Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

DeFi’de Güven Krizi Derinleşiyor: Ethereum(ETH) Ölçeklenme Eleştirileri, Milyar Dolarlık Hack’ler ve Kurumsal Sermaye Çıkmazı

DeFi’de Güven Krizi Derinleşiyor: Ethereum(ETH) Ölçeklenme Eleştirileri, Milyar Dolarlık Hack’ler ve Kurumsal Sermaye Çıkmazı / Tokenpost

암호 para piyasasında ‘DeFi’ altyapısı ve Ethereum(ETH) ölçeklenme stratejisi etrafındaki yapısal sorunlar aynı anda öne çıkıyor. Kurumsal sermaye akışı artarken, teknik sınırlar ve güvenlik riskleri piyasadaki en kritik değişkenler haline gelmiş durumda.

DeFi büyürken ‘geliştirici koruması’ gündemde

Son dönemde geleneksel finans kurumlarının DeFi entegrasyonuna hız vermesiyle, bu alanın altyapısı daha fazla önem kazandı. Bu bağlamda DeFi Eğitim Fonu’ndan Jennifer Rosenthal, ‘DeFi’yi fiilen inşa eden geliştiricilerin korunması gerektiğini’ vurgulayan politika ihtiyacına dikkat çekti.

ABD Kongresi’nde 2026’da ‘Blokzincir Geliştirme İnovasyonunu Teşvik Yasası(PIBDA)’ gündeme alınarak tartışmalar somutlaştı. Tasarı, fonları doğrudan yönetmeyen geliştiricilerin finansal suç mevzuatı kapsamının dışında tutulmasını öngörüyor. Yani yalnızca ‘kod yazımı’ ile ‘fon aracılığı’ faaliyetlerini hukuken net biçimde ayırmayı hedefliyor.

Bu bakış açısı, DeFi endüstrisinin doğası gereği ‘aracı olmayan yapı’ya dayanmasından kaynaklanıyor. Mevcut finansal düzenlemeler, aracı kurumların varlığını esas alarak kurgulandığı için, ‘merkezsiz’ mimariyle sık sık çatışma yaşandığı eleştirileri gündeme geliyor.

Sektör temsilcileri ‘geliştirici koruması’, ‘kendi kendine saklama(Self-Custody)’ ilkesinin korunması ve ‘açık ağ’ yapısının sürdürülmesini temel politika başlıkları olarak öne çıkarıyor.

Ethereum ölçeklenme stratejisine ‘tasarım hatası’ eleştirisi

Ethereum(ETH) ağının ölçeklenme sorununu çözmek için devreye alınan Katman-2(L2) stratejisinin, tam tersine ‘likidite parçalanmasını’ derinleştirdiği eleştirileri de güçleniyor.

Yellow Network kurucu ortağı Alexis Sirchia, asıl sorunun ‘işlem kapasitesi’ değil, ‘değerin nasıl taşındığı’ olduğunu belirtiyor. Rollup tabanlı L2 çözümleri işlem hacmini artırsa da, farklı ağlar arasındaki varlık transferlerinde köprülere(bridge) bağımlı bir yapı oluşturdu. Bu da tasarımsal bir sınır olarak görülüyor.

Güncel veriler, Base ve Arbitrum(ARB) ağlarının tüm L2 DeFi toplam kilitli değer(TVL) hacminin yaklaşık ‘%77’sini’ elinde tuttuğunu, geri kalan L2 ağlarda faaliyetlerin keskin şekilde azaldığını gösteriyor. Öte yandan köprü saldırıları, 2021’den bu yana yaklaşık ‘2,5 milyar dolar’ düzeyinde zarara neden olarak bu altyapının kırılganlığını ortaya koydu.

Alternatif olarak öne çıkan ‘state channel(durum kanalı)’ yaklaşımı ise kullanıcılar arasında işlemleri zincir dışı tutup, yalnızca gerektiğinde ana blokzincire yazan bir sistem sunuyor. Bu modelin, hem ‘güven problemi’ni hem de ‘güvenlik risklerini’ azaltabilecek bir çözüm olabileceği değerlendiriliyor.

Kurumsal yatırım genişlerken tekrar eden hack riskleri

Bu hafta kurumsal yatırım tarafında hacim büyürken, akıllı kontrat kaynaklı saldırılar piyasayı zorlamaya devam etti.

Almanya merkezli borsa işletmecisi Deutsche Börse, kripto para borsası Kraken’e yaklaşık ‘200 milyon dolar’ yatırım yaptı. İngiltere merkezli varlık yönetim şirketi Legal & General ise yaklaşık ‘68 milyar dolar’ tutarındaki varlıklarını blokzincir altyapısına taşıdı.

Öte yandan Kelp DAO, yaklaşık ‘292 milyon dolar’ tutarında saldırıya uğrayarak yılın en büyük DeFi hack vakalarından birine sahne oldu. Bu olay sonrası Ethereum tabanlı varlıklar, 20’den fazla zincire dağılmış ve dondurulmuş durumda kaldı.

Solana(SOL) ekosistemindeki Drift projesi de yaklaşık ‘270 milyon dolar’ değerinde bir saldırı sonrasında, Tether(USDT)’i ana stabil kripto para olarak benimseyerek protokol yapısını yeniden düzenleme yoluna gitti.

Aave’nin payı hızla geriledi, DeFi güveni sarsılıyor

DeFi kredi protokolü Aave(AAVE) de son dalgadan olumsuz etkilendi. Aave’in TVL pazar payı ‘%51,5’ seviyesinden ‘%39’ bandına kadar düşerken, AAVE token fiyatı yıl başına göre yaklaşık ‘%50’ oranında geriledi.

Analistlere göre rsETH bağlantılı sorunlar, teminat varlıklara duyulan güveni zedeledi ve bu da mevduat çıkışlarını tetikledi. Buna karşın mevcut kredi pozisyonlarının tasfiye edilmesinin zor olması nedeniyle, kredi tarafındaki pazar payı görece daha istikrarlı seyretti.

Genel tabloda DeFi pazarı, bir yandan kurumsal sermaye girişi ve teknolojik yeniliklerle büyürken, diğer yandan ‘güvenlik açıkları’ ve ‘tasarımsal mimari sorunları’ ile yüzleşiyor. Piyasanın odağı, giderek ‘sadece ölçeklenme’den ‘güven ve güvenlik’ dengesine kayıyor; yatırımcıların da bu iki unsura daha yüksek değer atfettiği görülüyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1