İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun öldüğüne dair söylentiler internette hızla yayıldı ancak ‘kripto para tahmin piyasası’ Polymarket neredeyse hiç tepki vermedi. Sahte görseller, ‘yapay zeka ile oynanmış video’ tartışmaları ve savaş ortamına özgü dezenformasyon birbirine karıştı ama para yatırılan bu piyasada fiyatlar, söylentiyi ‘olasılığı düşük’ bir senaryo olarak işaret etti.
Söylentinin yayılış biçimi tanıdıktı. İran Devrim Muhafızları(IRGC), Netanyahu’nun ofisini vurduğunu iddia ettikten sonra, İsrail başbakanının resmi hesabından ölümünün duyurulduğunu gösteren ‘sahte ekran görüntüsü’ dolaşıma girdi. Ardından bir basın toplantısından alınmış düşük çözünürlüklü karede Netanyahu’nun sağ elinin ‘altı parmak’ gibi göründüğü ileri sürüldü ve bu görüntü “AI ile üretilmiş sahte video”nun kanıtı olarak sunuldu.
Muhafazakâr eğilimli influencer Candace Owens, X üzerinde Netanyahu’nun nerede olduğunu sorgulayıp ofisinin “sahte yapay zeka videoları yükleyip sildiğini” iddia etti. İran’a yakın Tasnim haber ajansı ise, Netanyahu’nun söylentileri yalanlamak için paylaştığı bir kafe videosunu da hedef aldı ve “Netanyahu’nun yeni videosunun sahte olduğunu gösteriyor” başlıklı haberinde görüntünün yapay zeka ürünü olduğuna dair ‘işaretleri’ sıraladı. Her yeni yalanlama, “işte bu zaten kanıt” diyen, kendi kendini güçlendiren bir komplo anlatısına dönüştü.
Bu sırada doğrulama kuruluşları peş peşe analiz yayımlarken, podcaster’lar da kendi teorilerini ortaya attı. Ancak bir veri kaynağı, neredeyse anında net bir sinyal verdi. Dünyanın en büyük kripto tahmin piyasası Polymarket üzerinde “Netanyahu 31 Mart’a kadar görevden ayrılır mı(Netanyahu out by March 31)” sözleşmesi 0,04–0,05 dolar bandında işlem görmeye devam etti. Bu fiyatlama, Netanyahu’nun ay sonundan önce görevden ayrılma olasılığını yüzde 4–5 seviyesinde gösteriyordu. Fiyat neredeyse kıpırdamadı. İnternette “kesin bilgi” tonunda konuşulurken, piyasa soğukkanlı kaldı.
Bu tabloyu anlamak için söylentinin ortaya çıktığı bilgi ortamına bakmak gerekiyor. 28’inde (yerel saatle) ABD ve İsrail’in İran hedeflerini vurmasının ardından Polymarket adeta ‘gerçek zamanlı jeopolitik istihbarat ekranı’ gibi işlemeye başladı. 1 Mart’ta biten haftada platform üzerindeki jeopolitik bahislerin hacmi 4,25 milyar dolar seviyesine yükseldi; bir önceki haftada bu tutar 1,63 milyar dolar civarındaydı. Platformun toplam bahis hacmi ise 24 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı.
“ABD İran’ı ne zaman vurur(US strikes Iran by…?)” sözleşmesi tek başına 5,29 milyar dolarlık işlem hacmine ulaştı ve Polymarket tarihinin en büyük piyasalardan biri oldu. 2023 yılı boyunca sadece 730 milyon dolar civarında işlem gören platformun, 2025’te yıllık 22 milyar dolar civarında nominal işlem hacmine ulaştığı tahmin ediliyor. Bu büyüme, artık ‘kripto merakı’ sınırlarını aşmış durumda.
Bu ivme, Wall Street’te de yankı buldu. 20 Ekim’de (yerel saatle) New York Borsası(NYSE) ana şirketi Intercontinental Exchange, Polymarket’e 20 milyar dolar yatırım yaptı ve şirketi 90 milyar dolar değerleme üzerinden fonladı. Aynı zamanda “Polymarket Signals and Sentiment” aracıyla tahmin piyasası verilerini Wall Street işlem masalarına gerçek zamanlı olarak servis etmeye başladı. İran’la savaş gerilimi tırmandığında, hafta sonu nedeniyle kapalı olan hisse senedi ve petrol vadeli işlemler piyasalarının aksine Polymarket çalışmaya devam etti.
