MEXC’nin yeni CEO’su Vugar Usi, son dönemde ‘memecoin’ işlem hacimlerindeki sert düşüşü bir ‘çöküş’ olarak değil, ‘piyasanın evrimi’ olarak yorumluyor. CoinDesk’e göre 24’ünde (yerel saatle) yaptığı değerlendirmede Usi, memecoin’lerin özgün yapısının artık geleneksel varlıklara kadar yayıldığını, bu yüzden neredeyse tüm işlem gören varlıkların ‘memeleştiğini’ savundu.
Usi, CoinDesk’e verdiği röportajda “Altın, Başkan Trump’ın bir paylaşımına tepki veriyor, petrol jeopolitik söylentilerle oynuyor, hisse senetleri ise tek bir FED haberiyle sarsılıyor” diyerek “artık her şeyin bir ‘meme’ formu aldığını” söyledi. Ona göre memecoin’leri hareket ettiren ‘sosyal hava, viral etki, yüksek spekülasyon’ gibi unsurlar bugün yalnızca kriptoda değil, hisse, emtia ve diğer varlık sınıflarında da belirleyici hale geldi.
Özellikle Başkan Trump’ın tek bir paylaşımının bu üç unsuru da aynı anda tetiklediğini vurgulayan Usi, memecoin piyasasındaki daralmayı bir sonun değil, sermayenin daha geniş bir ‘yüksek oynaklık’ evrenine yayılması olarak okuyor. ‘Memecoin çöküşü’ söylemine karşı çıkarak, piyasadaki likiditenin sadece form değiştirdiğini, risk iştahının ise hâlâ güçlü olduğunu ileri sürüyor.
MEXC’nin stratejisinde de bu bakış açısının izleri görülüyor. Usi, borsayı sadece kripto paralarla sınırlı olmayan, tokenleştirilmiş hisseler, emtialar ve tahmin piyasalarını da içeren bir ‘trade everything’ yani ‘her şeyi işle’ platformuna çevirmek istediklerini belirtiyor.
Şu anda MEXC üzerindeki işlemlerin yaklaşık ‘%98’i bireysel yatırımcılar’dan geliyor. Usi’ye göre ‘kurumsal para çekmekten’ çok, bireysel kullanıcıların ‘bahis oynayabileceği, pozisyon alabileceği alanları’ çoğaltmak daha kritik.
Bu çerçevede tahmin piyasaları, MEXC’nin önümüzdeki dönem için en önemli büyüme alanı olarak öne çıkıyor. Bu piyasalarda yatırımcılar, fiyatlar yerine olayların sonucuna pozisyon alıyor. Usi, bu modelin ‘habere yakın olan’ ve gündemi yakından takip eden bireysel yatırımcılar için büyük fırsat sunduğunu düşünüyor. “Habere en yakın duranlar, piyasadan önce harekete geçer” sözleriyle de bilgiye hızlı tepkinin altını çiziyor.
MEXC, ayrıca ‘sıfır komisyon’ modelini sürdürdüğünü ve 2025 yılı boyunca kullanıcılarına yaklaşık 1,1 milyar dolar (yaklaşık 1 trilyon 6,265 milyar won) tutarında avantaj ve teşvik sağladığını öne çıkarıyor. Bu yaklaşım, rakip borsaların spor yıldızı sponsorlukları ve büyük ölçekli geleneksel reklam kampanyalarına yönelmesiyle karşılaştırıldığında farklı bir pozisyonlama yaratıyor.
Bu strateji, Binance(BNB), OKX ve Bybit gibi büyük borsaların çizdiği kurumsal eksenli yoldan belirgin şekilde ayrılıyor. Son iki yılda bu dev platformlar daha çok kurumsal yatırımcıları çekmeye, türev ürün yelpazesini genişletmeye ve özellikle ETF merkezli akımlara uyum sağlamaya odaklandı.
