Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Coinbase, OKX ve Gemini’de USD Coin(USDC) entegrasyonu likiditeyi topladı, stablecoin hakimiyetini azaltmadı

Coinbase, OKX ve Gemini’de USD Coin(USDC) entegrasyonu likiditeyi topladı, stablecoin hakimiyetini azaltmadı / Tokenpost

Coinbase, OKX ve Gemini gibi büyük borsaların ABD doları ile USD Coin(USDC) emir defterlerini birleştirmesi, likidite verimliliğini artıracağı beklentisini güçlendirdi. Ancak piyasanın geneline bakıldığında, bu adımın ‘stablecoin’ ağırlıklı yapıyı zayıflatmak yerine daha da görünür hale getirdiği görülüyor. Kaiko Research’ten Laurens Fraussen’ın yayımladığı son rapora göre, borsalardaki entegrasyonun ardından USDC işlem hacminin büyük kısmı USD kotasyonlu emir defterlerine kaydı. Buna rağmen toplam işlem aktivitesinde belirgin bir daralma yaşanmadı. Asıl dikkat çeken nokta ise, itibari para birimlerine kıyasla ‘stablecoin’ kullanımındaki yükseliş eğiliminin devam etmesi oldu.

Analiz, Coinbase’in 13 Temmuz 2022’de, OKX’in 14 Temmuz 2025’te ve Gemini’nin 2025 içinde gerçekleştirdiği USD-USDC emir defteri birleşimlerini karşılaştırıyor. Buradaki temel mesele, aynı dolar bazlı fiyat eksenine dayanan iki ayrı piyasanın tek defter altında toplanmasıyla parçalı likiditenin azaltılıp azaltılamayacağıydı. Örneğin Bitcoin(BTC)-USD ile Bitcoin(BTC)-USDC pariteleri ekonomik açıdan benzer fiyatlama yapısına sahip olsa da, ayrı emir defterlerinde işlem gördüklerinde piyasa yapıcıların sermayeyi iki tarafa bölmesi gerekiyor. Bu da daha geniş ‘spread’ ve daha düşük verimlilik anlamına gelebiliyor.

Coinbase örneğinde, birleşmenin gerçekleştiği 13 Temmuz 2022’de USD ve USD Coin(USDC) bazlı haftalık toplam hacim, ayı piyasasının etkisiyle yaklaşık 20 milyar dolar seviyesine kadar gerilemişti. O dönemde USD Coin(USDC) işlemlerinin toplam içindeki payı yalnızca yüzde 5 ila 6 düzeyindeydi. Bu nedenle birleşmenin borsanın genel hacmi üzerindeki etkisi sınırlı kaldı. Entegrasyonun hemen ardından USD Coin(USDC) hacmi neredeyse sıfıra yaklaşarak USD emir defterine dahil oldu. Buna karşın toplam işlem aktivitesinde kayda değer bir düşüş görülmedi. Likidite tarafındaki iyileşme ise anında ortaya çıkmadı. Emir defteri derinliği ancak 2024-2025 dönemindeki piyasa toparlanmasıyla birlikte belirgin şekilde arttı.

OKX tarafında tablo daha farklı gelişti. Kaiko Research’ten Laurens Fraussen’a göre, birleşme öncesinde OKX’te USD Coin(USDC) bazlı işlemlerin payı görece daha yüksekti ve birleşik haftalık hacim aylar boyunca yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyretti. Borsa, 14 Temmuz 2025’te USD ve USD Coin(USDC) emir defterlerini birleştirdi. Ardından 20 Ağustos 2025’te USD Coin(USDC) bazlı spot işlem çiftlerini listeden çıkararak likidite geçişini fiilen tamamladı. Süreçte işlem hacmi kısa süreli olarak yaklaşık yüzde 10 gerilese de, ortalamada USD tarafının payı yüzde 60 düzeyine yükseldi. Bu da baz para yapısında belirgin bir yeniden düzenleme anlamına geldi.

Borsaların bu birleşimi tercih etmesindeki ana neden, daha dar ‘spread’ ve daha yoğun likidite yaratmak. Yine de rapor, entegrasyonun tek başına piyasa kalitesini anında yükseltmediğini gösteriyor. Kaiko Research, Bitcoin(BTC)-USD paritesinde yüzde 1’lik fiyat aralığına göre ortalama emir defteri derinliğini incelediğinde, Coinbase, OKX ve Gemini’de birleşme sonrasında hemen görülen güçlü bir derinlik artışı tespit etmedi. Coinbase, Temmuz 2022’den sonra da 2023 ve 2024 boyunca yaklaşık 15 ila 20 milyon dolar seviyesinde emir defteri derinliği korudu. Yalnızca boğa piyasasının güçlendiği 2024-2025 döneminde bu rakam 40 milyon doların üzerine çıktı. OKX’te de birleşme öncesi ve sonrasında keskin bir değişim yaşanmadı; toparlanma daha çok genel piyasa koşullarının iyileşmesiyle bağlantılı kaldı. Gemini için ise entegrasyonun yeni olması nedeniyle, etkileri ayı piyasası baskısından net biçimde ayırmak için henüz erken olduğu değerlendiriliyor.

