Wall Street Journal(WSJ) araştırmasına göre, Başkan Trump’ın adını taşıyan kripto para projesi ‘World Liberty Financial(WLF)’, yaptırım listesiyle bağlantılı bir şirketle iş birliği yaptığı iddiasıyla gündemde. Bu durumun, basit bir ‘itibar riski’ni aşarak doğrudan ‘regülasyon riski’ne dönüşebileceği öne sürülüyor.
WSJ’nin yakın tarihli haberine göre WLF, kripto varlık şirketi ‘AB’ ile anlaşarak *USD1* isimli stablecoin’i bu ağ üzerinde çalıştırma kararı aldı. Sorunlu nokta, bu iş birliğinin, 14 Ekim 2025’te (yerel saatle), ABD Hazine Bakanlığı’nın kapsamlı yaptırım paketini açıklamasından *bir ay bile geçmeden* hayata geçirilmiş olması. Hazine, o gün Kamboçya merkezli dolandırıcılık ağı ‘Prince Group’ ile bağlantılı olduğu iddiasıyla 140’tan fazla kişi ve şirkete yaptırım uygulamış, bu listede AB’nin iki kilit ismi de yer almıştı.
‘Pig butchering’ olarak bilinen ‘domuz kesimi’ yöntemi, kurbanla aylarca süren bir güven ilişkisi kurulduktan sonra sahte kripto para yatırımlarına yönlendirilmesi esasına dayanıyor. ABD Adalet Bakanlığı’na göre Prince Group, en az 10 ayrı dolandırıcılık üssü işletiyor ve bu ağ üzerinden *milyarlarca dolar*ı kurbanlardan çekip aldığı tahmin ediliyor. Bazı mağdurların, zorla çalıştırmaya varan koşullarda organize bir biçimde bu suç düzeneklerinde kullanıldığına dair bulgular da ortaya çıkmış durumda.
Bu tabloda kritik nokta, WLF ile AB arasındaki bağlantı. AB, Doğu Timor’da bir blokzincir resort projesi yürütürken öne çıkmıştı. Projenin hâkim ortağı Yang Jian ve genel müdürü Yang Yanming ise ABD Hazine yaptırım listesinde yer alan isimler arasında.
WSJ, WLF’nin fiili yönetiminde iki ismi öne çıkarıyor: Chase Herro ve Zachary Folkman. ABD Adalet Bakanlığı(DOJ), bu iki ismin geçmişte yürüttüğü ‘Yield Game’ ve ‘Dough Finance’ projelerinin, söz konusu dolandırıcılık ağının altyapısıyla bağlantılı olup olmadığını soruşturuyor. ‘Yorum’ Bu soruşturma, WLF’nin de aynı ekosistem içinde konumlanıp konumlanmadığını dolaylı olarak test ediyor. yorum
Blokzincir adli analizlerinden sızan bilgilere göre, WLF’nin ilk geliştirme aşamasında kullanılan bazı cüzdanlardan, daha önce ‘kara para aklama adresi’ olarak işaretlenmiş cüzdanlara uzanan işlem zincirleri tespit edildi. Ancak şu ana kadar Herro ya da Folkman hakkında resmi bir iddianame hazırlanmış değil. WLF cephesi ise “AB ile yaptırım kapsamındaki kişiler arasındaki bağlantıdan ancak 2026 Ocak’ında haberdar olduklarını” savunuyor.
WLF, 2024’te faaliyete başlayan bir DeFi platformu. Başkan Trump’ın ailesinin projeye katılması, daha lansman aşamasında küresel ölçekte dikkat çekmişti. *USD1* stablecoin’i ise bu ekosistemin temel altyapı unsuru olarak görülüyor. ‘Yorum’ Bu nedenle USD1 etrafında oluşacak herhangi bir yasal ya da regülatif tartışma, projenin omurgasını doğrudan hedef alıyor. yorum
Gelinen noktada tartışma, basit bir ortak seçimi hatasından çıkıp ‘yetersiz inceleme ve denetim’ başlığına evriliyor. Aynı gün 140’tan fazla kişi ve kurumun aynı paketle yaptırım listesine girdiği bir tabloda, WLF’nin iş ortağının kilit isimlerinin de bu listede yer almış olması, denetleyici kurumların gözünde ‘yapısal bir sorun’ işareti olarak değerlendirilebilir. Buna, Trump ismini taşıyan bir proje olmanın doğal siyasi yükü de ekleniyor. Bu yapı, Kongre, düzenleyiciler ve medya için projeyi kaçınılmaz olarak ‘yakın takip’ dosyasına dönüştürüyor.
Sonuç olarak bu dosya, kripto projeleri için ‘partner seçimi’ ve ‘due diligence’ süreçlerinin ne kadar kritik olduğunu yeniden hatırlatıyor. Önümüzdeki aylarda soruşturmaların seyri, World Liberty Financial(WLF) için yalnızca itibar kaybı değil, bizzat *hukuki sorumluluk* tartışmalarını da beraberinde getirebilir.
Yorum 0