Usi ise kurumsal ağırlıklı bir yapıya mesafe koyuyor. Önceki görev yeri Bitget’te işlem hacminin yaklaşık ‘%80’inin kurumlardan geldiğini hatırlatarak, MEXC’de bu tabloyu tersine çevirmek istediklerini vurguluyor. Amaç, yapının merkezinde ‘bireysel kullanıcıları’ tutmak.
Bu yaklaşım, MEXC’yi bazı analistlerin gözünde ‘uluslararası bir Robinhood’ modeline, aynı zamanda Asya tarzı bir ‘süper uygulama’ vizyonuna yaklaştırıyor. Farklı varlık sınıflarının ve tahmin pazarlarının tek çatı altında toplanması, MEXC’yi geleneksel borsalardan çok çoklu hizmet sunan fintech platformlarına benzeten yorumlara neden oluyor.
Öte yandan borsanın bu agresif büyüme ve çeşitlenme planlarının önünde önemli bir engel de duruyor: ‘güven ve regülasyon’. 2025’te patlak veren ‘White Whale’ olayı bu açıdan kritik bir kırılma noktası oldu. Yaklaşık 3 milyon dolar tutarındaki bazı fonların ‘belirsiz kriterlerle’ dondurulduğu iddiaları, MEXC’ye yönelik sert eleştirilere yol açtı. Şirket, sonrasında resmi bir özür yayınlayarak söz konusu fonları sahiplerine iade etti.
Bu krizin ardından borsadan yoğun çıkışlar yaşandı ve MEXC’nin itibarı ciddi şekilde sarsıldı. Yine de CoinDesk verilerine göre 2025 sonuna gelindiğinde tablo kısmen toparlanmış durumda. İşlem hacmine göre MEXC’nin küresel pazar payı ‘%5’e yükselerek ikinci sıraya yerleşti; CoinGecko verileri ise borsanın yıllık toplam hacminde ‘%90 artış’ olduğunu ortaya koyuyor.
Buna karşın, aynı rapor MEXC’nin ‘pazar payı’ ile ‘regülasyon ve risk yönetimi’ alanlarındaki konumunun arasında hâlâ ciddi bir uçurum olduğunu vurguluyor. Usi de bu eleştiriyi kabul ediyor ve “Uyum (compliance) tarafı, bugüne kadar eksik kaldığımız alan” diyerek Avrupa, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya’daki düzenleyici kurumlarla resmi temaslara başladıklarını açıklıyor.
ABD pazarına giriş konusunda ise oldukça temkinli. Usi, Amerikan pazarının ‘hem maliyet açısından çok yüksek hem de süreç olarak son derece karmaşık’ olduğuna dikkat çekerek, kısa vadede agresif bir genişleme planları olmadığını ima ediyor.
Tüm bu tablo, MEXC için temel soruyu netleştiriyor: Borsa, bugüne kadar büyümesini besleyen ‘hız, ürün çeşitliliği ve yüksek özgürlük’ dengesini korurken aynı zamanda daha sıkı regülasyon standartlarını karşılayabilecek mi?
Memecoin çılgınlığını bir anlamda ‘temel büyüme motoru’ olarak kullanmış bir platformun, bu ‘kaotik cazibeyi’ tamamen kaybetmeden yeniden güven inşa etmesi kolay olmayacak. Buna rağmen eldeki işlem verileri, MEXC’nin hâlâ yüksek sadakat gösteren güçlü bir bireysel kullanıcı tabanına sahip olduğuna işaret ediyor.
Memecoin’lerin ortadan kaybolmadığı, tam tersine ‘tüm piyasanın memecoin mantığına yaklaştığı’ yönündeki Usi yorumu, önümüzdeki dönemde piyasa dinamiklerini anlamak için kritik bir test alanı olacak. ‘Meme’leşen küresel finans piyasasında, MEXC’nin bireysel yatırımcı odaklı stratejisinin ne kadar sürdürülebilir olduğu yakından izlenecek.
Yorum 0