Polymarket doğrudan “ölüm üzerine bahis” açan sözleşmeler sunmuyor. Bunun yerine, “bir siyasetçi belli bir tarihe kadar koltuğunu bırakır mı” gibi sözleşmeler devreye giriyor. İstifa, görevden alınma ya da fiilen görev yapamaz hale gelip yerini bırakma gibi durumlarda ‘Evet(Yes)’ pozisyonu kazançlı sayılıyor. Buna rağmen, “Netanyahu öldü ve hükümet bunu saklıyor” gibi iddiaların konuşulduğu ortamda, ‘görevden ayrılma’ sözleşmesi ölüm olasılığını dolaylı biçimde yansıtan bir ‘proxy’ işlevi görebiliyor.
Mantık basit. Bir lider ölür ya da ağır biçimde iş göremez hale gelirse, süresiz şekilde görevde kalması beklenemez. Bu durum ister resmi bir istifa açıklaması, ister görevden alınma, ister güvenilir bir haber aracılığıyla olsun, sonunda ‘doğrulanabilir’ bir biçimde ortaya çıkma eğilimindedir. Eğer Netanyahu’nun ay bitmeden görevden ayrıldığı doğrulanacak olsaydı, 0,05 dolardan alınmış ‘Evet’ hisseleri sözleşme vadesinde 1 dolara dönüşecek ve 20 kata yakın getiri sağlayacaktı.
Nitekim bir yatırımcı bu senaryoya ciddi para bağladı. Tek bir hesap, 31 Mart öncesi Netanyahu’nun görevden ayrılacağına 151 bin dolar civarında yatırım yaptı ve ortalama 0,047 dolardan yaklaşık 3,8 milyon adet hisse topladı. Bu pozisyon tutsa 3,8 milyon dolar civarında ödeme alacaktı. Ancak mevcut tabloya göre yaklaşık 26 bin dolar zararda olduğu bildiriliyor.
Bu örnek, piyasanın ‘makul güven’ sınırını da göstermesi açısından dikkat çekiyor. Sosyal medyada “kesin” bir olay gibi anlatılan söylentiye karşı en agresif spekülatör bile 150 bin dolar seviyesinde durdu. Piyasanın fiyatladığı olasılık ise yüzde 5 civarında kaldı. Sözlerle kurulan kesinlik havası, para söz konusu olduğunda yerini ihtiyatlı bir yaklaşım aldı.
Tahmin piyasalarının “manipülasyona dayanıklı” olduğu iddiası çoğu zaman ‘beklenen değer arbitrajı’ mantığına dayandırılıyor. Fiyatlar yapay biçimde bastırılır ya da şişirilirse, kâr fırsatı gören trader’lar ters pozisyon alarak bu sapmayı geri çevirme baskısı yaratıyor. Platformlar arasında da arbitraj yapılıyor. Polymarket fiyatları, Kalshi ve Betfair gibi rakiplerle gerçek zamanlı karşılaştırılıyor; sadece bir tarafta olasılık zıplarsa, pahalı olan tarafta satış, ucuz tarafta alım yaparak fiyatları ortak bir dengeye yaklaştıran işlemler devreye giriyor.
Rutgers Üniversitesi istatistik profesörü Harry Crane, Netanyahu söylentisi sırasında işleyen mekanizmayı bunun iyi bir örneği olarak görüyor. Ona göre bu piyasalar ‘doğrulanabilir kaynaklara’ bağlanmış kesin kurallara dayanıyor ve bu nedenle propaganda ile dezenformasyona karşı bir tür panzehir işlevi görebiliyor. Crane, hükümetlerin bu tür piyasalara baskı yapmasının asıl nedeninin gizli bilgilerin sızma riski değil, “kontrol edilmesi zor, doğrulanabilir bir fiyat sinyalinin ortaya çıkması” olduğunu savunuyor.
Yine de bu modelin bariz sınırları var. Piyasanın fiyatladığı şey, “kurallar uyarınca doğrulanabilen görevden ayrılma” olasılığı. Gerçekliğin tamamını kapsaması gerekmiyor. Eğer bir hükümet, liderin ölümünü o kadar sıkı biçimde saklarsa ki hiçbir güvenilir kaynakta doğrulama çıkmazsa, sözleşme kurallar gereği ‘Hayır(No)’ olarak sonuçlanabilir. Yani piyasa kurallara sadık kalırken, gerçeği ıskalayabilir.
Tahmin piyasasında aktif olduğu bilinen Domer(ImJustKen) takma adlı yatırımcının 31 Mart öncesi ‘Hayır’ pozisyonu almasının gerekçesi de bu ‘doğrulama boşluğu(verification gap)’ hesabına bağlanıyor. Bu yoruma göre Domer, Netanyahu’nun hayatta olduğuna emin olduğu için değil, olay yaşansa bile sözleşmenin gerektirdiği türden resmi ve tartışmasız bir doğrulamanın gelmeyebileceğine bahis oynadı.