Bu tablo, emir defteri birleşimlerinin bir ‘sihirli çözüm’ olmadığını gösteriyor. Likiditeyi tek yerde toplamak yapısal olarak fayda sağlasa da, gerçek derinlik ve işlem kalitesi sonuçta borsadaki katılımcı sayısına, piyasa yapıcıların iştahına ve genel piyasa döngüsüne bağlı kalıyor. Başka bir ifadeyle, bu entegrasyonlar işlem altyapısını iyileştirebilir; ancak likiditenin yönünü tek başına değiştiren ana unsur olmuyor.

Piyasanın daha geniş görünümünde ise ‘stablecoin’ ağırlığı daha net hissediliyor. Rapora göre, ABD doları teminatlı stablecoin’lerin tüm itibari para-kripto işlem hacmi içindeki payı Ocak 2021’de yüzde 79,04 iken Mart 2026 itibarıyla yüzde 86,51’e çıktı. Aynı dönemde USD cinsinden itibari para işlemlerinin payı ise yüzde 20,96’dan yüzde 13,49’a geriledi. Yani bazı borsalar USD merkezli yapıyı güçlendirmek amacıyla USD Coin(USDC) emir defterlerini USD tarafına entegre etse de, küresel piyasa daha geniş ölçekte stablecoin lehine hareket etmeyi sürdürdü.

Burada önemli ayrıntı, büyümenin yalnızca USD Coin(USDC) kaynaklı olmaması. Kaiko Research, Tether(USDT) ve PayPal USD(PYUSD) gibi varlıkların küresel piyasada referans varlık rolünü genişlettiğini ve toplam stablecoin payındaki yükselişi desteklediğini belirtiyor. Bu da Coinbase, OKX ve Gemini’deki USD Coin(USDC) entegrasyonlarının daha çok düzenlenmiş borsalardaki operasyonel verimlilik ve sınıflandırma düzenlemesi anlamına geldiğini ortaya koyuyor. Daha geniş kripto piyasasında ise baz varlık rekabetinde stablecoin’ler üstünlüğünü koruyor.

Ayrıca stablecoin’lerin yükselişi, itibari para işlemlerinin küçülmesinden kaynaklanmıyor. Rapordaki verilere göre 2025’te, 2024’e kıyasla euro cinsinden işlem hacmi yüzde 31,43, USD hacmi yüzde 18,64, diğer para birimleri yüzde 4,67 ve Japon yeni yüzde 2,90 arttı. Yalnızca Güney Kore wonu(KRW) bazlı hacim yüzde 11,54 geriledi. Bu veriler, itibari para işlemlerinin de büyüdüğünü; ancak stablecoin işlemlerinin çok daha hızlı genişleyerek pazar payını artırdığını ortaya koyuyor.

Piyasa katılımcıları açısından USD ile USD Coin(USDC) emir defterlerinin birleşmesi açık avantajlar sunuyor. Daha düşük ‘spread’, tek defterde yoğunlaşan likidite ve piyasa yapıcılar için daha az teminat bölünmesi bunların başında geliyor. Ancak bu verimlilik artışı, piyasa altyapısının başka katmanlarında yeni soru işaretleri yaratıyor. Özellikle endeks sağlayıcılar, kurumsal brokerlar ve saklama kuruluşları için birleşik Bitcoin(BTC)-USD fiyatının gerçekten itibari dolar bazlı mı yoksa stablecoin akışlarını da içeren karma bir gösterge mi olduğu önem taşıyor.

Bu ayrım, özellikle düzenlemeye tabi referans oranlarda daha kritik hale geliyor. ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nun, yani CFTC’nin çerçevesine giren bazı göstergelerde, dayanak varlığın gerçekten itibari para ile uzlaşması önem taşıyor. USD Coin(USDC) emirlerinin de karıştığı bir emir defterinden türetilen Bitcoin(BTC)-USD fiyatı, bu nedenle saf itibari para göstergesi olarak değerlendirilmekte zorlanabilir. Aynı sorun, sıkı itibari para mutabakat standartlarıyla çalışan kurumsal sistemlerde de ortaya çıkabilir. Dışarıdan bakıldığında USD piyasası gibi görünen bir yapının gerçekte stablecoin likiditesiyle desteklenmesi, raporlama ve sınıflandırma tarafında belirsizlik yaratabiliyor.

Sonuç olarak Kaiko Research’e göre borsalar, likidite parçalanmasını azaltmaya çalışırken ‘USD’ kavramının geleneksel anlamını da sessizce dönüştürüyor. USD Coin(USDC) entegrasyonu yalnızca teknik bir operasyon düzenlemesi değil. Aynı zamanda kripto piyasasında ‘dolar’ın neyi ifade ettiğine dair sınırların yeniden çizildiğini gösteren bir gelişme. Verimlilik artarken, piyasanın merkezinde ‘stablecoin’ etkisinin daha da güçlendiği anlaşılıyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1