Blockchain şirketi Consensys, Kuzey Kore ile bağlantılı olduğu öne sürülen bir yazılım geliştiricinin yaklaşık bir ay boyunca iç sistemlerine erişmesine izin verdiğinin sonradan ortaya çıkması üzerine, bazı ürün sürümlerini geçici olarak durdurup kapsamlı bir inceleme başlattı. ‘güvenlik’, ‘Kuzey Koreli hacker’ ve ‘Consensys’ başlıkları kripto ekosisteminde yeniden tartışma konusu oldu.
13’ünde (yerel saatle), DropSite’ta yer alan bilgilere göre Consensys, bu yılın başında ‘Tyler Knapp’ takma adını kullanan bir geliştiriciyi dış bir iş ortağının referansı üzerinden ‘danışman’ olarak projeye dahil etti. Daha sonra bu kişinin Kuzey Kore, yani resmî adıyla ‘Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’ ile ilişkili olduğu tespit edildi. ‘yorum: Habere konu kişiyle ilgili iddialar, resmi kurumlarca doğrulanmış hukuki bir suçlama niteliği taşımıyor; şu aşamada siber güvenlik raporlarına dayalı bağlantı iddiası söz konusu.’
Şirketin hukuk bölümünün başındaki Matt Corva, Cointelegraph’a yaptığı açıklamada, “Söz konusu kişi hiçbir zaman Consensys çalışanı olarak istihdam edilmedi, yalnızca bir danışman olarak ekibe katıldı. Tehditten haberdar olur olmaz standart ‘güvenlik’ prosedürlerimizi uyguladık, erişim izinlerini anında iptal ettik. Yürüttüğümüz incelemenin ardından ‘varlık’ veya ‘veri’ sızıntısı, ‘kötü amaçlı yazılım’ yayılımı ya da kullanıcı güvenliği ve ‘gizliliği’ üzerinde olumsuz bir etki tespit etmedik” ifadelerini kullandı.
Olay, Kuzey Kore bağlantılı ‘siber saldırı’ gruplarının dijital varlık şirketlerine sızmak için ‘sahte işe alım’ ve ‘sahte danışmanlık’ taktiklerini sürdürdüğünü bir kez daha gösterdi. Bu grupların, gerçek işe alım süreçlerini taklit ederek şirketlerin kaynak kodlarına ve iç sistemlerine erişim elde etmeye çalıştığı; bu sayede ileride kullanılabilecek kalıcı bir ‘arka kapı’ veya ‘istismar’ alanı yaratmayı hedeflediği belirtiliyor. Özellikle kripto para ve DeFi projelerinde görev alan geliştiriciler, son dönemde bu tür hedefli saldırıların odağına yerleşmiş durumda.
Consensys yönetimi, yaşananların ardından dış kaynak kullanımı, yazılım geliştirici ‘outsourcing’ süreçleri ve mühendislik projeleri için uygulanan kimlik doğrulama ve ‘güvenlik’ kontrollerini yeniden gözden geçirmeye hazırlanıyor. Şirketin, tedarikçi ve serbest çalışan geliştiriciler için daha sıkı ‘müşterini tanı (KYC)’ benzeri doğrulama mekanizmaları ve ek ‘arka plan taraması’ adımları planladığı belirtiliyor. ‘yorum: Bu tür ek kontroller, özellikle merkeziyetsiz finans (DeFi) ve cüzdan altyapısı geliştiren şirketlerde yaygın bir beklenti haline geliyor.’
Sektör temsilcileri, Consensys örneğinin basit bir ‘IT hatası’ değil, kripto para şirketlerinin ‘istihdam’ ve ‘dış kaynak yönetimi’ modellerini de ‘siber güvenlik’ kapsamına dâhil etmeleri gerektiğine dair güçlü bir uyarı olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre, yüksek değerli kripto varlıkları yöneten altyapı şirketlerinin yalnızca ağ ve uygulama düzeyinde değil, insan kaynağı ve tedarik zinciri düzeyinde de ‘güvenlik odaklı’ yaklaşımı benimsemesi artık zorunluluk. Böylece hem Kuzey Kore bağlantılı ‘hacker’ gruplarının hem de benzer yöntemlere başvuran diğer ‘tehdit aktörlerinin’ saldırı yüzeyinin daraltılabileceği ifade ediliyor.
Sonuç olarak Consensys cephesinde olay sırasında herhangi bir maddi kayıp ya da kullanıcı varlıklarında ‘ihlal’ yaşanmadığı aktarılırken, kripto endüstrisi genelinde ‘Kuzey Koreli hacker’ tehdidi, ‘sahte işe alım’ taktikleri ve iç sistemlere sızmaya yönelik uzun vadeli planlar yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Bu dosyanın, özellikle büyük kripto projelerinde ‘geliştirici erişimi’, ‘kod incelemesi’ ve ‘dış kaynak güvenliği’ konularında daha sert politikaların önünü açması bekleniyor.
Yorum 0