kripto türev işlemlerinde ‘onshore(ABD içi)’ merkezli yeni bir dönemi başlatabilir. ‘yorum: Özellikle kaldıraçlı perakende işlem hacimleri, belli kısıtlarla da olsa ilk kez CFTC denetimli bir perpetual yapıya taşınmış olacak.’
Perpetual vadeli işlemler, küresel kripto türev hacminin önemli bölümünü oluşturan temel ürün konumunda. Ancak ABD içinde, hem düzenleyici belirsizlik hem de ürün yapısına dair yorum farkları nedeniyle uzun süredir ‘gri alan’da kalmıştı. Son açıklama, bu boşluğu doldurmayı ve ABD regüle piyasasında kripto türev ürünlerde rekabet gücü kazanmayı hedefleyen net bir politika sinyali olarak değerlendiriliyor.
Selig, 6 Mayıs 2025’te (yerel saatle), Milken Institute Küresel Konferansı’nda bu tür ürünlerin düzenlenmiş piyasaya alınmasına yönelik bir ‘çerçeve’ taslağını ilk kez paylaşmıştı. Ardından 2026 Ocak ayının sonunda, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) Başkanı Paul Atkins(Paul Atkins) ile birlikte ‘Project Crypto’ projesini başlattı. Bu proje ile iki kurumun denetim yetkilerini uyumlu hale getirmek ve düzenlemelere uygun ‘onshore(ABD içi)’ kripto ticaretini büyütmek amaçlanıyor.
Yeni kurulacak düzenleyici çerçevenin en kritik unsurları arasında ‘kaldıraç sınırı’ ve ‘şeffaflık yükümlülükleri’ olması bekleniyor. Perpetual vadeli işlemler, yüksek kaldıraç ve 24 saat açık piyasa yapısı nedeniyle ani ve zincirleme tasfiyelere yol açarak oynaklığı artıran bir araç olarak sıkça eleştiriliyor. CFTC’nin kaldıraç limitleri, zorunlu risk yönetimi standartları ve detaylı kamuyu aydınlatma kriterleri getirmesi halinde, görece gevşek kurallar altında hacim büyüten offshore borsaların ‘yüksek riskli işlem pratikleri’ üzerinde dolaylı baskı oluşabilir. ‘yorum: Özellikle aşırı kaldıraç ve yetersiz likidite yönetimiyle gündeme gelen platformlar bu baskıyı daha güçlü hissedebilir.’
CFTC, 2015’ten bu yana kripto türev ürünleri üzerinde yetki iddiasını sürdürüyor. Michael Selig’in, daha önce SEC bünyesindeki kripto para çalışma grubunda baş hukuk müşaviri olarak görev yapmış olması da dikkat çekiyor. Piyasa kaynaklarına göre Selig, ABD içindeki regüle piyasayı, ‘düzenlenmemiş küresel borsalara alternatif’ bir ana kanal haline getirmeyi önceliklendiriyor.
Bu sürecin temelini, 4 Aralık 2025’te (yerel saatle), dönemin vekil başkanı Caroline Pham(Caroline Pham)’in, regüle borsalarda spot kripto varlık listelemesine izin veren kararı oluşturdu. Spot ürünlerin yasal temele kavuşmasıyla, türev ürünlerin de aynı çatı altında genişletilmesinin önü açıldı. Şimdi perpetual vadeli işlem sözleşmelerinin hayata geçmesiyle, ABD’de spot ve türev piyasaların daha sıkı entegre olduğu bir yapı ortaya çıkabilir.
Öte yandan perpetual vadeli işlemler, bireysel yatırımcıların kısa vadeli ve yüksek risk iştahını hızla çekmesiyle biliniyor. Bu nedenle, kurulacak düzenin ince ayarı kritik önem taşıyor. Kaldıraç oranlarının tavanı, tasfiye(‘likidasyon’) kuralları, funding ücreti hesaplama metodolojisi ve piyasa gözetim mekanizmalarının seviyesi; ABD piyasasının offshore borsalardaki hacmi gerçekten kendine çekip çekemeyeceğini belirleyecek. ‘yorum: Eğer kurallar çok sert olursa, ABD ürünleri ‘sınırlı bir alternatif’ olarak kalabilir; yeterince esnek ama sıkı denetimli bir model ise küresel hacmin ağırlık merkezini kısmen ABD’ye kaydırabilir.’
Yorum 0