Bitcoin(BTC)’in ABD ile İran arasındaki çatışmanın ‘aylar’ boyunca sürmesi halinde önemli kazançlar elde edebileceği yönünde yeni bir analiz gündeme geldi. Çatışma uzadıkça ‘savunma harcamaları’, ‘bütçe açığı’ ve ‘devlet borcu’ büyüyor, bunun da orta vadede ‘daha düşük faiz’ yönünde politika baskısı yarattığı, tarihsel olarak böyle bir ortamın Bitcoin(BTC) için ‘olumlu’ olduğu değerlendiriliyor.
Makro stratejist Mark Connors(Mark Connors), 24’ünde (yerel saatle) CoinDesk’e verdiği röportajda “Savaş çok pahalıdır” diyerek, bu maliyeti karşılamak için hükümetlerin genellikle daha fazla borçlanmaya gittiğini vurguladı. Connors’a göre bu süreçte finansal sistemdeki ‘dolar’ arzı artıyor ve mevcut para biriminin değeri zamanla ‘seyrelme’ eğilimine giriyor. Connors geçmişte 3iQ’de araştırma birimi başkanlığı ve Credit Suisse’te portföy/risk danışmanlığı küresel sorumluluğu üstlenmişti; şu anda ise Bitcoin odaklı danışmanlık şirketi ‘Risk Dimensions’ı yönetiyor.
Connors, “Bitcoin’i ‘likidite’ hareket ettirir(Liquidity drives bitcoin)” ifadesiyle, gerilimin önümüzdeki birkaç aya yayılması durumunda ABD’nin askeri operasyonları finanse etmek için ‘bütçe açığı’ harcamalarını daha hızlı artırabileceğini savundu. Ona göre “Savaş uzadıkça harcama artar, bütçe açığı büyür ve bu da Bitcoin için yapısal olarak ‘pozitif’ bir ortam yaratır.”
Analistin bakış açısında kilit nokta, ABD devlet borcunun artış hızındaki ivme. Connors, 2025 yılı ortalarından bu yana federal borcun yıllıklandırılmış bazda yaklaşık ‘%14’ hızla büyüdüğünü belirtti. Bu eğilim devam ederse, borç artış oranının yıllık bazda ‘%15’e yaklaşabileceğini öne sürüyor. Bu durumu “İşte bu, tam anlamıyla bir ‘değer seyrelmesi(debasement)’” sözleriyle tanımlıyor.
Piyasa fiyatlamalarında da bu mantığın izleri görülüyor. Bitcoin(BTC), pazartesi gecesinden ABD sabah saatlerine kadar ‘yukarı yönlü’ bir trend izledi. Analistler bu hareketi, yatırımcıların hisse senetlerinden bir miktar çıkarak portföylerini yeniden dengelemesi ve ‘uzayan çatışma’ riskine karşı korunma arayışıyla ilişkilendiriyor. ABD’nin İran’a ilk hava saldırısından sonra Bitcoin(BTC) fiyatı yaklaşık ‘%3,6’ oranında yükseldi.
Öte yandan, savaş kaynaklı petrol fiyatı artışları da ‘enflasyon’ kanalı üzerinden tabloyu karmaşıklaştırabilir. Connors, jeopolitik gerilimlerin petrolü yukarı çekmesinin tüketici fiyatlarını da baskılayabileceğini, bunun da para politikası açısından hassas bir denge gerektirdiğini hatırlattı. Yine de, büyümenin zayıfladığı ancak fiyatların yükseldiği ‘stagflasyon’ senaryosunun dahi Bitcoin(BTC) açısından destekleyici olabileceğini düşünüyor. Gerekçe olarak, böyle bir ortamda otoritelerin yalnızca ‘fiyat istikrarını’ değil, aynı zamanda ‘finansal sistemin bütünlüğü’nü ve ‘kamu borçlanma koşullarını’ da dikkate almak zorunda kalmasını gösteriyor.
Connors, ABD Merkez Bankası Fed’in(Fed) resmi görevleri olan ‘fiyat istikrarı’ ve ‘maksimum istihdam’a fiilen üçüncü bir misyonun eklendiğini savunuyor: ‘finansal piyasaların’, özellikle de ABD Hazine tahvili(Treasury) piyasasının sağlıklı işleyişini güvence altına almak. 2019’daki repo(Repo) piyasası stresi ve 2023’teki agresif faiz artışları sonrası bölgesel bankalarda yaşanan türbülans gibi şokların, Fed tarafından uzun süre görmezden gelinemeyeceğini hatırlatıyor. Connors, “Fed, Hazine tahvili piyasasının aksamadan işlemesini sağlamak zorunda” ifadesini kullanıyor.
Bu bağlamda Connors, söz konusu kısıtların zamanla politika yapıcıları ‘daha düşük faiz’ yönünde zorlayabileceğini öngörüyor. Özellikle maliye politikası, uzun vadeli tahviller yerine kısa vadeli Hazine kağıtlarının (‘Treasury bills’) payını artırırsa, vadesi hızla gelen borç stoku nedeniyle ‘kısa vadeli faizleri’ aşağı çekmenin doğrudan ‘devletin faiz yükünü düşürme’ etkisi olacağını belirtiyor. Bu da para politikasında gevşeme baskısını güçlendirebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor.
Connors ayrıca, Başkan Trump tarafından ‘görece güvercin(para politikasında daha gevşek duruşlu)’ olduğu değerlendirmesiyle aday gösterilen Kevin Walsh(Kevin Walsh)’ın Senato onayını alarak Mayıs ayında Fed başkanlığı koltuğuna oturması halinde, ‘faiz indirimleri’ lehine ek bir eğilimin ortaya çıkabileceğini ifade ediyor. Bu senaryoda para politikasının, güçlü bir enflasyon şoku yaşanmadığı sürece, büyüme ve finansal istikrar kaygılarını önceleyerek daha esnek hale gelmesi beklenebilir.
Sonuçta Connors’ın vardığı nokta net: ‘Faizler düşerken bütçe açığı ve devlet borcu genişlemeye devam ederse’, küresel likidite koşulları genel olarak gevşer ve bu bileşim tarihsel olarak Bitcoin(BTC) fiyatı için destekleyici olmuştur. Connors, “Faizlerin aşağı geldiği, borç yükünün ise büyümeyi sürdürdüğü bir ortam, Bitcoin’in en iyi performans gösterdiği zeminlerden biri oldu” diyerek analizini tamamlıyor. Bu çerçevede, ‘uzayan jeopolitik gerilim’, ‘artan borçlanma’ ve ‘daha gevşek para politikası’ olasılığının birleşimi, orta-uzun vadede Bitcoin(BTC) için ‘yapısal bir fırsat penceresi’ olarak görülüyor.
Yorum 0