Buna rağmen söylenti kendi kendini çökertti. Netanyahu’nun öldüğü iddiasının doğru olabilmesi için İsrail makamlarının, uluslararası basının, bağımsız doğrulama kuruluşlarının ve Netanyahu’nun kendi sosyal medya ekibinin aynı anda kusursuz bir gizleme operasyonuna dahil olması gerekirdi. Üstüne, bu süreçte parası riskte olan trader’ların da kayıtsız kalması beklenirdi. Polymarket bu karmaşık senaryoyu 0,05 dolar, yani yaklaşık yüzde 5 düzeyinde fiyatladı.
Tahmin piyasalarının bu süreçte öne çıkması, aynı anda düzenleyici baskıyı da artırdı. Kalshi, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ölümüne yönelik sözleşmesinde, şartnameye ekli ‘death carveout(ölüm istisnası)’ maddesini devreye alarak vefattan hemen önce oluşan son fiyat olan 0,395 dolar seviyesinden toplu uzlaşmaya gitti. Polymarket ise böyle bir istisna kullanmadan sözleşmeyi tam koşullarla netleştirdi. Kalshi aleyhine 54 milyon dolar büyüklüğünde toplu dava açıldığı bildirildi.
ABD Kongresi’nde de baskı artıyor. Senatör Adam Schiff ve beş Demokrat senatör, “bireylerin ölümüyle doğrudan ilişkilendirilmiş ya da ölümle yakından bağlantılı” sözleşmelerin tamamen yasaklanması için ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) nezdinde çağrıda bulundu. Bunun yanı sıra “End Prediction Market Corruption Act” başlıklı yasa teklifiyle başkan, başkan yardımcısı, milletvekiller ve birinci derece akrabalarının bu tür sözleşmelerde pozisyon alması yasaklanmak isteniyor; ihlal durumunda para cezaları ve elde edilen kazançların geri alınması öngörülüyor. Zincir analiz şirketi Bubblemaps, İran saldırısının zamanlamasını doğru tahmin eden yeni cüzdanların toplam 1,2 milyon dolar kazandığını, tek bir trader’ın 60 bin doları yaklaşık 500 bin dolara çıkarabildiğini öne sürüyor.
Yine de bu girişimlerin yasalaşma ihtimali konusunda herkes aynı fikirde değil. Hukukçu Aaron Brogan, bu tür çıkışların büyük ölçüde “politik sermaye biriktirme” amacı taşıdığını, gerçek anlamda yasal değişiklik için “piyasa çöküşü ya da büyük bir skandal gibi felaket düzeyinde bir olay” gerektiğini savunuyor. Polymarket’in CFTC gözetiminde faaliyet gösteren bir ABD borsası değil, 2021’deki anlaşmadan sonra fiilen ülke dışına itilmiş bir yapı olduğuna da dikkat çekiliyor. Bu açıdan Kalshi ile aynı ölçüde regülasyona tabi olmadığını vurgulayan Brogan, Biden döneminde Polymarket CEO’su Shayne Coplan üzerinde baskı kurma çabaları olduğunu, Trump yönetiminin ise aynı konuda kayda değer bir irade göstermediğini aktarıyor.
Tahmin piyasalarındaki bir diğer tartışma da ‘wash trading(seyahat/şişirme işlem)’ üzerine. Columbia Üniversitesi’nden araştırmacılar, Polymarket’in geçmiş işlem hacminin yaklaşık yüzde 25’inin bu türden yapay işlemlerden kaynaklandığını, 2024 Aralık ayında bu oranın geçici olarak yüzde 60 seviyesine kadar çıktığını, ardından hızla gerilediğini öne sürüyor. Wash trading, hacmi şişirip faaliyeti olduğundan canlı gösterse de fiyatları mutlaka çarpıtmak zorunda değil; fakat “kalabalığın bilgeliği”nden söz edilirken genellikle bu tür uyarılar da not düşülüyor.
Tüm bunlar, tahmin piyasalarının gerçeğin yerini alamayacağını gösteriyor. Güvenilir haber kaynakları susar ya da kirlenirse, piyasa sinyali de sözleşme kurallarının izin verdiği çerçeveyle sınırlanıyor. Buna karşın Netanyahu söylentisi süresince Polymarket fiyatları, sosyal medyadaki kesinlik tonundan uzak, serinkanlı bir olasılık yansıttı ve bu haliyle yanlış bilginin yayılma hızını frenleyen bir ‘gerçeklik sinyali’ işlevi gördü.
Candace Owens “Bibi(Netanyahu) nerede?” diye sorarken, Polymarket cevabı çoktan fiyatlara yazmıştı. O sinyali okumak için gereken bedel, sadece birkaç sentti.
Yorum 0