İran’ın Hürmüz Boğazı’nı geçen petrol tankerlerine ‘kripto para’ ile ödenen bir geçiş ücreti getirme planı, jeopolitik gerilimlerle dijital varlıkların kesiştiği yeni bir döneme işaret ediyor.
İran Petrol, Gaz ve Petrokimya Ürünleri İhracatçılar Birliği sözcüsü Hamid Hoseini(Hamid Hosseini), Financial Times’e göre 24’ünde (yerel saatle) yaptığı açıklamada, ABD ile 2 haftalık ateşkes süreci boyunca Hürmüz Boğazı’ndan geçen, yük yüklü petrol tankerlerinden kripto para tabanlı bir ‘geçiş ücreti’ alınmasının planlandığını söyledi. Hoseini, bunun ‘boğazdan geçen yük trafiğini’ kontrol etmek ve silah taşınma ihtimalini engellemek için düşünülen bir adım olduğunu belirtti.
Bu plana göre tankerlerin, geçişten önce yük bilgilerini e‑posta ile İran tarafına iletmesi gerekecek. Geçiş ücreti, ham petrol için varil başına 1 dolar olarak hesaplanıyor. Mevcut kur üzerinden bu, varil başına yaklaşık 1.475 won düzeyine denk geliyor. İran makamları, nihai değerlendirmeden sonra ödeme yöntemini bildirecek. ‘Bitcoin(BTC) başta olmak üzere kripto para ile ödeme’ seçeneği en güçlü ihtimal olarak öne çıkıyor.
Hoseini, “E‑posta ile başvuru yapıldıktan sonra değerlendirme tamamlandığında, geminin birkaç saniye içinde Bitcoin ile ödeme yapması gerekecek” diyerek bu yapının, ‘yaptırımlar nedeniyle fonların izlenmesini veya dondurulmasını önlemek’ amacıyla tasarlandığını vurguladı. Yük taşımayan boş tankerlerin ilave bir ücret olmadan geçmesine izin verileceği, ancak ham petrol taşıyan gemilerin bildirim ve kripto para ödemesini tamamlamadan boğazdan geçiş onayı alamayacağı belirtiliyor.
Bu hamle, İran açısından tamamen yeni bir yönelim olmaktan çok, mevcut eğilimin devamı niteliğinde değerlendiriliyor. ABD ve Batı ile çatışma yaşayan ülkeler, uzun süredir geleneksel finans sistemini baypas etmek için kripto paraları kullanmaya çalışıyor. ‘Rusya’nın da yaptırımları aşma stratejisinin bir parçası olarak dijital varlıklardan yararlandığı’ örnekler arasında sayılıyor. yorum: Burada Rusya örneği, kriptonun yaptırım rejimlerinde gri alan oluşturma potansiyelini hatırlatmak için kullanılıyor.
İran, savaş ve çatışmalar nedeniyle hasar gören altyapısını yeniden inşa etmek için acil finansmana ihtiyaç duyarken, kripto para yoluyla sermaye girişini artırmayı aktif biçimde tartışıyor. Dolar merkezli ödeme ağlarında maruz kaldığı kısıtlar dikkate alındığında, ‘blokzincir tabanlı ödeme sistemleri’ Tahran için pratik bir alternatif olarak görülüyor.
Bu adımla eş zamanlı olarak İran’ın, Hürmüz Boğazı içinde kuzey rotasını, yani kendi kıyılarına daha yakın hatta gemi trafiğini yönlendirme olasılığını da gündeme getirdiği ifade ediliyor. Bu durum, Batılı ve Körfez merkezli denizcilik şirketleri açısından ek bir ‘jeopolitik ve operasyonel risk’ anlamına gelebilir.
Hürmüz Boğazı, küresel petrol taşımacılığı için kritik bir boğaz. Bu koridora kripto para ile ödeme şartı gibi yeni bir değişken eklendiğinde, konu artık sadece ‘lojistik’ başlığında kalmıyor; ‘finans, yaptırımlar ve güvenlik’ boyutlarının iç içe geçtiği karmaşık bir dosyaya dönüşüyor.
Kripto paraların yalnızca ‘spekülatif yatırım aracı’ olmanın ötesine geçip, fiili uluslararası ticaret ve jeopolitik stratejilerde kullanılma örnekleri giderek artıyor. İran’ın bu denemesi, hem piyasa aktörleri hem de politika yapıcılar tarafında yankı uyandıracak, ‘dijital varlıkların yaptırım rejimlerindeki rolü’ tartışmasını daha da alevlendirecek bir test vakası olarak görülüyor.
Yorum 0